11. Hukuk Dairesi 2017/5455 E. , 2019/2002 K. "" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2017 tarih ve 2016/195 E. - 2017/229 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19/10/2017 tarih ve 2017/1105-2017/916 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi …
**11. Hukuk Dairesi 2017/5455 E. , 2019/2002 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2017 tarih ve 2016/195 E. - 2017/229 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19/10/2017 tarih ve 2017/1105-2017/916 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davaCı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin "FESTAL" ibareli 5. sınıftaki hazım ilacı ürünlerini içeren 87/97448 sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, markanın uzun süre kullanıldığını, “FESTAL” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, kötü niyetli davalı şirketin "FEESTA BABY" ibareli, 3 ve 5. sınıftaki ürünleri içeren 2014/62668 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu, kötü niyet, tanınmışlık ve karıştırılma ihtimali vakıalarına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının nihai olarak ... tarafından 2016-M-3017 sayılı kararla reddedildiğini, kötü niyetli başvurunun tescilinin müvekkilinin "FESTAL" esas ve ayırt edici unsurlu markası ile karıştırılmaya sebebiyet vereceği gibi, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini, markaların benzer olduğunu ileri sürerek ...'nin 2016-M-3017 sayılı kararının iptalini, davalı şirkete ait markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili; davanın süresinde açılmadığını, başvuru markası ile davacı markasının karıştırılmaya neden olacak şekilde benzer olmadığını, kötü niyet iddialarını destekler delilin sunulmadığını, tanınmışlık sebebiyle tescile engel olma koşullarının oluşmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili; markaların kullanım alanlarının farklı olduğunu, itiraza mesnet alınan markanın hazım ilacı-ilâç emtiasını içerdiğini, reçetesiz satılmasının mümkün olmadığını, reçetenin ancak bir doktor tarafından yazılabileceğini ve eczacı tarafından verileceğini, kelimelerin farklı olduğunu, başvuru konusu işaretle davacı markaları arasında bir karışıklık doğmasının mümkün olmadığını, hitap edilen tüketici kitlesinin farklı olduğunu, davacı markasının tanınmış olmayıp tanınmış olsa da etkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.