11. Hukuk Dairesi 2009/8899 E. , 2011/3367 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/09/2008 tarih ve 2005/167-2008/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendik…
**11. Hukuk Dairesi 2009/8899 E. , 2011/3367 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Erdek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/09/2008 tarih ve 2005/167-2008/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olduğunu, 12.06.2005 tarihli genel kurulda kendisini temsil eden eşinin tüm kararlara muhalefet ettiğini, eşinin divan başkanlığı talebinin reddedildiğini, bilanço ibrası ve faiz ödenmesi kararlarının hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, gündeme alınmasını talep ettikleri şerefiye bedellerinin yeniden tespiti ve kura çekilişlerinin yeniden yapılması hususlarının görüşülmediğini ileri sürerek, genel kurul kararlarının iptalini ve şerefiye paylarının tespitinin iptali ve yeniden tespitini, kuranın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, genel kurulda faizle ilgili karar alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, genel kurul tutanağında muhalefet şerhi bulunmadığından davacının genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava açma hakkının bulunmadığı, kooperatif ortaklarının gündeme madde ekletme gibi bir yetkileri bulunmadığından şerefiye bedellerinin yeniden tespiti ve kura çekilişlerinin yapılması yönündeki taleplerinin görüşülmemesinin hukuka aykırı olmadığı, davacı temsilcisinin divan başkanı seçilip seçilmemesinin genel kurulun takdirine bağlı olduğu, 23.05.2004 tarihli genel kurulda yetki verilen yönetim kurulunun şerefiye bedellerinin tespitini inşaat mühendisleri odasına yaptırdığı, şerefiye bedellerinin kuradan önce belirlemesi gerektiğine ilişkin bir kayda belgelerde rastlanmadığı, genel kurulda faiz oranını kaldıran yada değiştiren bir karar alınmadığı, konutların kura çekilişlerinin de usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, anasözleşmede gerek şerefiye belirleme yöntemine ve gerekse de belirlenen tutara yönelik itirazların ne şekilde yapılacağı hususunun açıklıkla düzenlenmiş olmasına, şerefiyenin yöntemince belirlenmemesine karşın davacı yanın iştirakiyle yapılan kura çekimine sonradan itiraz edilmesinin MK'nun 2.maddesi uyarınca iyiniyetli bir davranış olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyizitirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 25.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.