TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 06/12/2022 NUMARASI : 2021/313 Esas 2022/963 Karar DAVA : Alacak (Saklama Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/05/2021 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı ile davalı tara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/955 Esas 2026/405 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/955 KARAR NO : 2026/405 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 06/12/2022 NUMARASI : 2021/313 Esas 2022/963 Karar DAVA : Alacak (Saklama Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/05/2021 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davacı ile davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; yurt dışına dava dışı şirkete gönderilecek ürün ile ilgili ürünün nakliye ve gümrük işlemlerinin yapılması hususunda davalı şirketle anlaşılarak ürünün teslim edildiğini, ürünün nakliyesi sırasında hasarlandığını, davalı tarafça 1.947,00 Euro bedelli hasarın giderilmediğini, hasar nedeni ile gümrükleme işlemlerinin uzadığını ve bu nedenle 1.184,54 TL ceza da ödemek zorunda kaldığını, zararın davalı tarafça giderilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.044,00 TL zararın ihtar tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, zararla eylem arasında illiyet bağı bulunduğunun ispatı gerektiği, zararın karşılanmasını teklif ettiğini ancak davacı tarafın kötü niyetli olarak kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden değil depolama sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının satın almış olduğu ürünün davalıya ait depo içinde yer değiştirme sırasında tahta paletlerin kırılması neticesinde zararlandığı, her ne kadar davalı zararla eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını savunmuş ise de paletlerin kırıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, bilirkişi tarafından zararla olay arasında illiyet bulunduğunun belirlendiğini, davalı çalışanlarının kusurlu bulunduğu anlaşılmakla zarardan davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, tarafların zararın miktarı konusunda anlaşamadığı, bilirkişi tarafından servis belirlemesine itibar edilmesi gerektiği konusundaki görüşün yerinde olduğu, hasar nedeni ile gümrükleme işlemlerinin gecikerek davacının bu nedenle ceza ödediği ve buna ilişkin faturaların dosyada mevcut olduğu, hasardan ve doğrudan zarar niteliğinde kabul edilebilecek bu zarar kaleminden de davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle; "davanın kabulü ile 21.044,00 TL'nin 30/08/2020 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" dair karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; seçimlik hak kapsamında değerlendirildiğinde talebi gereği ödemenin EURO cinsinden yapılması gerektiğini, aksi takdirde hak kaybına uğrayacağını, seçimlik hakkın TL'den yana kullanıldığı ifadesinin mesnetsiz ve hatalı olduğunu dava açıldığı tarihteki kurla ödeme tarihindeki kur arasında ciddi fark olduğunu, davanın açıldığı tarihteki kura göre ödeme yapılması hukuka aykırı olduğu gibi büyük bir hak kaybına neden olacağını ileri sürmüştür. Davalı istinaf dilekçesinde özetle; taşımaya konu üründeki hasardan sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere zararı karşılayarak sigorta eksperi tarafından onarım bedeli olarak belirlenen 1031,20 USD tutarı ödemek istediğini ancak davacının kabul etmediğini, gümrükleme işlemi nedeniyle ödenen bedelin kendisinden talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, depolama/ saklama sözleşmesi kapsamında meydana gelen zararın kusurlu yandan tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan, 17/06/2020 tarihli fatura kapsamında Pakistan Ülkesinde yerleşik ... unvanlı firmaya, 9300 Euro bedelli 1 kap " Hız Kontrol Cihazı" sattığını, satış ile ihraç edilen cihazı nakliye ve gümrükleme işlemleri için davalı ... deposuna ahşap bir sandık içinde teslim ettiğini, ancak burada cihazın sandık içinde taşınması sırasında Forklift bıçak darbesi ile hasarlandığını ( sandığın köşesinden kırılması ile o noktada cihazın metalinin eğilerek hasarlandığı) ileri sürerek 19.839,00 TL cihaz yetkili servisince belirlenen hasar tutarı ile gümrük tarafından gecikmeden kaynaklı tarafına ödettirilen ceza tutarı 1.184,54-TL ceza tutarı toplamı 21.044,00 TL zararının karşılanması istemiyle elde ki davayı açmıştır. Davalı yan ise, sigorta şirketi tarafından gönderilen eksper incelemesi ile tespit edilen 1031,21 Dolar hasar bedelinin, davacıya ödenmek istendiğini ancak bu bedelin kabul edilmediğini savunmuş, mahkemece; davanın kabulüne dair yazılı olduğu üzere karar verilmiştir. Taraflar arasında saklama sözleşmesi bulunup davalı ...'ın deposuna teslim edilen ürünler yönünden bu ürünlerin uçağa yerleştirilmesine kadar nakliye- muhafaza- saklama hizmeti verdiği, davacının yurtdışına satışını gerçekleştirdiği ürünün uçağa teslimine kadar davalıya tevdi edildiği, depo içerisinde ürünün ahşap sandıkla korunaklı halde taşınması sırasında davalı yan çalışanının kusuru ile Forklift bıçak darbesi sonucu hasarlandığı, davalı yan sigortasınca gönderilen eksper tarafından tespit edilen tutarın davacı yana ödenmek istendiği ancak davacının, cihazın tek yetkili servisi tarafından belirlenen tutarın ödenmesinde ısrarcı olduğu hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; hasarlanan cihazın tamir bedelinin ne kadar olduğu, yetkili servis tarafından belirlenen tutar kadar olması gerekip gerekmediği, ürünün gümrükte gecikmesi nedeniyle davacıya ödettirilen gecikme cezasından davalı yanın sorumlu tutulup tutulamayacağı, davacı talebinin döviz cinsinden olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Hal böyle olunca somut dosya kapsamında toplanan deliller, denetime ve hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu kapsamı ile tarafların istinaf itirazları hep birlikte değerlendirildiğinde; konusunda uzman bilirkişi heyetince sunulan 01/08/2022 tarihli rapor kapsamına göre, davaya konu cihazın, davalı deposunda ve sorumluluğunda gerçekleştirilen uçağa teslim hazırlıkları sırasında ahşap sandık ambalajlı ürünün forklift bıçak darbesi sonucu hasara uğradığının, cihazın tek yetkili firması tarafından verilen 1.947,00 Euro hasar bedelinin rayice uygun olduğunun, yaşanan gecikmeden dolayı davacı yanca geç gümrükleme nedeniyle belgeler karşılığında ödenen cezalar toplamının 1.184,54-TL olduğunun, dosyada mevcut davalı yan sigorta ekspertiz raporundaki fotoğraflar ile olayın ve meydana gelen hasarın uygunluk arz ettiğinin, bir başka ifadeyle illiyet bağı bulunduğunun açıkça anlaşılması, davalıya ait ve kapalı alana sahip depo sınırları içerisinde gerçekleştirilen depolama/ saklama/ muhafaza etme ve uçağa nakletme faaliyetlerinden dolayı sözleşme kapsamında davalı yanın kontrol ve sorumluluğuna bırakılan cihazın depo içerisinde yer değiştirme, istifleme, yükleme, boşaltma amacıyla gerçekleştirilen faaliyetleri esnasında davalı yan çalışanlarınca gerekli özen ve dikkatin gösterilmemesi sonucunda dava konusu olayın ve zararın oluştuğunun ve davalı yanın gerçekleşen olayda tam kusurlu olduğunun anlaşılmış olması karşısında davalı yanın olayda illiyet bulunmayarak yetkili servis tamir bedeli ve gümrük cezaları toplamı ile oluşan zarardan sorumlu olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilemeyeceğinin anlaşılması, davacı vekilinin 18/10/2022 tarihli beyanında, dava dilekçesinin netice kısmında, alacağın dava tarihindeki kur üzerinden ve TL cinsinden tahsili istemi belirtilmiş ise de seçimlik haklarını yabancı para alacağı cinsinden kullanılmak istediklerini beyan ettiği anlaşılmakta olup TBK'nın 99. maddesine göre; "... kapsamında ülke parası ile belirlenen para borcu, aksi kararlaştırılmadığı sürece, yabancı para birimi ile ödenemez. Yabancı para birimi ile belirlenen para borcu ise ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenebilir." düzenlemesi ile yabancı para borcunun ödeme gününde ödenmemesi halinde alacaklıya seçimlik haklar sunulmakla birlikte bu hakların kullanılmasına ilişkin irade beyanı inşai (yenilik doğrucu) sonuçlar doğurduğundan dava dilekçesinde ki "TL" cinsinden yapılan talepten dönmenin mümkün olmaması, bir başka deyişle davacı seçimlik hakkını dava açarken "TL" üzerinden kullanmış olmakla bu tercihinden dönerek "EURO" cinsinden talepte bulunamayacağının anlaşılmış olması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı ve davalı yanların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 492,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 240,00-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 492,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 240,00-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Taraf vekillerince yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 08/04/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-