T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1657 KARAR NO : 2026/331 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2022 NUMARASI : 2017/1167 Esas 2022/409 Karar DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin İptali|Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 10/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2026 Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtile…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1657 KARAR NO : 2026/331 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2022 NUMARASI : 2017/1167 Esas 2022/409 Karar DAVANIN KONUSU : Sözleşmenin İptali|Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 10/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2026 Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı tanzim olunan 05.06.2017 tarihli Satış Sözleşmesi ile içeriği özellikleri 05.06.2017 tarihli Proforma faturada yazılı Mobil Kum yıkama Eleme Tesisi... 617 makinesinin alım satımı konusunda anlaştıkları, makinenin bedeli olan 275.000,00 TL davalıya ödendiği, Satın alınan makine kurulumu için 30.06.2017 tarihinde sevk edilerek davacının ... İli ....ilçesi... Şantiyesine götürüldüğü, davalı personeli tarafından kurulumu yapılırken parçanın eksik olması nedeniyle davalı personeli İzmir ilinden eksik parçanın gelmesi için beklemiş ve eksik parçanın gelmesi sonrasında 02.07.2017 tarihinde makinenin kurulumuna başlandığı, ancak bu kurulum servis hizmeti ve desteği sağlamadan eksik yapıldığı, makinenin kurulumu yapıldıktan sonra makine için ilave parçalar getirtilip eksikliklerin tamamlatılacağı söylemesine rağmen bu ilavelerde getirtilmediği, Mobil Kum Yıkama Eleme Tesisi ... 617 makinesinin kurulumdan birkaç gün sonra makinenin parçalarının arızalı olduğu davalıya bildirildiği ancak davalının bu arızalar nedeniyle servis hizmeti ve desteği sağlamaması üzerine arızalı makineler davacı şirket yetkilileri tarafından 08.07.2017 tarihinde davalının....ilçesinde bulunan fabrikasına götürüldüğü ve davalıya bilgi verildiği, arızalı parçaların tamiri yapıldıktan sonra yine davacı yetkilileri tarafından alındığı, yine bu süreç içerisinde taraflar arasında birçok kez yapılan telefon görüşmelerinden de bu hususlar dile getirildiği, Mobil Kum Yıkama Eleme Tesisi.... 617 makinesi bu süre zarfında sık sık parçalarının ve elektrik aksamlarının arızalanması nedeniyle kısmi süreli çalıştırabilinmiş olup motorları, elektrik sistemi sık sık arızalandığı, bantların malzemeyi taşıyamaması, konvektörlerinin arızalı olması, yıkama sisteminin yeterli olmaması ve ürünün özelliklerinde belirtilen miktarda malzeme üretmemesi gibi ayıplar ortaya çıkmış,elektrik aksamında arızalar meydana geldiği, bu arızalar hemen davalıya bildirildiği, makinedeki arızalı parçaların davalının ...'da bulunan yerine götürüldüğü, ve burada onarımı yapıldıktan sonra geri getirilerek makine çalıştırıldığı, ancak makinenin çalıştırılmasından sonra da bu arızalar devam ettiği gibi makine özelliklerinden istenilen randıman alınmadığını, davalı firmaya makinenin çalıştırılması için ve proforma faturada yazılı üretim kapasitesinin sağlanması için servis desteği sağlanması yada bu makineyi çalıştıracak ve üretimi sağlayacak yetkili personellerin gönderilmesini ve bu personellerin tüm masraflarının da taraflarınca karşılanacağının davalı tarafa bildirilmesine rağmen davalı tarafça bu talepleri de karşılanmadığı, Elektrik arızaları ve motor arızalarının, jeneratör arızalarının defalarca tekrarlaması, makine sisteminin özellikleri kısmında özellikle ürünün alımına etki eden özelliği olan Mobil Eleme yıkama sistemi (sistem kapasitesi nihai ürün boyutlarına göre değişken olup takriben 130-220 ton/saat) denmesine rağmen bu verimliliği hiçbir zaman sağlanamaması bu açıdan da söz konusu makine sistemi yapılan tanıtım özelliği taşımaması nedenleri ile Karşıyaka 4.Noterliğinin 14.07.2017 tarih 09508 yevmiye nolu ihtarname gönderildiği ancak bu ihtarname gereği davalı tarafından yerine getirilmediği, Yine makinenin kurulmasından ve sadece kısmi çalışması nedenleri ile jeneratörü yaklaşık 90 saat çalıştırabildiği, makine 60 saatlik çalışmasına kadar günde aralıklı olarak çalıştırılabildiği, makine bantlarının elektrik motorları ve konvektörleri arızalandığı gibi bantların tıkanması nedeniyle arızalar meydana geldiği, makinenin yıkama sonucu kirliliği gidermediği görüldüğü, toplamda sürekli olmayan ve kısmi çalışma şeklinde yaklaşık 60 saatlik çalışmasından sonra da jeneratör arıza yaptığı ve çalıştırılamadığı, Makine üzerinde Tavşanlı 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/45 D.İş sayılı dosyası ile keşif yapıldığı keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda jeneratörün devreye girmemesi nedeniyle üretim kapasitesi konusunda tesisin(makinenin) ekipmanları konusunda değerlendirme yapılamadığı, yapılan tespitte Mobil Kum Yıkama Eleme Tesisi ... 617 makinesi üzerinde bulunan... makine etiketinin alt kismında ise “....” firmasına ait etiketin bulunduğu görüldüğü, bunun üzerine Karşıyaka Noterliğinin 14.07.2017 tarih 09508 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeden dönme hakkı kullandığı ve makinenin geri alınarak makine bedelinin iadesini talep edildiği ancak davalı tarafından bu talebi yerine getirilmediği, Davacı aldığı makineden beklediği menfaati elde edemediği, şantiyede tüm işlerin yürütümü bu makineye bağlı olduğundan işlerini yapamadığı ve maddi olarak zarara uğradığı, davacı banka kredisi kullanarak makineyi satın aldığı ancak makinenin ayıplı olması nedeniyle bu kredi faizlerini ödemede zarara uğradığı, işin gecikmesine sebebiyet verdiği ve bu süre zarfında iş yapılamamasına rağmen çalışanlarına ücret ödemek zorunda kaldığı, makinenin çalışmaması sonrasında da başka bir makine kiralayarak işlerini yürüttüğü, ayıplı olan makine nedeniyle davacı maddi olarak ciddi zarara uğradığı, bu zararların da tespiti ile davalıdan tahsili talebi bulunduğu, Açıklanan ve mahkemenizce yapılacak yargılama sırasında toplanacak deliller ve resen nazara alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin hakları ile başkaca dava hakları saklı tutmak kaydıyla, davanın kabulüne, satın alınan Mobil Kum Yıkama Eleme Tesisi.... 617 makinenin davalıya iadesi ile ayıplı mal için ödenen 275.000,00 TL.'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ayıplı mal nedeniyle zarara uğrayan davacının zararının tespiti ile şimdilik 500,00 TL.'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında 05.06.2017 tarihli sözleşme ile kum eleme makinesi satışı konusunda anlaşmaya varıldığı, sözleşmeye konu taş kırma makinesi teslimi davalı müvekkili şirket tarafından ürünü kurmak üzere gönderilen görevliler tarafından işyerinde kurulum yapılarak gerçekleştirildiği, konu makineler ve ekipmanlar müvekkili şirket tarafından kurulduktan sonra çalıştırıldığı, çalıştığı ve istenilen nitelikte ve kapasitede üretim gerçekleştirdiği görüldükten sonra makinelerin teslimi davacı şirket tarafından kabul edildiği, aksi durumun yani iddia olunduğu gibi kusurlu ürünü bilinçsizce teslim alındığı tezinin hayatın olağan akışına aykırı olacağı ve TTK hükümleri gereğince tacir olan davacı şirketin basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı olacağı, muhakkak olduğu, davacı yanın göndermiş olduğu Karşıyaka 7.Noterliğinin 09508 esasi 14.07.2017 tarihli ihtarname, İzmir 30.Noterliği 12922 esas 26.09.2017 tarihli ihtarnamede ve tespit davasında kurulurken taş kırma ve eleme sisteminde sorun olduğunda veya eksik parçalarının bulunduğuna ilişkin herhangi bir beyanı söz konusu olmadığı gibi eksik parça ile ürün tesliminin davacı yan tarafından kabul edildiği hususu tacirin basiretli davranma ilkesine aykırı olduğu gibi gerçeğe aykırı bir husus olduğu, ayrıca davacı şirketin tarafına göndermiş olduğu ihtarnamelerine tarafınca ihtarnameler ile yanıt verildiği ve yargılama aşamasında delil listesinin ibraz edileceği, Davacı yanın makinenin arızalı olan parçaların müvekkilinin işyerine götürdüğü ve onardıktan sonra tekrar davacı firma tarafından alınarak götürüldüğü beyanları gerçeğe aykırı olduğu, müvekkili şirketin ve tacir olan karşı tarafın işyeri ticari defterleri ve diğer kayıtların incelenmesi ile ispat olunacağı, davacı yan tarafından ekte sunulan mesaj kaydının herhangi bir gerçekliği bulunmadığı, ticari işlerde parça teslimi örün girişleri gibi işlemlerin ticari defterlerde belirtilmesi gerektiği, müvekkili şirketin ve davacı şirkette ait ticari defterler incelendiğinde mesaj kaydının asılsız olduğu ve belirtilen parça tesliminin yapılmadığı açıkça görüleceği, Mobil eleme yıkama sistemine ilişkin belirtilen kapasitede ve nitelikte ürün sağlayamadığına ilişkin davacı yan beyanları gerçek dışı ve kötü niyetli olduğu, aynı makineleri satın alan diğer firmalarda benzer bir şikayet gelmediği aksine olumlu dönüşler olduğu, bir saatte elenecek miktar konusunda makine konusunda elemeye gönderilen elemeye konu hammaddenin niteliğinden ve makinelerin kullanıldığı şartlarında etkili olduğu davacı tarafa dava dilekçesinde de ikrar olunmuş gerçeklik olduğu, ayrıca satış sözleşmesinde de bu husus açıkça belirtildiği, davacı şirket tarafından bu husus kabul edildiği, Davacı yan tarafından makine tesliminden bir süre sonra makinelerin çalıştırmakta sorun yaşandığı bildirildiği, bunun üzerine davacı şirkete işyerine gönderilen ekip tarafından jeneratör kablosunun çalışma sırasında koptuğu bunun davacı firma çalışanların dikkatsizliğinden ve makineleri kullanması konusunda yetersizliğinden kaynaklandığı tespit edildiği ve bu durum davacı firmaya açıkça belirtildiği, problem kısa sürede giderildiği, kablo bağlandıktan sonra sistem tekrar çalıştırılmaya başlandığı, Sözleşmenin 10. ve 11 maddelerinde ara kabloların temininin alıcı firma olan davacı yana ait olduğu ve aşınan parça elektrik malzemeleri ve motorlar da doğacak sorunlarda satıcı davalı firmanın sorumlu olamadığı açıkça kabul edildiği, bu nedenle sözleşmede müvekkili firmanın sorumsuzluğu açıkça kararlaştırıldığı bu noktada müvekkili firmaya kusur ya da ayıp atfedilmesi mümkün olmadığı, Jeneratörde çıkan arızalar ile müvekkili olan şirketin kusurlu gösterilmeye çalışılması hukuka aykırılık teşkil ettiği, zira satış sözleşmesinin 10.maddesinde satıcının makinenin elektrik aksamının garanti dışı olduğu açıkça taraflarca kabul edildiği, Taş kırma ve eleme sisteminde bazı parçaların başka firmadan temin edilmesi bu alanda uzmanlaşmadan kaynaklanan bir olgu olduğu, makinenin belli parçaların piyasadan temininden daha olağan bir olgu bulunmadığı, Parça teminin piyasadan yapılmasının olağanlığı ile beraber Sayın Mahkemenin ekte yer alan mobil eleme taş kırma makinesine ilişkin satış sözleşmesinin incelenmesi durumunda satış sözleşmesinde makine üretiminde yalnızca ... şirketine ait parçaların kullanılacağına ilişkin herhangi bir taahhüdünde bulunmadığı açıkça görüleceği, bu makine üretiminde kullanılan parçaların bazılarının başka firma tarafından temin edilmesi ticari bir tahammül olduğu, burada incelenmesi gereken hususu temin edilen malzemelerin makinede kullanılan diğer parçalara uyumu ve dayanıklılığı olduğu, Açıklanan nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı davalıdan satın aldığı kum eleme makinesinin kurulumun davalı tarafça eksik olarak yapıldığı, eksik parçaların gelmesi için beklenildiği, kurulumu yapıldıktan sonra ilave parçalar getirtileceği ve bu şekilde eksikliklerin tamamlanacağının söylenmesine rağmen ilave parçaların getirtilmediği, makinenin kurulumundan bir kaç gün sonra parçaların arızalı olduğunun davalıya bildirildiği, arıza nedeniyle servis hizmeti ve desteği sağlanamaması üzerine davalı şirket yetkilileri tarafından arızalı parçaların ....ıdaki fabrikaya götürüldüğü, arızalı parçaların onarımı yapıldıktan sonra davacı yetkilileri tarafından parçaların teslim alındığı, kum yıkama tesisinin elektrik sisteminin sık sık arızalanması bantların malzemeyi taşıyamaması ve ürünün belirtilen miktarda malzeme üretmemesi gibi ayıpların ortaya çıktığı, elektrik aksamındaki arızaların davalıya hemen bildirildiği, jenaratör arızalarının defalarca tekrarlandığı, jenaratörün yaklaşık 90 saat çalıştırılabildiği, makinenin aralıklı olarak 60 saatlik çalışmaya kadar çalıştırılabildiği, makine bantları ve konvektörlerinin arızalandığı, bantların tıkandığı, kum eleme makinesindeki ayıbın tespiti amacıyla Tavşanlı 2.AHM sinin 2017/45 D.İŞ sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığı belitilerek, tesisin ayıplı olması nedeniyle davalıya iadesi ile ayıplı mal için ödenen 275.000-TL'nin davalıdan tahsili ile, ayrıca ayıp nedeniyle zarara uğrayan davacının zararının tespiti ile şimdilik 500-TL'nin davalıdan tahsilinin talep edildiği, mahkememizce Tavşanlı AHM'sine talimat yazılarak; mahallinde keşif yapılmak suretiyle elektrik mühendisi ve makine mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınmasının istenildiği, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyet raporunda; davacı tarafından satın alınan tesisin alındığı tarihten itibaren katolog ve sözleşmede belirtilen üretim değerlerini vermediği, alıcı firmaya tam kapasiteli olarak çalıştırılıp teslim tutanağı eşliğinde teslim edilmediği, problemin giderilmemesi nedeniyle tesisin ayıplı mal olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu yönünde rapor düzenlendiği, DSİ Genel Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğünden tesisin kullanılamamasına yönelik zararın tespitine ilişkin aylık kire bedelinin bildirilmesinin istenildiği ve ilgili kurum tarafından rayiç değerlerinin bildirildiği, bilirkişi heyetinden makinenin üretim bilgisine nasıl ulaşıldığına ilişkin ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda bu hususun makine üzerinde yapılan incelemeden anlaşıldığı, .... firmasının wep sayfasında yapılan incelemede söz konusu makinenin aynısının wep sayfasında yer aldığı, makinenin fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere makinenin ... firması tarafından üretilen makine olduğu, makinenin ana şasesinde bu markanın bulunduğu, bu nedenle davalı firmanın bu makinenin üreticisi olmadığına yönelik kanaatini içerir rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkememizce makinenin fiili durumuna ilişkin inceleme yapılmak üzere davacı vekilinden beyanda bulunulması istenilmiş, davacı vekili 08/10/2020 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesindeki talebini ıslah ile değiştirdiğini, ayıplı mal niteliğindeki makinenin bedelinin tespiti ile bedel indirimi yapılarak ödenmesini ve ayıplı mal nedeniyle doğan zararın tespiti ile davalıdan tahsiline talep ettiğini beyan etmiştir. Mahkememizce davacı vekiline ıslah dilekçesinin somutlaştırması için kesin süre verilmiş ve davacı vekili mahkememize sunduğu 08/12/2020 havale tarihli dilekçe ile; 25.000-TL ayıplı mal nedeniyle bedel indirimi ve 500-TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep ettiklerine yönelik beyan dilekçesi sunmuştur. Mahkememizce dosya makine mühendisi, elektrik mühendisi ve SMMM bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilerek, bilirkişi heyetinden tesisin ayıplı olup olmadığı ve varsa davacının sözleşmeden doğan zararının tespitine yönelik rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, Tavşanlı 1. AHM sinin D.İŞ sayılı dosyasında delil tespiti sırasında yapılan tespitte ve bu tespite istinaden düzenlenen bilirkişi raporunda; tesisin enerji ihtiyacını karşılayan jenaratörün motor kısmının çalıştıktan yaklaşık 15 sn sonra düşük voltaj arızası vererek duruşa geçtiğini, makine ekipmanlarının çalıştırılamadığının, yıkama ve eleme fonksiyonlarının test edilemediği şeklinde tespitlerin yapılmış olduğu belirtilerek söz konusu tesisin mevcut üretim hattının hata ve arızaları konusunda net tespitler yapılmamış olması nedeniyle tesise ait bir ayıp oranın tespitinin yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek, tesisin 275,000-TL bedelle davalıdan satın alındığı, davacı tarafından sunulan faturaya göre tesisin 118.000-TL bedelle satıldığı, davacının sözleşmeden doğan zararının 157.000-TL olduğu yönünde rapor düzenlenmiştir. Davacıya makine üzerinde ayıp bulunup bulunmadığının tespiti ve varsa ayıp oranının tam olarak belirlenmesi amacıyla mahallinde keşif yapılarak makine üzerinde inceleme yapılabilmesi için davacı vekiline dava konusu mobil kum yıkama eleme makinesinin bulunduğu yerin bildirilmesi için iki haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin beyanda bulunmadığı, 24/09/2020 tarihli duruşmadaki beyanında makinenin nerede olduğuna dair bir bilgisinin olmadığının sadece zararın hesaplanmasına yönelik talebinin olduğunu beyan etmiştir. Dosyadaki delil durumuna göre ve davacı tarafın 3.kişiye satıp devrettiği ve bulunduğu yeri bildirmediği iş makinesi hakkında makine mühendisi ve elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen kök raporda, dosya içerisinde bulunan CD kaydında jeneratör marşına basıldığında bir kaç saniyelik çalışmadan sonra jeneratörün kendiliğinden durduğu ve kumanda panel ekranında jeneratör voltaj düşük arıza uyarısının görüldüğü ve otomatik voltaj regulatörünün arızalı olduğu ve kum eleme yıkama makinesinin jeneratörle birlikte satıldığı belirtildiğinden ve tesis üzerinde inceleme imkanı bulunmadığından satılandaki varsa ayıbın tespiti ve indirilecek bedelin ve tesisin kullanılamamasından dolayı davacının uğradığı zararın tespitine ilişkin ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda, tesisin onarımının sekiz gün çalışma ile yirmi günlük sürede 160 saatte giderilebileceği, üretim kapasitesine göre bu süredeki kar kaybının 48.000-TL olarak hesaplandığı, davacıya satılan makinenin ayıplı olduğu, ayıbın asıl nedeninin jeneratörün çalışmamasından kaynaklandığı, jeneratör arızasının giderilebilmesi için jeneratörün tesis üzerinden sökülüp üretici firmasına gönderilerek tüm arızaların belirlenmesi, giderilmesi, bakımının yapılması, çalışır hale getirilerek tekrar tesisin bulunduğu yere getirilip davaya konu makine üzerinde takılması işleminin bedelinin 2017 piyasa rayiçleriyle tahmini 15.000-TL olabileceği, kum eleme yıkama tesisi üzerindeki diğer mekanik ekipmanlarının bakım onarım ve ayarlarının yapılması için de 5.000-TL harcama yapılabileceği dikkate alındığından toplam 20.000,00-TL bedelin ayıp nedeniyle indirilmesi gerektiği belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesi uyarınca alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa mahkemenin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği, davacı dava dilekçesi ile seçimlik hakkını kullanmak suretiyle satılanın ayıplı olması nedeniyle davalıya iadesi ve ödenen bedelin tahsilini talep ettiği, davacının bu seçimlilik hakkını yenilik doğuran hak niteliği taşıdığı, daha sonra ıslah dilekçesi ile talebini daralttığı, talep edilen ayıp oranında indirim bedeli olarak 25.000-TL talepte bulunduğu, davacının seçimlik hakkını bedelin iadesi yönünde kullandığı, ancak sonrasında talebini daralttığı, ıslah yoluyla talep edilen bedel dışındaki fazlaya ilişkin talepten talebini daraltması nedeniyle feragat ettiğinin kabulü gerektiği, 6098 sayılı TBK'nın 227.maddesi uyarınca sözleşmeden dönme hakkının kullanılması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa satış bedelinin indirilmesine karar verilebileceği, davacının makineyi 3.kişiyi satıp devretmesi ve bulunduğu yeri bildirmemesi nedeniyle dosyadaki mevcut delillere göre alınan bilirkişi raporuna göre, satılan makinede 20.000-TL ayıp oranında indirim gerektiği, ayrıca makul onarım süresince 20 günlük 48.000-TL zararın bulunduğu, satılanın 3.kişiye devredilmesi ve bulunduğu yerinde bildirilmemesi nedeniyle ayıp oranında indirim miktarı olarak belirlenen 20.000-TL ve talep edilen 500-TL kar mahrumiyeti olmak üzere toplam 20.500,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile; "davanın kısmen kabulüne; 25.000-TL ayıp nedeniyle bedel indirimi ve 500-TL kar mahrumiyeti zararı olmak üzere toplam=20.500,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, dava konusu makinenin ayıplı olması hakkında bilirkişi rapor ve ek raporunun tespitleri ile dava dilekçelerinde ileri sürdükleri tüm iddialarının doğrulandığını, müvekkiline satılan tesis sözleşme kapsamındaki özellikleri taşımadığı, ayıplı mal olarak satıldığı, jeneratörün bozuk olduğu, garantisinin bulunmadığı, bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere alıcının yanıltıldığı, üstelik hileli bir şekilde kendi üretimi olmayan bir makineyi revize ederek müvekkiline sattığı ve müvekkilini aldattığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunu, ihale kapsamında alınan işin bitmesine rağmen makinenin şantiyede bırakılmak mecburiyetinde kalındığını, şantiyede bekçi tutulduğunu, baraj sahasında olan makinenin naklinin masraflı olması, kullanılacak bir projesinin bulunmaması, muhafazasının maliyetli olması, kusurlu olması, paslanmaya ve hurdaya dönüşme ihtimalinin olması gibi sebeplerle davalının kusurları nedeniyle satılmak zorunda kalındığını, Alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. Vd maddeleri ile 228. Maddesi gereğince semenin tenzili talebi söz konusu olacağı gerek kanunun emredici hükmü gerekse Yargıtay İçtihatları doğrultusunda davadaki taleplerini dava konusunu, ayıp oranında indirim ve zararın giderilmesi şeklinde değiştirdiklerini, ancak mahkemenin bu yöndeki taleplerini yasaya uygun bulmasına rağmen ve hüküm tesis etmesine rağmen "...davacının seçimlik hakkını bedelin iadesi yönünde kullandığı, ancak sonrasında talebini daralttığı, ıslah yoluyla talep edilen bedel dışındaki fazlaya ilişkin talepten talebini daraltması nedeniyle feragat ettiğinin kabulü gerektiği..." şeklinde gerekçe ile kısmi kabul kısmi ret olarak hüküm tesisi ve Feragat kabul ettiği ret edilen kısım üzerinden vekalet ücreti tesisinin usul ve yasaya uygun düşmediğini, taleplerini yasa maddesine dayanarak düzeltmelerinin klasik manada ıslah müessesesi olmayıp, zararlarına dair ıslah taleplerinin reddinin de hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hatalı değerlendirme ve gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar kıldığını, davacı vekilinin dava dilekçesindeki talebini ıslah ile değiştirdiğini, HMK gereği ıslah kurumunun kullanılmasında uyulması gereken hükümler ve ıslah ile yapılması mümkün olan ve mümkün olmayan taleplerin bulunduğunu, davanın esasını değiştirmeye yani daha önce talep edilmeyen bedel indiriminin ıslah ile talep edilmesinin mümkün olmadığını, HMK nın açık hükmü gereği ıslahtan sonra bir hafta içerisinde yeni dava dilekçesinin verilmediği göz önünde bulundurularak davanın mevcut durumu ile karara bağlanması gerekmekte iken yerel mahkeme tarafından ıslah beyanı doğrultusunda karar kılınmış olmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından davacı yana ıslah dilekçesini somutlaştırmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiğini, bu süre içerisinde ibraz edilmediği takdirde bu taleplerinden vazgeçmiş sayılacakları ihtaratının yapıldığını, ancak davacı yanın kesin sürede ıslah dilekçesini somutlaştırmadığını, bu durum nazara alındığında ıslah taleplerinden vaz geçmiş sayılan davacının ıslah talebi doğrultusunda yerel mahkemenin karar kılmış olmasının hatalı olduğunu, jeneratörden kaynaklı arızanın onarılması bedelinin müvekkili üzerinde bırakılmasının dayanak akit gereğince mümkün olmadığını, zira davaya konu satış sözleşmesinin 10. maddesinde satıcının makinanın elektrik aksanın garanti dışı olduğunun açıkça taraflarca kabul edildiğini, bu nedenle bu jeneratörden kaynaklı zarar yada bedel indirimi talebinin kabulünün hatalı olduğunu, dava dosyasında zararı ıspata yarar hukuki delil bulunmadığını, davacı yanın delil dilekçesi dahi sunmadığını, buna rağmen DSİ kanalı ile zararın hesaplanması için veri toplamaya çalışmasının hatalı olduğunu, davacı yanın satışa konu makinanın kusurlu olduğunu ispatlayamadığını beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeden dönme nedeniyle oluşan zararın ödenmesine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı 18/10/2020 tarihli dilekçesi ile, Davalıdan kum eleme yıkama makinesi alındığı, makinenin kurulumunun tam olarak yapılarak teslimatını yapılmadığı, elektrik jeneratörü arızaları verdiği, tüm işlerini bu makineye bağlı olması nedeniyle çalışamadığı maddi zarara uğradığını, banka kredisi kullanarak makineyi satın almış olduğundan kredi faizlerini ödemede zarara uğradını, iş yapılamamasına rağmen çalışanlarına ücret ödediğini makinenin çalışamaması sonrasında da başka bir makine kiralayarak işlerini yürüttüğünü, makinedeki ayıp nedeniyle uğradığı zararların tespiti ile davalıdan tahsili talep ettikleri yapılacak bilirkişi incelemesiyle makinenin ayıplı olduğu başka bir firmaya ait logoların kapatılarak üzerine ... etiketinin yapıştırıldığını, müvekkilinin hile yolu ile kandırıldığını, makineyi teslim etmeye hazır oldukları beyanı ile mobil kümeleme yıkama makinesinin davalıya iadesi ile ayıplı mal için ödenen 275.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, ayıplı mal nedeniyle zarara uğrayan davacının zararının tespitiyle şimdilik beşyüz TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, makinenin ayıplı bedelinin tespiti ile bedel indirimi yapılarak ödenmesi, ayıplı mal nedeniyle doğan zararın tespiti ile kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 08/12/2020 tarihli ıslah açıklama dilekçesi ile 25.000 TL ayıplı mal nedeniyle bedel indiriminin faizi ile birlikte verilmesi zararlarının tespiti ile şimdilik 500 TL'nin faizi ile verilmesi talep edilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacı vekilinin ıslah dilekçesi dikkate alınarak karar verilmesine, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre, davacı ve davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/05/2022 tarih, 2017/1167 Esas ve 2022/409 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.400,35 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 350,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.050,35 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/02/2026