(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/16915 E. , 2013/13988 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca ol
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/16915 E. , 2013/13988 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanık ...'un asker arkadaşından ... ilinde bir şahısta yüklü miktarda gömü altın bulunduğunu ve şahsın altını satmak istediğini öğrenmesi sonrası kendisinin ekonomik durumunun müsait olmaması nedeniyle akrabası olan sanık ... vasıtasıyla durumu şikayetçi...'ya anlatması, şikayetçi...'nın babası şikayetçi İlyas ve sanıklar ... ve ... ile birlikte 31.03.2007 tarihinde ikamet ettikleri ... İlçesinden ... iline gelmeleri, kendisini "..." olarak tanıtan sanık ... ve yine kendisini "..." olarak tanıtan sanık ... ile bir araya gelen şikayetçilerin sanıkların getirdikleri numune altını incelediklerinde altının gerçek olduğunu anlayarak bir kilogramı 10 bin TL'den olmak üzere altın satın almaları hususunda sanıklarla anlaşarak 02.04.2007 tarihinde tekrar ... iline gece vakti geldiklerinde kendilerini karşılayan sanık ...'nin şikayetçileri ... İlçesi ... Köyüne götürmesi, sanık ...'nin yönlendirmesi ile şikayetçi...'nın köyün girişinde beklemesi, şikayetçi ... ve sanıklar ... ile ...'un birlikte köy içerisindeki bir evin önüne geldiklerinde, sanık ...'nin şikayetçiyi ikna ederek kapı önünde bekletip parayı şikayetçiden alıp içeride altını ve parayı sayıp altını kendisine vereceklerini söyleyerek, daha evvel hazırlanan mizansen çerçevesinde, evin içerisinde bulunan sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte evin diğer tarafındaki kapıyı kullanarak olay yerinden kaçmaları şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün B-1 bendindeki "365 gün karşılığı adli para cezası" yerine "5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına", B-2 bendindeki "304 gün karşılığı adli para cezası" yerine "4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına", B-4 bendindeki "6.080,00 TL adli para cezası" yerine "80.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına", C-1 bendindeki "365 gün karşılığı adli para cezası" yerine "5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına", C-4 ve D-2 bentlerindeki "7.300,00 TL adli para cezası" yerine "100.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.