11. Hukuk Dairesi 2011/1515 E. , 2012/8447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2009/58-2010/525 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/1515 E. , 2012/8447 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2009/58-2010/525 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı geri ödemediğini, müvekkilince davalı şirket aleyhine Federal Almanya Cumhuriyeti Essen Asliye Mahkemesine açılan davanın davacı lehine sonuçlandığını, yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini ileri sürerek, Federal Almanya Cumhuriyeti Essen Asliye Mahkemesinin 11 O 72/06 numaralı gıyabi kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, verilen kararın TTK'nın 329 ve 405. maddelerine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkemenin gıyapta verdiği tenfize konu kararın doğrudan posta yolu ile tebliği yoluna gidilmesinin davalının savunma hakkını kısıtladığı gibi MÖHUK 54/c maddesi gereğince kamu düzenine de aykırı olduğu, ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan sözedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bir yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için kararın Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca kesinleşmesinin gerekmesine, dava konusu olayda ise tenfizi gereken kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca yetkili makamlar aracılığıyla tebliğ edilmeyip, posta yoluyla edilmesi nedeniyle kesinleşmediğinden mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine gerekçe yapılması doğru değil ise de yukarıda da belirtildiği üzere usulünce kesinleştirilmiş bir karar bulunmadığından yerinde olan bu gerekçeye göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.