11. Hukuk Dairesi 2021/5368 E. , 2022/9506 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.02.2019 tarih ve 2018/1098 E. - 2019/82 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.04.2021 tarih ve 2019/879 E. - 2021/487 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi…
**11. Hukuk Dairesi 2021/5368 E. , 2022/9506 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.02.2019 tarih ve 2018/1098 E. - 2019/82 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 15.04.2021 tarih ve 2019/879 E. - 2021/487 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin bayisi olduğunu, EPDK tarafından 17.01.2017 tarihinde yapılan denetim sonucunda müvekkiline LPG pompa fiyatı ile ilan edilen fiyatının farklı olması nedeniyle 459.547,00 TL idari para cezası kesildiğini, para cezasının peşin şekilde 344.660,25 TL olarak ödendiğini, davalı ...'ın aldığı karar doğrultusunda 2015 yılından itibaren istasyonda bazı günlerde halk günü kampanyası yapıldığını ve Aygaz'ın talimatıyla, bu günlerde LPG'nin indirimli olarak, normal satış fiyatının altında satıldığını, düzenlenen kampanyalar için afiş ve fiyat görselinin Aygaz tarafından hazırlanarak kargo yoluyla teslim edildiğini, önceki afişlerde indirimin belirli bir güne mahsus olduğu belirtilmesine rağmen cezaya konu son afişte bu hususun belirtilmediğini, davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, belirsiz olan alacağın şimdilik 30.000,00 TL asgari tutarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, alacağın miktarı davacı açısından belirlenebilir nitelikte olduğundan iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de davacının dava dilekçesinde alacak miktarının 344.660,25 TL olduğunu belirttiği, davaya konu alacağın belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.