11. Hukuk Dairesi 2009/11413 E. , 2011/3771 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2009/57 - 2009/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2009/11413 E. , 2011/3771 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.05.2009 tarih ve 2009/57 - 2009/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki çek hesabından alınmış çek yapraklarından bir adedinin çalındığını, sahte olarak tanzim edilerek davalı banka tarafından sahte kimlikli dava dışı ... isimli kişiye ödeme yapıldığını, davalı banka çalışanın kasıt ya da ihmaliyle bu zararın oluşmasına neden olduğunu ileri sürerek, 14.800,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımı, husumet ve esastan reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın çalıştırdığı elamanın kusurundan BK 55. maddesi uyarınca sorumlu olduğu ancak ceza soruşturmasında çalışan hakkında takipsizlik kararı verildiği ve davalı bankanın kusursuz olması nedeniyle husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 724.maddesi “Sahte veya tahrif edilmiş bir çekin ödenmiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur, meğer ki senette keşideci olarak gösterilen kimseye kendisine bırakılan çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun isnadı mümkün olsun” hükmünü içermekte olup, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödeyen muhatap banka ayrıksı durumlar dışında kural olarak oluşan zarardan sorumludur. Çekle ödeme yapmayı kabul eden ve müşterileri ile çek anlaşmaları yapan bir bankanın, basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermesi ve duraksama halinde çeki uzman kişilere inceletmesi, gerektiğinde konuyu keşideciye iletip alacağı cevaba göre hareket etmesi beklenir. Bankanın anılan yasal düzenlemeden doğan sorumluluğu kusursuz sorumluluk nevindendir. Banka, bu şekilde doğan sorumluluğunu yerine getirdiği taktirde sahteciliği yapan çek hamiline rücu edebilecektir. Bu durumda mahkemece, sahte olduğu ileri sürülen çeki ödeyen bankanın sorumluluğunun yukarıda açıklanan mevzuat karşısında değerlendirilmesi ve davanın esası hakkında yapılacak araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde BK'nun 55. maddesi gerekçe gösterilerek davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı yönünde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.