7. Hukuk Dairesi 2011/1685 E. , 2011/6996 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 234 ada 2 ve 233 ada 12 parsel sayılı sırasıyla 18807,34 m2 ve 14034,91 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylı olarak davalılar ... ve ... adına
**7. Hukuk Dairesi 2011/1685 E. , 2011/6996 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 234 ada 2 ve 233 ada 12 parsel sayılı sırasıyla 18807,34 m2 ve 14034,91 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylı olarak davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı Hazine dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek, davacılar ..., ... ve ...'de kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacılar ..., ... ve Hazine'nin davalarının esastan, davacılar ... ... ... ve ...'nin davasının ise feragat nedeniyle reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyiz konusu 233 ada 12 ve 234 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tarım arazisi olduğu zilyet davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 233 ada 12 parsel parsel sayılı taşınmazın sınırında komşu aynı ada 1 parsel sayılı mera taşınmazı bulunduğu halde yapılan keşifte komşu köylerden seçilen bilirkişi ve tanık dinlenilmemiş, taşınmazın kadim mera olup olmadığı araştırılmamış, ayrıca mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığı tam olarak irdelenmemiştir. Öte yandan tespite esas alınan ve davalı tarafın dayandığı vergi kayıtları gereği gibi dava konusu taşınmazlara uygulanmamış uygulamada komşu parsel tutanak ve varsa dayanakları kayıtlardan yararlanılmamış vergi kaydı maliki ile tespit maliki davalılar arasında akdi veya ırsi ilişki olup olmadığı saptanmamıştır. O halde, mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tümünün tutanak ve varsa dayanakları kayıtlar getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri, tanıklar ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu, nizalı taşınmazlar ile mera parseli arasında ayırıcı unsurun bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, komşu parsellere uygulanan kayıtların davaya konu taşınmaz yönünü ne şekilde sınır gösterdiği hususu üzerinde durulmalı dava konusu 234 ada 2 ve 233 ada 12 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, böylece davaya konu taşınmazın mera olup olmadığı, meradan kazanılıp kazanılmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.