11. Hukuk Dairesi 2024/493 E. , 2024/8765 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/57 Esas, 2023/1387 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/421 E., 2020/56 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından h…
**11. Hukuk Dairesi 2024/493 E. , 2024/8765 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/57 Esas, 2023/1387 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/421 E., 2020/56 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde; davalıların müvekkil şirketin maddi anlamda gerçek hak sahibi olduğu "... ızgara" markasının müvekkil şirketçe hukuka uygun olarak kullanılmasını engellemek adına sürekli olarak müvekkil şirket aleyhine eylemlerde bulunduğunu, davalı tarafın ... ızgara markasının müvekkil tarafından kullanılmasının önlenmesi ve müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının doğması amacıyla müvekkili ve müşterileri hakkında suç duyurularında bulunduğunu, müvekkilinin davaya konu "... ızgara" markasının maddi ve gerçek anlamda sahibi olduğu, kesinleşmiş mahkeme kararları ile sabit olduğundan davalıların müvekkiline karşı olan bu eylemlerinin hukuka aykırı ve haksız fiil olduğunu, maddi tazminat talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkil şirkette meydana gelen yıpranma acı ve elem nedeniyle 400.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Izgara markasının tescilli sahibi olduğunu, markayı kullanan davanın bu markanın tescilli sahibi olmadığını, müvekkiline markanın iptali talepli açmış olduğu davanın reddedildiğini, verilen kararın Yargıtay'da onandığını, davacıya bu ismin şartlı olarak kullanılmasına izin verildiğini, birçok firmaya bu hakkın kullanması doğrultusunda izin verdiğini öğrendiklerini, bu durumun müvekkillerinin mağduriyetine neden olduğunu bu nedenle ihtarname keşide edildiğini, dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat bedelinin fahiş olduğu gibi hukuka da uygun olmadığını, tüzel kişilerde manevi tazminatın talep edilebilmesi için tüzel kişiliğin aşağılanması gerektiğini böyle bir durumun söz konusu olmadığını, taraflarınca keşide edilen ihbarnamenin içeriğinin davacının ifade ettiği gibi tüzel kişiliği aşağılama kötüleme gibi unsurları taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafından dava dışı 3. kişilere gönderilen ihtarnameler ve yapılan suç duyurularının davalının kendi marka hakkını korumaya yönelik olduğu, her ne kadar sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ise de 3. kişiler ile davacı arasındaki franchising sözleşmesinin ve bağlarının davalı tarafından bilinmesinin kendisinden beklenemeyeceği, davacı ile 3. kişiler arasındaki bağı bildiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, yapılan suç duyuruları ve gönderilen ihtarnamelerde de buna ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalı tarafından davacıya gönderilen ihtarnameler ve açılan davaların davalının hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız fiilden kaynaklı manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.