T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1635 - 2026/656 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1635 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/656 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2024 ESAS NO : 2023/469 E 2024/514 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İpt…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1635 - 2026/656 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1635 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/656 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2024 ESAS NO : 2023/469 E 2024/514 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 07/05/2026 YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili... Yatırım ile ... arasında Adıyaman ili Merkez İlçesinde bulunan 200708178 ruhsat numaralı, 3148330 erişim numaralı işletme ruhsatı ile 200710247 ruhsat numaralı, 3154169 erişim numaralı arama ruhsatının ("Ruhsatlar") ... veya ...'un bildireceği üçüncü kişiye devredilmesine ilişkin olarak 26/06/2015 tarihli mutabakat metni imzalandığını, davalının mutabakat metni ile kararlaştırılan ve aynı zamanda teminat senedi olarak da keşide edilen 85.000 USD ve 130.000,00 TL bakiye borcunu müvekkiline ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından Ankara 2. İcra Müdürlüğü’nün 2021/3843 E. Sayılı 85.000 USD bakiye alacak için faizleriyle birlikte ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, HMK madde 5-19'daki yetki kuralları ile ilgili hükmünde de belirtildiği üzere yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemeleri olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Adıyaman ili Merkez ilçesinde yer alan ... A.Ş. uhdesinde bulunan 4. grup maden ruhsatlarının, davalı tarafından 3. kişilere devri halinde, yapılan mutabakata göre devir alan 3. kişinin bu devir nedeniyle ödeme yapması halinde eş zamanlı olarak nakden ve defaten ... tarafından da davacı...'ye 85.000 USD' nin ödeneceği hususunun taahhüt edildiği, ...'un 01/07/2015 tarihli aracılık sözleşmesi ve de kendisine ait ... Madencilik Seramik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 10/07/2015 tarihli aracılık sözleşmeleri ile söz konusu ruhsatların ... A.Ş.'ye devrindeki aracılık hizmetleri nedeniyle ücret kararlaştırıldığı ve bilahare 07/10/2015 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nde ruhsatların ... Maden Yatırımlar ve İşletmeciği A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye devrinin gerçekleştirildiği, söz konusu belgede ruhsat devir bedellerinin makbuz numarası ve tarihinin yer aldığı, buna göre devir bedeli ödemelerinin 05/10/2015 tarihinde yapıldığı, yine ... A.Ş.'nin aracılık sözleşmeleri kapsamında ödemeleri ... temlik ettiği firamaya yaptığı, bu durumda, mutabakat belgesi içeriği gereğince ...'un, iş bu ruhsatların devri nedeniyle...'ye 85.000 USD'yi eş zamanlı olarak, yani devir bedeli ödeme tarihi olduğu anlaşılan 05/10/2015 tarihinde vermesi gerektiği halde ödemediği, davalı temerrütünün bu tarihte başladığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Takip dayanağı olarak dayanılmayan belgelere istinaden araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, zamanaşımı itirazının reddi kararının hatalı olduğu, özellikle 26/06/2015 tarihli fesih protokolü başta olmak üzere tüm dosya kapsamı itibariyle davanın reddi gerektiği, anılan fesih protokolü ve ibra ile tarafların birbirlerinden hak ve alacaklarının kalmadığını kabul ettiklerini, davacı şirketin hiçbir aracılık faaliyetinde bulunmadığı, dayanılan sözleşmede aşırı yararlanma durumunun söz konusu olduğu bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık maden arama ve işletme ruhsat devrine ilişkin mutabakat sözleşmesinden kaynaklanan davacı alacağının bulunup bulunmadığı ve var ise kapsamı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, maden arama ve işletme ruhsat devrine ilişkin mutabakat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3843 esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhinde 02/04/2021 tarihli ödeme emri ile "30/11/2015 tarihli 85.000 USD tutarlı alacak" açıklaması ile 85.000 USD asıl alacak ve 16.394,10 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 101.394,10 USD'nin takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinde ve USD asıl alacak için işleyecek yıllık %3,5 USD mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ve değişen oranlardaki yıllık faizi ile tahsilinin talep edildiği, süresi içerisinde borçlunun, borca ve faizi itirazı üzerine takibin durduğu, iş bu davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davanın esasına ilişkin istinaf itirazlarının incelenmesinden önce itirazın iptaline konu icra takibinin usulune uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancı para üzerinden başlatılan icra takibinde takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası üzerinden değerinin gösterilmesinin gerekip gerekmediği husus öncelikle değerlendirilmiştir. 2004 sayılı Kanun'un 58/3 maddesi uyarınca ilamsız icra takibinin konusu olan alacak yabancı para alacağı ise bu alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi gerekmekte olup bu husus kamu düzenine ilişkindir. Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir. Ödeme emrinde de yabancı para alacağının Türk parası ile tutarının gösterilmesi gerekir, yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemez. Bu noksanlık kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulmalıdır (Aynı yönde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/05/2024 Tarih, 2023/957 Esas, 2024/281 Karar sayılı kararı). Takip talepnamesinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması halinde icra takibine yönelik itiraza müteakip açılacak itirazın iptali veya kaldırılması davasının yasaya uygun takip yapılmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir (Aynı yönde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23/10/2024 Tarih, 2023/6385 Esas, 2024/7541 Karar sayılı kararı). Yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu icra takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmemiş olması nedeniyle yasaya uygun takip yapıldığından bahsedilemeyeceğinden ve usulüne uygun geçerli icra takibinin itirazın iptali davasında dava şartı olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 20/09/2024 tarih 2023/469 Esas 2024/514 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 2-a-Dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 9.162,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.430,37 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ç)Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, e)HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 07/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."