6. Ceza Dairesi 2012/15355 E. , 2012/16518 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmeyi engellemek HÜKÜM : TCK'nun 124/1, 52, 52/4. maddeler gereğince 6000 TL APC ile cezalandırılmasına, para cezasının taksitlendirilmesine; TCK 109/2, 109/3-b, 109/5, 53/1, 40. maddeler gereğince 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasada sayılan hakları kullanmaktan yasaklanmasına TEMYİZ EDENLER : Sanıkl…
**6. Ceza Dairesi 2012/15355 E. , 2012/16518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmeyi engellemek HÜKÜM : TCK'nun 124/1, 52, 52/4. maddeler gereğince 6000 TL APC ile cezalandırılmasına, para cezasının taksitlendirilmesine; TCK 109/2, 109/3-b, 109/5, 53/1, 40. maddeler gereğince 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, yasada sayılan hakları kullanmaktan yasaklanmasına TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ... ve ... savunmanı ile sanık ... Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanı ile sanık ...’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün hürriyeti tahdit suçundan TCK. 109/5. maddesi uygulanmasında üyeler ... ve ...’un muhalefeti ile oyçokluğu, diğer yönlerden oybirliğiyle istem gibi ONANMASINA, 04.10.2012 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: 5237 sayılı TCK'nın “Kişilere karşı suçlar” başlıklı 2. kısmının 6. bölümünde “Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar”, 7. bölümünde ise “Hürriyete karşı suçlar” düzenlenmiştir. 6. bölümdeki suçlar, m. 102: “Cinsel saldırı”, m. 103: “Çocukların cinsel istismarı” m.104: “Reşit olmayanla cinsel ilişki” ve m.105: “Cinsel taciz” suçlarıdır. Bu suçlarda korunan hukuki yarar kişilerin cinsel dokunulmazlığıdır. TCK'nın 109/1. maddesindeki “Kişiyi hürriyetin yoksun kılma” suçunun gerekçesinde, “Kişilerin kendi arzusu ve iradesi çerçevesinde hareket edebilme hürriyeti” korunan hukuki değer olarak açıklanmıştır. 109/5. maddesinde ise suçun cinsel amaçla işlenmesi hali, cezada artırım nedeni olarak kabul edilmiş ve gerekçede “Söz konusu suç açısından failin güttüğü amaç itibarıyla ayrı bir nitelikli unsur oluşturmaktadır.” açıklaması yapılmıştır. TCK'nın sistematiğine göre önce kişilerin cinsel dokunulmazlığını koruyan “Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar”, hemen akabinde de kişilerin özgürce hareket edebilme hürriyetini koruyan “Hürriyete karşı suçlar” düzenlenmiştir. 109/5. maddesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun “Cinsel amaç” la işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Burada temel kavram, “Cinsel amaç”tır. Kanunun sistematiğinden ve korunan hukuki yararlardan yola çıkıldığında, söz konusu madde bendindeki cinsel amaçtan kastedilenin, 6. bölümdeki 102, 103, 104 ve 105. maddelerde düzenlenen suçlar olduğu anlaşılmaktadır.Yani, TCK'nın 109/5. maddesindeki nitelikli halin uygulanması için failde aynı Yasanın 102, 103, 104 ve 105. maddelerindeki suçları işleme kast ve iradesi bulunmalıdır. Aksi halde cinsel amaçtan söz edilemez. Ayrıca, TCK'nın 109/5. maddesinde düzenlenen cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşması için gerekçede açıklanan “Failin güttüğü amaç” belirlenmelidir. Bu husus, TCK'nın 21. maddesinde düzenlenen “Kast” unsuruyla ilgilidir. Somut olayda, mağdure ile sanık ... arasında 10.10.2009 tarihinde duygusal ilişki başladığı, uzun süre flört hayatı yaşadıkları, 2 ay nişanlı kaldıkları, mağdurenin nişanı attığı, nişan yüzüğünü atınca sanığın bunun nedenini öğrenmek için mağdureyi aradığı, olaydan bir ay önce bir adet çiçekle sokak ortasında mağdurenin yanına gittiği, ancak mağdure bağırmaya başlayınca oradan kaçtığı anlaşılmıştır. Olay günü sanık, ağabeyi Yusuf ve diğer sanıkla birlikte mağdureyi kaçırmış, aracın içerisindeyken cinsel amaçlı hiçbir talebi olmamış ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırıda da bulunmamıştır. Sanık, nişanın neden atıldığını öğrenmek, mağdureyi sevdiğini ve evlenmek istediğini söylemek istemektedir. Sanığın, belirtilen kast ve amaçlarla hareket etmesi, “Cinsel amaç” olarak kabul edilemez. Sanığın, mağdureyi sadece evlenmek amacıyla kaçırdığı kabul edilse bile; evlilik gibi pek çok sosyal ve kişisel amaçları olan kutsal bir kurumu, cinsellik gibi tek bir amaca indirgemiş oluruz ki, bu da eşyanın tabiatına aykırıdır. Olayda “Cinsel amaç” koşulu oluşmamıştır.Bu nedenle yerel Mahkemenin TCK'nın 109/5. maddesinin uygulanması kararının onanması görüşüne katılmıyoruz.