T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2216 - 2025/2367 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2216 KARAR NO : 2025/2367 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/378 E. - 2023/294 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2216 - 2025/2367 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2216 KARAR NO : 2025/2367 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/378 E. - 2023/294 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2023 tarih ve 2022/378 E. - 2023/294 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” markasını 5 ilde 193 şubesi bulunan süpermarket/hipermarket zincirinde aktif ve yoğun şekilde kullanarak "..." ibareli seri ve tanınmış markalar yarattığını, "....com.tr" ve "....com.tr" adresleri üzerinden siparişleri Türkiye’nin her noktasına ulaştırdıklarını, davalının 2021/070793 sayılı "..." ibareli 35, 42 ve 44.sınıf hizmetlere ilişkin marka başvurusunun, müvekkilinin "..." ibareli markaları ile görsel,işitsel, kavramsal yönlerden benzerliği nedeniyle, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmışlığına zarar vereceğini, davalı lehine haksız rekabete sebep olacağını, bu nedenle YİDK'nin, dava konusu marka başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazı reddeden kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nin 01/08/2022 tarih, 2022-M-8726 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin telekomünikasyon ve sağlık sektörü ile ilgili yazılım yapan bir bilişim firması olduğunu, “...” ibaresi altında online terapi ve psikolojik danışmanlık hizmetleri sunduklarını, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalarının kullanıldığı sektörlerin farklı olduğunu, haksız rekabet iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının "...+ şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının " .../ ... / ... " ibareli tescilli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan "35. ve 42.sınıftaki tüm hizmetler " açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, davalının markasının asli unsurunun " ...", davacının markalarının asli unsurunun ise " .../ ... / ... " olduğu, taraf markaları arasında 35 ve 42.sınıf hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, bilirkişi raporunun iltibas oluşmadığı değerlendirmesine itibar edilmediği, 35 ve 42.sınıf dışında emtia benzerliği oluşmadığından iltibas bulunmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık, SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru veya TTK 54 vd anlamında haksız rekabet iddiasının kunıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu Türk Patent'in 2022-M-8726 Sayılı YİDK Kararının 2021/070793 sayılı markanın kapsamında yer alan "35. ve 42.sınıftaki tüm hizmetler " yönünden kısmen iptaline, markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu "..." ibareli markasının okunuş, anlam, şekil ve kullanıldığı sektör bakımından tamamen farklı olduğunu, davacı şirketin mesnet markaları ile karışıklığa sebebiyet verecek herhangi bir unsur içermediğini, bilirkişi raporunun da bu doğrultuda düzenlendiğini, mahkemece aksi yönde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin, davacının süpermarket alışveriş hizmeti veren mağaza zincirinden tamamen farklı olarak online terapi ve danışmanlık hizmeti sunduğunu, bu nedenlerle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde ilişkilendirme dahil karıştırılmaya yol açacak benzerlik bulunmadığını, markaların, tüketicilerin dikkatinin yoğunlaştığı başlangıç kısımlarında farklılık sağlandığını, "..." kelimesinin "tıknaz", "..." kelimesinin "mutlu" anlamına geldiğini, başvuru markasının bütünü itibariyle ayırt edici nitelik taşıdığını, YİDK kararının haklılığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacı Şirket'in "..." ibareli markaları arasında, başvuru kapsamındaki 35 ve 42.sınıf hizmetlerin tamamı yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalar arasında başlangıç harfleri dışında "-..." şeklindeki harf dizilimlerinin ortak olduğu, davacının itiraza mesnet markalarını oluşturan "..." ibaresinin "mutlu" anlamına geldiği, bunun yanında ... ibareli davacı markalarının bir kısmında gülen yüz şeklinin de yer aldığı, dava konusu başvuruda ise a ve p harflerinin altına çizilen çizgi ile gülen (mutlu) yüz şekli oluşturulduğu, böylece dava konusu başvurunun tertip tarzı itibariyle itiraza mesnet davacı markalarına yaklaştığı ve aralarındaki tek harften ibaret farklılığın dava konusu markayı davacı markalarına nazaran ayırt edici hale getirmediği, tarafların fiili iştigal alanlarının benzer olmamasının bu davada varılan sonuca etkili bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E. - 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'şer-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.