T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:07/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:27/12/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı) GEREKÇE TARİHİ:07/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüş…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:07/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:27/12/2022 DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı) GEREKÇE TARİHİ:07/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ... sularında, davalılardan ... sevk ve idaresinde bulunan diğer davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sigortaladığı ... plakalı araç ile ... Bulvarı yönünde seyir halinde iken, ... Kavşağı'na geçeceği sırada, ... Caddesi'nden ... yönüne karşıya geçmekte olan maktül ...'nın kullandığı bisiklete çarparak ölümüne neden olduğunu, Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı dosyasında görülen ceza davasında sanık ...'ün taksirle ölüme neden olma suçundan dolayı cezalandırıldığını, verilen kararın Antalya BAM tarafından onanarak kesinleştiğini, sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, başvuru neticesinde cevap alınamadığını, arabuluculuğa da başvurduklarını anlaşma sağlanamadığını, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi gereği davacıların, davalılardan isteyebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi itibariyle hesap edilemeyeceğinin anlaşıldığını, açıklayarak HMK 107. maddesi gereği davacı anne ve baba için ayrı ayrı 30.000,00 (otuzbin) TL manevi tazminatın davalılardan ...'den alınarak davacılara verilmesini, her bir davacı için ayrı ayrı değeri belirlendiği zaman arttırılmak üzere destekten yoksun kalma tazminatı olarak 5.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara payları oranında verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, 2918 sayılı KTK’nın 85/1 ve ZMMS (Trafik) poliçesi genel şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve police limiti ile sınırlı olduğunu, faiz başlangıç tarihi olarak müvekkil sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası kabul edildiğinden faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin teminat dışı olması sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın A.6 maddesinde teminat dışında kalan hallerin sayıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsedilmiş olan hususları kesinlikle kabul etmediklerini, yaşanılan bu talihsiz kazada müvekkilinin tali olmak üzere herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazanın meydan gelmesinde asli ve tam kusurlu olan tarafın maktülün kendisi olduğunu, ceza mahkemesi kararına esas teşkil eden bilirkişi raporunda bisiklet sürücüsünün üzerinde ve bisikletinde herhangi bir yansıtıcının olmadığının belirtildiğini, müvekkilin, kavşağa yaklaşırken hızını azalttığını, gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, bisiklet sürücüsünün kendisine yanan fasılalı kırmızı ışıkta durup, konrtol ederek geçmesi gerekirken, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde hiç durmadan ve yolu kontrol etmeden kavaşağa girdiğini, maktulün bisiklete korumasız ve kasksız olarak bindiği için ağır yaralandığını ve hastanede vefat ettiğini, ağır yaralanmasının sebebinin şiddetli bir çarpışmadan ötürü değil maktulün kasksız ve korumasız olmasından dolayı olduğunu, talep edilen manevi tazminatın hukuksal dayanağının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle "Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE; Maddi tazminat taleplerinin KABULÜ İLE; ... Hesarı için 65.788,12-TL, ... Hesarı için 32.786,02- TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 28.08.2021 tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 07.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrüre meydan vermemek kaydı ile) tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, Davacılar tarafından manevi tazminat yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; ... Hesarı için 10.000,00-TL, ... Hesarı için 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, Davacıların manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,” karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili ve davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın 28.02.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, 07.10.2018 tarihinde müvekkili ... sevk ve idaresindeki araç ile bisiklet sürücüsü ...’nin karıştığı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin alkolsüz olduğunu ancak bisiklet sürücüsünün alkollü olduğunu, bisiklette ve sürücü üzerinde yansıtıcı bulunmadığını, başında kapüşon ve kulağında kulaklıkla müzik dinleyerek seyrettiğini, kırmızı ışıkta durmayıp kontrolsüz şekilde kavşağa girmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, ATK raporunda müteveffa sürücünün %80, müvekkilin %20 kusurlu gösterildiğini, kusur oranlarının hatalı olduğunu ve ATK İhtisas Dairesi’nden yeniden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, hesaplamanın tarafsız aktüer bilirkişi tarafından yeniden yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin araştırılması ve tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, aracın ticari araç olmaması nedeniyle avans faizi uygulanamayacağını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını ve gerekli belgelerin sunulmadığı için 2918 sayılı KTK m.97 uyarınca dava şartının yerine getirilmediğini, ATK raporuna göre müteveffa sürücünün %80, davalı sürücünün %20 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur oranları ile bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının fahiş olduğunu, kusur tespitinde gerekli incelemelerin yapılmadığını, tazminatın TRH 2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yeniden hesaplanmasını, SGK ödemelerinin araştırılıp mahsup edilmesini, müterafik kusur indirimi uygulanmasını, faiz yönünden ise sigorta şirketine başvuru ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ve avans faizine hükmedilemeyeceğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur dağılımının hatalı yapıldığını, mütevaffanın izlediği yolun hatalı tespit edildiğini, dosyaya girmiş kamera kayıtlarının bilirkişilerce dikkate alınmadığını, yargılama boyunca işaret ettikleri olgu ve bulgularla davalı sürücünün önünden seyreden bisiklete arkadan olacak şekilde çarptığının görüldüğünü, bununla birlikte mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ölümle sonuçlanan trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda, kaza tespit tutanağı, ceza yargılamasında hükme esas alınan ve denetimden geçerek kesinleşen kusura yönelik bilirkişi raporu ile mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan raporun aynı doğrultuda olmasına, aralarında çelişki bulunmamasına, açık, denetlenebilir ve dosya kapsamı ile uygun bulunmasına, hesaplamaya ilişkin raporun yerleşik Yargıtay uygulamasına uygun olmasına, mahkemece SGK’dan rücuya tabi alacak olup olmadığının sorulmasına, müteveffanın kaza anında alkollü olduğu iddiası ile zararın artmasında müterafik kusurunun olduğuna dair iddialarının dosya kapsamı ile ispatlanamamasına, hükmedilen faizin yasal faiz olmasına, davacıların davadan önce sigorta şirketine başvurmuş olmasına göre taraf vekillerinin bu hususlara yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Bilindiği üzere; 6098 sayılı TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanun'un 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Kanun'un 56/2 maddesine göre ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Ayrıca, 6098 sayılı TBK'nın 56 ve 58. maddesi gereğince; hakim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile adalete uygun bir miktar paranın hak sahibine verilmesine karar verebilecektir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu tazminat, bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde; takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Açıklamalardan sonra mevcut dosya kapsamına göre, davacıların söz konusu haksız eylem ile çocuklarını kaybettikleri, ölenin davacılara yakınlığı, ölüm tarihindeki yaşı, dava konusu olay ile davacıların yaşayacağı ani kayıp duygusunun getireceği manevi üzüntü ve yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte mahkemece hükmedilen manevi tazminatın bir miktar düşük olduğuna kanaat edilmiştir. Ne var ki anılan hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonuç olarak davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Öte yandan 14/03/2025 tarihli ve 32841 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca karar tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. İptal hükmü kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu sebeple manevi tazminat talebi bakımından kısmen kabulüne karar verilen eldeki davada davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve yine yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine, Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-a-Maddi tazminat taleplerinin KABULÜ İLE; ... Hesarı için 65.788,12-TL, ... Hesarı için 32.786,02-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 28.08.2021 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 07.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (Sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrüre meydan vermemek kaydı ile) tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/04/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç Sayılı ve ... Harç sayılı harç tahsil müzekkerelerinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, b-Davacılar tarafından manevi tazminat yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; ... Hesarı için 25.000,00-TL, ... Hesarı için 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, Davacıların manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, c-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.733,59.-TL harçtan peşin alınan 418,16-TL'nin (Tamamlama harcı ile birlikte) mahsubu ile eksik alınan 6.315,44.-TL nin davalılardan müşterek ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, d-Davacılar tarafından yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi giderinden ibaret toplam 1.866,00.-TL yargılama gideri, 239,04.-TL ilk dava gideri, 384,00.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.489,04.-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, e-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, f-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.320,00 TL nin DAVALILARDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, g-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 204,94.-TL'nin mahsubu ile eksik alınan 3.210,56 TL'nin davalı ...’den tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, ğ-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ve istinaf nedenleri ile bağlı kalınarak 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...’den tahsili ile davacılara verilmesine, h-14/03/2025 tarihli ve 32841 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca rededilen kısım bakımından davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ı-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacıların istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 359,80 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacılara İADESİNE, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 8.099,79 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.684,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.414,89 TL istinaf karar harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 8.099,79 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.028,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.070,85 TL istinaf karar harcının davalı ...'den tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, d-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 70,00 TL posta masrafı ve tebligat gideri olmak üzere toplam 562,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara VERİLMESİNE, e-Davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, f-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, g-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 07/04/2026 ...