15. Ceza Dairesi 2012/15391 E. , 2014/7209 K. Tebliğname No : 11 - 2010/92130 MAHKEMESİ : Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 01/10/2009 NUMARASI : 2007/717 (E) ve 2009/1383 (K) SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmekted…
**15. Ceza Dairesi 2012/15391 E. , 2014/7209 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 11 - 2010/92130 MAHKEMESİ : Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 01/10/2009 NUMARASI : 2007/717 (E) ve 2009/1383 (K) SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır. Sanığın, tüp gaz ve su dolum işi yaptığı dönemde, şoför olarak işe aldığı katılanlardan, işten ayrıldıktan sonra verileceği taraflarca kararlaştırılan ve boş olarak verilip daha sonra sanık tarafından doldurulan, teminat olarak aldığı iki adet senedi katılanlar işten ayrıldıktan sonra kullanarak katılanlar aleyhine icra takibine geçmek suretiyle bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; 1-Sanığın işe girerken kendisinden teminat olarak istenen senedi imzalayıp boş olarak katılanın sahibi olduğu şirkete verdiği, katılanın, senedi veriliş amacına aykırı olarak doldurup icra takibine koyduğu iddiasıyla açılan davada, eylemin açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturacağı ve TCK'nın 209/1. maddesinde düzenlenen "açığa atılan imzanın kötüye kullanılması" suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu, şikayetin TCK'nın 73/1. maddesi gereğince altı aylık sürede yapılması gerektiği, her iki katılana icra takibi sırasında ödeme emirlerinin 22.09.2005 tarihinde düzenlendiği, ayrıca katılanlar vekilinin 07.10.2005 tarihli dilekçeyle borca itiraz iddiasında bulunarak Asliye Hukuk Mahkemesi'ne menfi tespit davası açtığı, şikayet tarihinin ise 04.07.2006 tarihi olduğu, bu itibarla altı aylık şikayet süresi geçtikden sonra şikayette bulunulduğu anlaşılmakla, kamu davasının düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2-Suça konu Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Adli emanetinin 2007/626 sırasında kayıtlı iki adet senedin dosyada delil olarak saklanması yerine TCK. nun 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 3-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108-152 sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 10 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.