11. Hukuk Dairesi 2013/7192 E. , 2013/23293 K. "" MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2013 tarih ve 2011/129-2013/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilek…
**11. Hukuk Dairesi 2013/7192 E. , 2013/23293 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.02.2013 tarih ve 2011/129-2013/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin FAG markasının dünyada yüzlerce ülkede tescili olduğunu, davalıya ait iş yerinde yapılan aramada müvekkilinin markasını taşıyan taklit rulmanların ele geçirildiğini ve davalı şirket yetkilisi hakkında Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, cezai yargılamaya da konu olan bu rulmanların taklit olduğunu müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bundan dolayı müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ile davaya konu ürünlerin taklidinin tespitini, marka hakkına tecavüz edildiğinin tespitini, tüm ürünlerin imhasını, imha talebi uygun görülmez ise bunlar üzerine müvekkiline mülkiyet hakkı tanınmasını, 5.000 TL manevi, 1.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini, verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin her çeşit rulman ticareti yaptığını, zaman zaman davacı firmaya ait markalı ürünleri de alıp sattığını, dava konusu rulmanların müvekkili tarafından numune olarak iş yerinde bulundurulduğunu ve üretiminin çok eski olduğunu, davacının markasına tecavüz sayılacak bir faaliyetinin bulunmadığını davacıyı zarara sokacak herhangi bir faaliyetinin olmadığını talep edilen maddi ve manevi tazminatların mesnetsiz ve fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.