11. Hukuk Dairesi 2020/617 E. , 2021/7147 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ BİRLEŞEN DAVA : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/146 ESAS TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 18/10/2019 tarih ve 2017/24 E. -2019/657 K. sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 14.12.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama…
**11. Hukuk Dairesi 2020/617 E. , 2021/7147 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ BİRLEŞEN DAVA : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/146 ESAS TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 18/10/2019 tarih ve 2017/24 E. -2019/657 K. sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 14.12.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 14.11.2011 tarih ve 2011/70 sayılı yönetim kurulu kararı gereğince şirket yönetim kurulu üyesi olan davacı ...'ın şirketteki 35.577 hisse karşılığı 1.778.850,00 TL'sini şirketin yönetim kurulu başkanı ...'a devrettiğini, bu kararın T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün 18.12.1998 tarih ve TSM-001-231 sayılı iç genelgesinin ikinci maddesinde öngörülen hisse devir sözleşmesinin noterce tasdiki şartının yerine getirilmemesi ve ödeme-hisse devirleri hususunda mutabakat sağlanamaması nedeniyle hukuka aykırılık teşkil ettiğini, TTK’da öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde alınmadığından yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, 14.11.2011 tarih ve 2011/69 nolu ve 2011/70 numaralı yönetim kurulu kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/46 E. sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararına aykırı davranmaktan müvekkili ve diğer yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılan davada müvekkilinin hisselerini devretmediği, hisselerin aynen korunduğunun beyan edildiğini, davalı şirket anasözleşmesinin 7. maddesinde hisse devri konusunda TTK’nın 416. maddesinin uygulanacağı düzenlenmiş olup 28.10.2010 tarih 44 nolu ve 25.03.2010 tarih 63 nolu yönetim kurulu kararlarında belirtildiği üzere nama yazılı şirket hisseleriyle ilgili muvakkat ilmühaber bastırılmış olduğundan bastırılan ilmühaberlerin ciro edilmesi gerektiğini belirterek, 14.11.2011 tarih ve 2011/70 sayılı yönetim kurulu kararında bahsedilen ...’ın tüm hissesini dava dışı ...’a devrettiğine dair ibarelerin geçersizliğinin ve müvekkilin davalı şirketin halen 1.778.850.- TL karşılığı olan 35.577 adet hissesinin sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu yönetim kurulu kararının oy birliği ile alındığını, davacının muhalefeti ya da olumsuz oyu olmadığını, davacının imza inkarında bulunmadığı gibi irade fesadına da dayanmadığını, şirketin bastırılmış nama yazılı hisse senedi bulunmadığını, çıplak payın da alacağın temliki hükümlerine göre devredilebileceğini savunarak ıslah edilen davanın reddini istemiştir. Davacı vekili birleşen davada; asıl davadaki iddialarını tekrar ederek European Tobacco Sigara ve Tütüncülük San. Tic. AŞ'nin 14/11/2011 tarih ve 2011/70 sayılı yönetim kurulu kararında "...'ın hissesini 1.778.850,00 TL karşılığı olan 35.577 adet hissesini ...'a devrettiğine" dair ibarenin geçersizliği ile ...'ın halen European Tobacco Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş.'de hisse sahibi bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu hisse devrinin, kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı, işlemin tarafı olan davacının, işlemi gerçekleştirirken irade fesadına uğradığına dair iddiasının bulunmadığı, hisselerin hata, hile, ikrah yolu ile devredildiği hususunun da iddia ve ispat edilemediği, anonim şirkette çıplak payların devrinin şekle bağlı olmadığı, ortaklık pay senedi çıkarmamış olsa bile çıplak payların da devredilebileceği, dosyamıza konu pay devrinin yazılı olarak yapılması ve şirkette ortak olan diğer yönetim kurulu üyesine yazılı devir yapılması nedeni ile pay devrinin şirket pay defterine işlenip işlenmediği hususunun bir öneminin kalmadığı, yönetim kurulu kararlarında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Asıl ve birleşen dava, davalı şirketin yönetim kurulunun 14.11.2011 tarih ve 2011/70 sayılı kararıyla davacı ...’ın davalı şirketteki hissesini davalı ...’a devrettiğine dair kararın geçersizliğinin ve davacının davalı şirketin halen ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. -/- Anonim Şirketlerde pay senetleri hamiline veya nama yazılı olabilir. Hamiline yazılı pay senetlerinin devri şirket ve üçüncü kişiler arasında zilyetliğin geçirilmesi ile hüküm ifade eder. Nama yazılı paylar ise ilke olarak herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilir. Devir, ancak kanunla veya esas sözleşme ile sınırlandırılabilir. Bu kapsamda, bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar yine ilke olarak ancak şirketin onayıyla devredilebilir. Yasal düzenlemelere bakıldığında, hisse devir tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 411. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri yerini tutmak üzere çıkarılan ilmuhaberlerin nama yazılı olması lazımdır. Bunların devri nama yazılı hisse senetlerinin devrine ait hükümlere tabidir. Hamiline yazılı hisse senetleri yerine tanzim olunan nama yazılı ilmuhaberler ancak alacağın devri hakkındaki hükümlere göre devrolunabilir. Şu kadar ki; devir şirkete karşı ancak ihbar tarihinden itibaren hüküm ifade eder.'' , aynı Yasa'nın 416. maddesinde ''Nama yazılı hisse senetleri, esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça devrolunabilir. Devir ciro edilmiş senedin devralana teslimi ile olur. Şu kadar ki; devir, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder.'' ve yine 417. maddede ise, ''Şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder. Hisse senedinin yukarıdaki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edilmedikçe devralan pay defterine yazılamaz. İdare meclisi, kaydın yapıldığını hisse senedine işaret eder. Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.'' hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, şirket ana sözleşmesi incelendiğinde, 6. maddesinde, hisse senetlerinin nama yazılı olduğu, 7. maddesinde de hisselerin devri hakkında Türk Ticaret Kanunu’nun 416. maddesi hükümlerinin uygulanacağına dair düzenlemelerin yer aldığı görülmüştür. Davacı tarafça da, şirket yönetim kurulunun 28.10.2008 tarih ve 44 nolu ve 25.03.2010 tarih ve 63 nolu kararlarıyla nama yazılı şirket hisseleriyle ilgili muvakkat ilmühaber bastırılmasına karar verdiği, yine 22.03.2011 tarih ve 67 nolu kararıyla nama yazılı hisse senedi ihraç edilmesine karar verdiği, 18.05.2011 tarih ve 5447-5448 numaralı matbaa faturasından da hisse senetlerinin basılmış olduğu iddia edilmiş ve birleşen davada dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde “yönetim kurulunun 22.03.2011 tarih ve 067 nolu kararı uyarınca ihraç edilmiştir” ibaresini taşıyan davacı ... namına yazılı hisse senedi örneğine yer vermiştir. Tüm bunlara rağmen davalı vekili, dilekçelerinde ve duruşmadaki beyanlarında 14.11.2011 tarihli devir tarihi itibarıyla nama yazılı hisse senedinin basılmadığını savunduğu halde mahkeme kararının gerekçesinde, davacının, şirketin hisselerinin nama yazılı olduğu ve hisse senetlerinin hangi tarihte basılmış olduğu iddiaları ile örneğini sunduğu hisse senedi ve matbaa faturasıyla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece, tarafların iddia, savunma ve delilleri kapsamında, şirket yönetim kurulu kararlarının ve ticaret sicil kaydının eksiksizce dosya içerisine alınıp incelenerek, şirketin hisselerinin devir tarihi itibariyle basımı yapılan nama yazılı hisse veya ilmuhaber senedi niteliğinde mi yoksa çıplak pay niteliğinde mi olduğu, hisse devrine dair alınan yönetim kurulu kararının devir şartlarını taşıyıp taşımadığı ve geçerli olup olmadığının tespiti ile sonuca varılması gerekirken, davacının ibraz ettiği ilmuhaber ve hisse senedi ihracına dair yönetim kurulu kararları, basılı hisse senedi örneği, matbaa faturası hiç değerlendirilmeksizin hisselerin çıplak olduğu ve bu nedenle alacağın temliki yoluyla yapılan devrin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin birleşen dava davalısından alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.