T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/537 KARAR NO : 2026/770 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2020 E…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2021/537 KARAR NO : 2026/770 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/292E., 2020/839K. DAVA : Rücuen Alacak (Hizmet Alım Sözleşmesi) KARAR TARİHİ : 09/04/2026 YAZIM TARİHİ : 15/04/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalının ödediği kıdem tazminatlarının tamamını müvekkili şirketin hak edişlerinden kestiğini, dava tarihine kadar yapılan kesintilerin toplamının 189.832,91-TL olduğunu, dava dışı işçi alacaklarından sadece kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere ve sözleşmede aksi bir hüküm yok ise bu dönemin de %50'sinden sorumlu olacağının belirtildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000,-TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 27/03/2020 tarihli dilekçesi ile davadaki taleplerini 138.898,02-TL'ye yüksetlmiş noksan harcı tamamlamıştır. Davalı vekili özetle: Davacı firma ile imzalanan sözleşme mevcut olduğundan sözleşmenin 36. maddesinde işçi alacaklarından kıdem tazminatı dahil her türlü alacağın alt işverenin sorumlu olduğunu ve idarenin sorumlu tutulamayacağını, idarenin işçiye bir ödeme yapmak durumunda kalırsa alt işverenin bu ödemeyi derhal idareye geri ödemesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini ileri sürerek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "... 16/03/2020 tarihli raporunda özetle; ... Sosyal Hiz. İnşaat, Bilg. Taş. Ve Dan. Hizm. San ve Tic. Ltd. Şirketinin, dava dışı işçileri çalıştırdığı dönem itibariyle kıdem tazminatı sorumluluğu tablo şeklinde sunduğunu, müşterek ve müteselsilen sorumlu olan ... ile davacı ... Sosyal Hiz. İnşaat, Bilg. Taş. ve Dan. Hizm. San ve Tic. Ltd. Şirketinin aralarında imzalamış oldukları Sözleşme ve Şartnamelerde bulunan maddeler uyarınca, ... Sosyal Hiz. İnşaat, Bilg. Taş. Ve Dan. Hizm. San ve Tic. Ltd. Şirketinin dava dışı işçilere ödenen kıdem tazminatı ödemeleri açısından sorumluluğunun tam olduğu kanaatine varıldığını, öte yandan davacının sorumluluğunun dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönem ile sınırlı sorumlu olacağını, dava dışı işçinin diğer alt işverenlerin işçisi olarak çalıştığı sürenin bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt işverenlerden tahsil edilebileceğini, davacı firmanın hak edişinden yapılan kesintinin usulüne uygun olup olmadığı hakkında ki kararın Mahkemenin değerlendirmesine bırakıldığını belirtmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davanın dava dışı işçilerin kıdem tazminatı ödemelerinin rucuan tazminine yönelik davacı hakkedişlerinden kesilen bedelin iadesinin istemine ilişkin olduğu, müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise tarafları bağlayacağından, dış ilişkide teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun ödediği miktarı borcun nihai yükümlüsüne rücu edebileceği, asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, işçinin birden fazla alt işverenler neznindeki çalışmalarını kapsamakta olup, işçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından ilgili alt işverenin sorumlu olması gerekmektedir. Taraflar arasında işçi alacakları ödemelerindeki sorumluluğu noktasında sözleşme, teknik ve idari şartnamelerin incelenmesi neticesinde (madde 36) işçilik alacaklarına ilişkin sorumluluğun yükleniciye ait olduğu, idarenin ödeme yapması durumunda yüklenici alt işverenin ödediği bedeli idareye ödeyeceği düzenlenmiştir. Diğer taraftan her alt işveren kıdem tazminatı hesabı yönünden, işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere sorumlu olması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı işçilerin davacı alt işveren dışında kıdem tazminatına esas hizmet sürelerinde dava dışı alt işverenler nezninde de çalışmaların olduğu anlaşılmakla, davacının işçileri çalıştırdığı dönem ile sınırlı sorumluluğunun olduğu kanaatine varılarak dava ve ıslah dilekçeleri kapsamında davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi raporunda davacı firmanın tam sorumlu olduğuna yönelik açıklamalar olmasına rağmen davanın kabulüne karar verildiği, karar gerekçesi ile hüküm arasında çelişki olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden davalı tarafından hak edişlerden yapılan kesintinin iadesi taleplidir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin ferileri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2019/2330 E., 2021/175 K., Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/697 E., 2021/355 K.,11.11.2021 tarih ve 2021/1623 E., 2021/1446 K., 20.12.2022 tarih ve 2021/5300 E., 2022/5935 K., 02.11.2023 tarih ve 2022/5380 E., 2023/3645 K. sayılı kararları) Öte yandan; taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin 22.1. maddesinde, "Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır. Genel Şartnamenin altıncı bölümünde "çalışanların özlük hakları" başlıklı 38. maddesinde ücret ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesindeki "25.8.1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hariç diğer maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca uygulanması gereken 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesinde, kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü işçiyi çalıştıran işverene yükletilmiş, işçiye kıdem tazminatı ödenmesinin koşulları düzenlenmiştir. Somut olayda, Yargıtay 23. Hukuk ve 6. Hukuk Dairelerinin yukarıda belirtilen kararları doğrultusunda, dava dışı işçinin davacının işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, davalı üst işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davalı üst işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedele ilişkin olarak hak edişlerden kesinti yapması usul ve yasaya uygundur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı alt işverenin işçilik ücretlerinden tam sorumlu tutularak davalının yapabileceği kesinti tutarı 138.898,02 TL olarak hesaplanmış ve davalının fazladan kesinti tutarı olan 50.934,89 TL' iyi iade etmekle yükümlü olduğu halde hüküm fıkrasında 138.898,02 TL'nin iadesine karar verilmesi doğru olmamıştır. 16.03.2020 tarihli bilirkişi raporundaki verilerden hareketle, davalı üst işverenin fazladan kesinti yaptığı tutarın tamamının toplam 50.934,89 TL olduğu hesap edilmekle davanın bu tutar üzerinden kabulüne karar vermek üzere HMK m 353/1,b,2 uyarınca kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/292E., 2020/839K. sayılı, 30/11/2020 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, Buna göre: "1-Davanın kısmen kabulü ile; 50.934,89 TL'nin kesinti tarihi 31/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 3.479,30-TL harçtan peşin ve ıslahla alınan 2.372,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.106,65-TL'nin davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından peşin ve ıslahla yatırılan 2.372,65-TL harcın davalıdan alınarak davacıya iadesine, 4-Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 45.000,-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 45.000,-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan bilirkişi masrafı, tebligat, başvurma harcı ve yazışma gideri toplam 1.468,90-TL'nin ret kabul oranına göre 538,64 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine," 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 3-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 09/04/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...