19. Hukuk Dairesi 2017/2200 E. , 2019/795 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, dava dışı... ile davalı banka arasında 28.04.2014 tarihinde Genel Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyi müvekkilini
**19. Hukuk Dairesi 2017/2200 E. , 2019/795 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, dava dışı... ile davalı banka arasında 28.04.2014 tarihinde Genel Ticari Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyi müvekkilinin kefil olarak imzaladığını, sözleşmenin 5.20. maddesinde “Çek Sorumluluk Bedeli” düzenlendiğini, bu kapsamda verilen çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle ödediği garanti bedellerinin tahsili için borçluya ve kefil müvekkiline oniki takip yaptığını, toplamda 15.906,51 TL talep edildiğini, TBK'nun 584. maddesi gereği eşin rızası dışında verilen kefaletin hükümsüz olduğunu, sözleşme imza tarihinde davacının evli olduğunu ve eş rızasının alınmadığını ileri sürerek, takipler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, TBK 584. maddede 28.03.2013 tarihli 6455 sayılı Kanun ile 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikte kullandırılacak kredi de kefilin ortak olması durumunda eş rızasının aranmayacağını, davacının kredi sahibinin kardeşi olduğunu, işletmenin aile işletmesi olduğunu, bu nedenle eş rızasının gerekli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; TBK'nun 584. maddesi gereğince eş rızasının alınmadığı, mevcut yasa karşısında aile işletmesi savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 11/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.