7. Hukuk Dairesi 2022/5596 E. , 2023/6230 K. MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/930 E., 2022/624 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/289 E., 2021/96 K. Taraflar arasındaki baz istasyonlarına yönelik el atmanın önlenmesi ve kâl davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davada …
**7. Hukuk Dairesi 2022/5596 E. , 2023/6230 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/930 E., 2022/624 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/289 E., 2021/96 K. Taraflar arasındaki baz istasyonlarına yönelik el atmanın önlenmesi ve kâl davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleşen dava dosyalarında davalılardan ...'a ait evin çatısına diğer davalı şirketler tarafından kurulmuş olan iki adet baz istasyonunun, çevreye ve insan sağlığına zarar verdiğini, komşu evlerde yaşayanlarda kanser hastalığının ortaya çıkmaya başladığını belirterek baz istasyonlarının kaldırılmasını talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı ... İletişim A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, ilgili yönetmelikte, tüm dünyada kabul gören, insan ve çevre sağlığı bakımından sakınca arz etmeyen limit değerlerinin belirlendiğini, baz istasyonlarının ve transmisyon kulelerinin bu değerlerin altında çalıştırılması için kontrol ve yaptırım mekanizmalarının oluşturulmuş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; davacıların husumet ehliyetlerinin ve hukuki yararlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde keşif yapıldığı, davacıların taşınmazları ile çekişme konusu baz istasyonunun konumları da gözetilmek suretiyle, aynı yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen ölçüm cihazları vasıtasıyla gerekli ölçümlerin yapıldığı, belirtilen ilkeler doğrultusunda bilirkişiden rapor alındığı, 22.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda ölçüm sonuçlarına göre elektrik alanı değerlerinin ortam için sınır değerinin altında olduğu, baz istasyonlarının elektrik alan değerleri yönünden mevcut yönetmeliğe uygun olduğu yönünde Tekno Telekominikasyon bilirkişisinin görüş bildirdiği, İnönü Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalında görev yapan iki öğretim üyesi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise baz istasyonlarından alınan radyasyon miktarının literatüre göre zararlı seviyede ısı artışı yapamayacağı, oluşan kanserlerin bu maruziyetten kaynaklandığının tıbben mümkün olmadığı, baz istasyonu kurulumundan dört yıl sonra aynı aileden çok sayıda kanser hastasının olmasının nedeninin bu ailenin genetik mutasyonları ile ilgili olabileceği belirtildiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Yapılan inceleme ve bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu gerekçesiyle hükmün kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; komşuluk hukukundan kaynaklanan hallerde el atmanın önlenmesi davası açılabilmesi için, kural olarak bir zararın doğmuş olması gerektiği, ancak, istisnai durumlarda, henüz zarar doğmadığı halde, yakın gelecekte zarar doğacağı pek muhtemel veya muhakkak ise bu hakkın kullanılabileceği, bu nedenle baz istasyonlarının uzun vadede sağlığa zarar vereceği/verebileceği, baz istasyonlarından psikolojik olarak etkilenildiği/etkilenileceği vs. şeklindeki kanıtlanması mümkün olmayan soyut iddialarla açılan davaların dinlenmesinin mümkün olmadığı, davacıların taşınmazları ile çekişme konusu baz istasyonunun konumları ve mesafeleri gözetilmek suretiyle, Elektronik Haberleşme Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddetinin Uluslararası Standartlara Göre Maruziyet Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Kontrolü Ve Denetimi Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen ölçüm cihazları vasıtasıyla gerekli ölçümlerin yapıldığı, yönetmelikte belirtilen ilkeler doğrultusunda bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişinin yönetmelikte belirlenen sıfata haiz olduğu, 22.09.2019 tarihli tarihli bilirkişi raporunda ölçüm sonuçlarına göre elektrik alanı değerlerinin ortam için sınır değerinin altında olduğunun, baz istasyonlarının elektrik alan değerleri yönünden mevcut yönetmeliğe uygun olduğunun ve gerekli güvenlik mesafesine ilişkin koşulların sağlandığının bildirildiği, fen bilirkişisi tarafından davacıların taşınmazlarının çekişme konusu baz istasyonlarına göre konumları ve uzaklıklarının belirlendiği, İnönü Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim dalında görev yapan iki öğretim üyesince tanzim edilen bilirkişi raporunda, alınan radyasyon miktarının literatüre göre zararlı seviyede ısı artışı yapamayacağı, oluşan kanserlerin bu maruziyetten kaynaklandığının tespitinin tıbben mümkün olmadığı, baz istasyonu kurulumundan dört yıl sonra iki hastanın solid kanserden ölmüş olmasının, aynı aileden çok sayıda kanser hastasının olması nedeni ile bu ailenin genetik mutasyonlar, alınan gıdalar veya baz istasyonu dışı diğer çevresel nedenlerin kanser oluşumundan sorumlu olabileceğini tıbben düşünmenin daha doğru olacağının bildirildiği birlikte değerlendirildiğinde davaya konu baz istasyonlarının limit değerlere ve güvenlik mesafelerine uygun olarak kurulduğu ve işletildiği, baz istasyonlarının güvenlik mesafesinin davacılara ait yaşam alanlarına uzaklıklarının güvenlik mesafesi dışında olduğu, yaydığı elektromanyetik alan değerlerinin olağan seviyelerde olduğu ve baz istasyonlarının davacıların sağlığına zarar verdiğinin bilimsel delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen dava davacılarının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hüküm temyiz edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, baz istasyonunun kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Baz istasyonları, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 37 nci maddesi gereğince BTK tarafından bu konuyu düzenleyen Yönetmelikteki yer, ölçü ve limit değerlere göre verilen güvenlik sertifikası gereğince kurulan, günümüzde haberleşme ve iletişimin sağlanmasında önemli bir yeri olan, genel olarak alıcı/verici antenleri sayesinde elektromanyetik dalgaları (sinyalleri) alma ve gönderme işlemi yapan sistemlerdir. Konuşmanın az olduğu kırsal alanlarda 35 km’lik, konuşma trafiğinin daha yoğun olduğu şehir merkezlerinde ise 1-2 km’lik bir mesafe içinde hizmet verebilen, çıkış güçleri oldukça düşük olan cihazlardan oluşmaktadır. 2. Ulaşılan son teknolojik gelişmelere göre, telefonla haberleşme ve iletişimin sağlıklı ve verimli olarak gerçekleştirilebilmesi için baz istasyonlarının bal peteği benzeri hücresel bir yapıda ve her bir peteğin içinde de en az bir baz istasyonu bulunacak şekilde kurulması zorunludur. Her bir istasyon kapasitesi itibariyle belirli sayıda abonenin haberleşmesini sağlayabileceğinden nüfusun yoğun olduğu yerleşim merkezlerinde daha çok sayıda baz istasyonu kurulması gerekmektedir. Şehirlerin dışına çıkartılmaları halinde hücresel yapı bozulacağından haberleşme ve iletişimin sağlanabilmesi için gerek baz istasyonlarından abonelere gerekse abonelerden baz istasyonlarına karşılıklı olarak gereğinden çok yüksek elektromanyetik dalgalar gönderilmek zorunda kalınacak, toplum sağlığı olumsuz yönde etkilenecektir. 3. Diğer taraftan, 05.11.2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanun'u ve bu Kanun gereğince çıkartılan yönetmelik uyarınca baz istasyonlarının sağlığa zarar vermeyecek şekilde; nerede, nasıl, hangi ölçü ve limitler dahilinde kurulacağını belirleme ve kurallarını koyma işlemleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının (BTK) görev ve yetkisindedir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen dava davacıları vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.