İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/03/2026 İstirdat talebinin kabulüne ,manevi tazminat isteminin reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı ile davalı arasında müvekkilinin işlettiği ... işletmesi ile ilgili bir bayilik ve borç ilişkisi doğmuş olup, borçlu konumda olan müvekkilinin 08.06.2022 tarihinde davalı yana ait pos cihazından kredi kartı ile 2.000-TL tutarındaki borcunun …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1482 KARAR NO: 2026/439 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/03/2023 NUMARASI: 2022/886 Esas 2023/243 Karar DAVA: İstirdat -Manevi Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/03/2026 İstirdat talebinin kabulüne ,manevi tazminat isteminin reddine dair kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı ile davalı arasında müvekkilinin işlettiği ... işletmesi ile ilgili bir bayilik ve borç ilişkisi doğmuş olup, borçlu konumda olan müvekkilinin 08.06.2022 tarihinde davalı yana ait pos cihazından kredi kartı ile 2.000-TL tutarındaki borcunun tamamını ödediğini, fakat davalı, buna rağmen haksız ve kötü niyetli bir şekilde aynı alacağı İstanbul ..... İcra Dairesinin ... Esas numaralı dosyasına konu ederek müvekkili hakkında icra takibi başlatmış olup, icra emri 10.06.2022 tarihinde kendisine tebliğ olduğunu, müvekkilinin icra takibi başlatıldığını öğrenmesinin üzerine davalı Şirketi arayıp anılı icra takibine konu borcun önceden ödendiğini şirket avukatı ile görüşüp icra takibini durduracaklarını söylediğini, müvekkilden anılı takibe itiraz etmemesini rica ettiğini, davalı paranın ödendiğini bile bile müvekkiline karşı haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi açtığını ve hacizler yaptığını, davalının çalışanının samimi söylemine güvenen müvekkilinin icra takibinin durdurulduğunu düşünerek icra dairesine herhangi bir itirazda bulunmadığını ve kontrol etme ihtiyacı da duymadığını, davalının haciz aşamasına geçmesinin üzerine 01.07.2022 tarihinde müvekkilinin hissedarı bulunduğu ... plakalı araç üzerine mahrumiyet eklenmiş olup araç kaydına sadece 200-TL yakalama avansı karşılığında yakalama şerhi konulduğunu, akabinde anılı araç 10.07.2022 veya 11.07.2022 tarihinde müvekkilinin kardeşi tarafından kullanılırken Elazığ ilinde yakalandığını, müvekkilinin yapılan bu haksız haczin ve yakalamanın ortadan kalkması için buna dair icra müdürlüğüne dilekçe ile başvurarak 13.07.2022 tarihinde zaten ifa etmiş olduğu bir borcu cebr-i icra tehdidi altında takip masrafları ile beraber tekrardan icra dosyasına ödemek zorunda kaldığını, bunun yanında söz konusu haksız haczin ardından müvekkilinin aracını geri alabilmesi için müvekkilden 700-TL yediemin (otopark) ücreti talep edilmiş olup bu miktar da müvekkil tarafından ödendiğini, ancak bu miktar yönünden müvekkile herhangi bir makbuz ne yazık ki verilmediğini, davalının haksız ve kötü niyetli icra takibi açması sonucu müvekkilinin borcu olmayan bir parayı icra takibi baskısı ile ödemek zorunda bırakıldığından dolayı maddi anlamda zarara uğradığını ve mağdur olduğunu, haksız yere açılan İstanbul .....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibi sonucu cebri icra takibi neticesinde tekraren ödemek zorunda kaldığı 3.425,03-TL'nin İİK m.72 uyarınca ödeme tarihi olan 13.07.2022 tarihinden itibaren işlemiş avans (ticari) faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve beraberinde 20.000-TL manevi tazminatın arabuluculuk başvuru tarihi olan 22.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili; davacı tarafın kötü niyetli olarak müvekkilden haksız çıkar sağlama güttüğünü, manevi tazminat talebi için gerekli kusur şartı müvekkili nezdinde gerçekleşmediğini, davacının talepleri tamamen haksız ve hukuka aykırı olup taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, zira taraflarınca başlatılan ilamsız takibe itiraz imkanı yasal olarak mümkün olduğunu, yine bu itiraz neticesinde söz konusu takip kendiliğinden duracağını, ancak davacı tamamen kendi ihmali ve kanıları ile takibin kesinleşmesine ve devamına imkan sağladığını, yasal itiraz hakkını kullanmamayı tercih ederek takibin devamına imkan sağlayan kişi bizzat davacı iken müvekkiline kusur atfetmesinin kabulü mümkün olmadığını, yine kendi kusurlu davranışı neticesinde iddia ettiği zarardan da müvekkilinin değil ancak kendisi sorumlu tutulabileceğini, dolayısıyla istenilen manevi tazminat talebi tamamen haksız ve hukuka aykırı olup yasal bir dayanağı bulunmamakta olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davacı yanca ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, dava esasına geçilmesi halinde, yapılacak yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Davalı vekili 25/01/2023 tarihli dilekçesi ile ".... Dolayısıyla icra dosyasına ödenen 3.425,03 TL'nin iadesine yönelik davayı kabul etmekteyiz..." diyerek davacının istirdat talebini kabul ettiklerini beyan ettiği bu nedenle istirdat davasının kabul nedeniyle kabulüne ve 3.425,03-TL'nin 13/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; 6098 sayılı TBK nın 58. maddesi hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği, kusura dayanan sorumluluk olduğundan haciz yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötüniyetli ve ağır kusurlu olması aynı zamanda haksız haciz nedeni ile borçlunun ağır zararının doğması gerektiği, haksız haciz nedeni ile davacının ağır bir zararının olduğu iddia edilmediğinden davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; borçlu olunmamasına rağmen icra takibi açılarak Müvekkilin aracına haksız yere haciz konulması ve aracının yakalatılması sonucunda Müvekkil, bu onur kırıcı davranıştan dolayı ailesi ve yakın çevresine karşı yoğun bir utanç ve mahcubiyet duyduğunu, aracın yakalandığı yerin küçük oluşu sebebi ile Müvekkil ve ailesinin çevrede tanınıyor oluşu da beraberinde Müvekkilin gururunun ve onurunun fazlasıyla incinmesine sebebiyet verdiğini, müvekkil bu olaydan sonra çevresinde borçlarını ödemeyen sorumsuz biri olarak lanse edildiğini, yaşanan bu olaydan kaynaklı kişilik haklarının (isim, şeref, haysiyet gibi değerleri) zedelendiği de göz ardı edilmemesi gerektiğini, davalı taraf basit bir araştırma ile esasen Müvekkilinin borçlu olmadığını tespit edip takip açmaması gerektiğini, ya da müvekkil kendileri ile temas kurduğunda haciz yapmayarak takibi geri çekmeleri gerektiğini, olayda davalının kötü niyeti ve ağır kusuru mevcut olup icra takibi açılması ve beraberinde haciz işlemi yapılmasının kanuna aykırı olduğunu ve bu işlemlerin müvekkiline zarar vermek amacı ile yapıldığını, davalı bilerek kasti bir şekilde müvekkilin dediklerini ve ödeme belgesini dikkate almadığını, paranın kendilerince daha öncesinde tahsil edildiğini bilmelerine rağmen müvekkiline karşı haksız eylemlerine devam ettiğini ve müvekkili nezdinde ağır zararın doğmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilin isim, resim, şeref, haysiyet gibi değerlerinde ihlale yol açtığını, manevi tazminat koşulları somut olayda gerçekleşmiş olup bu sebeple paranın alım gücü ve müvekkilin yaşadığı ağır mağduriyet göz önüne alındığında talep edilen 20.000-TL manevi tazminat bu bağlamda makul kaldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava haksız icra takibinde ödenen bedelin istirdadı ve haksız haciz nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.Haksız haciz nedeniyle manevi tazminat talep edilebilmesi için,ihtiyati haczin haksız olması ve davacının manevi zarara uğraması yanında, ayrıca davalının ihtiyati hacizde kötü niyetli veya ağır kusurlu olması gerekmektedir. Bu kapsamda somut olayda, davalı tarafından 08.06.2022 tarihinde ödenen borcun tahsili için 10.06.2022 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davacının takibe itiraz etmemesi üzerine ilamsız takip kesinleşmiş, alacaklı davalı vekili 22.06.2022 tarihinde kesinleşen takipte haciz yapılmasını talep etmiş, alacaklı davalı vekilinin talebi üzerine 01.07.2022 tarihinde araç üzerine mahrumiyet şerhi işlenmiştir. Bu halde, bu arada aradan geçen zamana göre ödenmiş borç için çok sayıda taşınmaza, araca haciz şerhi konulmuş araca yakalama yazısı yazılmıştır. Bu halde; ödeme tarihi ile takip tarihi birbirine yakın ise de devam eden süreçte haciz işlemlerine devam edilmesi nedeniyle davalının konulan hacizlerde ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu halde davalının, takip başlatıldığı sırada borcun ödendiğini bilmediği kabul edilse dahi takip kesinleştikten sonra ilerleyen aşamada borcun ödendiğini tesbit edebilecek durumda olup haciz aşamasında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenle somut olayın özellikleri ile kusurun ağırlık derecesine göre davacı yararına manevi tazminat takdiri gerekirken, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Somut olayın özellikleri, tarafların ekonomik durumları gözetilerek 10.000-TL manevi tazminata hükmedilmesinin manevi tatmin sağlayacak kadar olabileceği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; davacının manevi tazminat istemi yerinde değil ise de yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından kararın kaldırılmasına yeniden karar verilerek istirdada ilişkin kesinleşen kararın aynen tekrar edilmesine ,manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2023 Tarih 2022/.... Esas 2023/.. Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Davacının istirdat davasının kabul nedeniyle kabulüne ve 3.425,03-TL'nin 13/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne; 10.000-TL manevi tazminatın 22.08.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 917,06-TL karar harcından davacı tarafından peşin ödenen 400,05-TL harcın mahsubuna, kalan 517,01-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye ödenmesine, Davacı tarafından ödenen 480,75-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 90-TL posta tebligat ücretinin davanın kabulü oranında hesaplanan 67,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, İstirdat istemi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesaplanan 1.712,51 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Manevi tazminat isteminin kabul edilen kısmı için takdir olunan 10.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı lehine takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560-TL arabulucu ücretinin 1.170-TL'sinin davalıdan, kalan 390-TL 'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine," Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 158-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 120-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/03/2026