11. Hukuk Dairesi 2009/2432 E. , 2010/8880 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.09.2008 tarih ve 2006/327-2008/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, du…
**11. Hukuk Dairesi 2009/2432 E. , 2010/8880 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.09.2008 tarih ve 2006/327-2008/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin Mersin Noterler Odasına üye olarak açtırmak zorunda oldukları Noterlik Ortak Cari Hesabının kontrol ve idaresinin Noterler Odasına ait olduğunu, davalılardan ...’in oda sekreteri olarak görevde iken ıslak imza bulunmayan sahte belge düzenlendiğini, davalı bankada bulunan hesaptan 9.870.000.000 TL’yi davacılardan 8 nci noter ...’in Denizcilik Bankası İnternet Şubesi’ndeki hesabına EFT yaptırarak kendi borçlarını ödemede kullandığını, sahte belge ile böyle bir ödemenin bankanın basiretsiz davranması sonucu oluştuğunu ileri sürerek, 9.870.000.000 TL’nin reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ...’in Oda’da 7 yıldır yetkili olması, havale edilen hesap sahibinin de yine noter olması, antetli kağıt ve sıcak mühür kullanılması karşısında şüphe uyanmamasının normal olduğunu, paranın havale sonrasında, diğer davalının hesabına nasıl aktarıldığı hususunun bankanın bilgisi dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu belgelerdeki imzanın şekline, infaz kabiliyetine göre ve davalı bankaya verilen talimatın noter odasının antetli kağıdına yazılması nedeni ile davacıların yanlarında uzun süreli çalışan davalı ...'in seçiminde özenli davranmadıkları ve oda mührünü gereği gibi korumadıkları için %50 kusurlu oldukları, davacılardan ...’in gizli olması gereken internet şifresinin davalı ...’in eline geçmesine özensizliği ile neden olduğu için %80 oranında kusurlu olduğu, her bir davacının zararın tamamını değil hisselerine düşen miktar kadar talepte bulunabileceği gerekçesiyle davalı ... hakkında verilen karar daha önce kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 197,40 YTL ve diğer davacılar için 493,50’şer YTL olmak üzere toplam 4.638,00 YTL’nin faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 275.50 TL temyiz ilam harcın temyiz eden davalı bandana alınmasına, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.