11. Hukuk Dairesi 2024/94 E. , 2024/8043 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1618 Esas, 2023/1688 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2023/5 E., 2023/189 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bö…
**11. Hukuk Dairesi 2024/94 E. , 2024/8043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1618 Esas, 2023/1688 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2023/5 E., 2023/189 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen 12.11.2018 tarihli anonim şirket hisse devir sözleşmesinde ve bastırıldığı iddia edilen hisse senedi geçici ilmühaberinde yer alan imzaların davacıya ait olmadığını, davacının dava dışı ... Yatçılık İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin hakim ortağı olduğunu, davacı ile davalı arasında hisse devir sözleşmesi yapılmadığı gibi yapıldığı iddia olunan sözleşmede belirtilen bedelin de davacıya ödenmediğini, bu nedenle hisse devri için yasal şartları taşımadığından geçerli bir hisse devir sözleşmesi ve geçici ilmühaberden bahsedilemeyeceğini, hisse senedi geçici ilmühaberlerin ön yüzünde imza yetkililerin imzasının yer alması gerekmekte olup dava konusu ilmühaberde böyle bir durumun olmadığını, nama yazılı pay senetlerinin devri ciro ve senedin zilyetliğin devralana geçirilmesiyle yapılabileceğini beyanla taraflar arasında iddia olunan 12.11.2018 tarihli hisse devir sözleşmesinin ve 07.11.2018 tarihli yönetim kurulu kararına istinaden bastırıldığı iddia olunan hisse senedi geçici ilmühaberinin geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule ilişkin olarak noter onaylı hisse devir sözleşmeleri göz önüne alınarak huzurdaki davanın usul ekonomisi gereği duruşma günü beklenmeksizin reddi ile, davacının huzurdaki davaya mesnet yarattığı 12.11.2018 tarihli anonim şirket hisse devir sözleşmelerinde de belirtildiği şekilde aynı adet pay senedinin aynı bedel üzerinden müvekkile devredildiğinin ve satış bedelinin tamamının alındığının Noter huzurunda davacı tarafından kabul edildiği ve imzalandığının görüleceğini, gerek imzalanan sözleşme ile gerek usulüne uygun çıkarılan ilmühaberle davalının şirkette hissedar olduğu açık olmasına rağmen anılan şirketçe bu zamana kadar mezkur hisse devirleri şirket pay defterine işlenmediği ve ticaret siciline tescil ve ilanının da yapılmadığını, davacının geçerli bir hisse devir sözleşmesi ve ilmühaber bulunmadığına ilişkin iddialarının da bir mesnedi bulunmadığını, davacının her ne kadar ilmuhaberlerin şirket imza yetkililerinden en az iki tarafından imzalanması gerektiğini belirtmiş ise de çıkarılan ilmühaberlerin altında şirketin münferiden tek imza yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı olan davacının ismi ve ilmühaberlerin arkasında da imzası bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar davacı vekili tarafından yetkisiz mahkemede yapılan işlemlerin geçersiz olduğundan bahisle yeniden bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiş ise de; dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında herhangi bir çelişki bulunmadığından bu yöndeki itiraza itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davacı vekilince, davalı ile arasındaki anonim şirket hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğu, altındaki imzanın davacıya ait olmadığı, bedelin de ödenmediği, yine davaya konu ilmuhaberde davacıya atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olmadığı, bu nedenle ilmuhaberenin geçersiz olduğu, en az iki yetkili imzası gerektiği ileri sürülmüş, yapılan incelemede, davaya konu sözleşmede ve ilmuhaberde davacıya atfen atılan imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bedelin ödenmemesi sebebiyle sözleşmenin geçersiz olduğu iddiasının mesmu olmadığı, bu iddianın alacak davasına konu olabileceği, davacının dava dışı ... Yatçılık İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tek yetkilisi olduğu, yönetim kurulu kararı ile ilgili iddiaların davalıya yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, yetkisiz mahkemece yapılan usul işlemleri kural olarak geçersiz olsa da bunların tekrarlanması için herhangi bir neden yoksa yapılan usul işlemleri ile yetinilebileceği, bu doğrultuda yetkisiz mahkemece imza incelemesi için alınan ve hükme de esas kabul edilen iki bilirkişi raporunun yetersiz olarak kabulü için herhangi bir sebep bulunmadığı, bu sebeple mahkemece hükme esas kabul edilmelerinin de yerinde olduğu, söz konusu raporların somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, hisse devir bedellerinin ödendiğinin devir sözleşmesinde açıkça yer aldığı, davacının şirketin tek yetkilisi olduğu, adi yazılı hisse devir sözleşmesinde davalının hisse bedellerinin tümünün ödendiği beyanı altına davacının imzasının bulunduğu, imza incelemesi neticesinde bu imzanın davacıya ait olduğu anlaşılması karşısında artık davacının imzanın kendisine ait olmadığı ve bedelin ödenmediğini yeminle dahi ispat hakkının kalmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, anonim şirket hisse devir sözleşmesi ile hisse senedi geçici ilmuhaberinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 209 uncu maddesi, 595 inci maddesinin 1 inci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.