TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/03/2022 NUMARASI : 2019/358 Esas 2022/140 Karar DAVA : Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2019 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekill…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/154 Esas 2025/949 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/154 KARAR NO : 2025/949 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/03/2022 NUMARASI : 2019/358 Esas 2022/140 Karar DAVA : Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2019 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde işçinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebi ile açılan tazminat davasının kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın icra takibine konulması sonucu müvekkilinin icra dosyasına ödeme yaptığını, dava dosyalarında harç ve masraf ödediğini belirterek icra dosyasına ödediği bedelden şimdilik 20.000,00 TL’nin, harç ve yargılama masrafları için şimdilik 100,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini icra dosyasına ödenen bedel yönünden toplam 97.397,11 TL, harç ve yargılama masraflarına ilişkin talebi yönünden toplam 3.355,00 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, işletme hakkı devir sözleşmesi, ihale şartnamesi, hisse devir sözleşmesinin birlikte yorumlanması gerektiğini, ödemelerin hisselerin tamamının müvekkiline ait olduğu dönemde gerçekleştirildiğini, bu durumun bilançolara yansıdığını, bölgede faaliyet gösteren ayrı tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişilikleri sonlandırılarak davacı şirkete bağlandığını, bu nedenle İHDS öncesindeki dağıtım faaliyetlerinden doğan sorumluluğun müvekkiline ait olmadığını, davacının işçisinin sözleşme kapsamında üçüncü kişi sayılamayacağını, ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini, dayanak davanın ve icra dosyasının hiçbir aşamada müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin sadece dayanak kararda yer alan miktardan sorumlu tutulabileceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusu iş kazasının dağıtım faaliyetinin davalı ... tarafından yürütüldüğü 2003 yılında 24.07.2006 tarihli İHDS'den önce gerçekleştiği, ödemenin ise hisse devir sözleşme tarihi olan 30/10/2009 tarihinden sonra 2019 yılında ifa edildiği, hisse devir tarihinde bilançoda yer almayan bu ödemenin rücuya konu davanın dava dışı işçi mirasçı ve yakınları tarafından ... aleyhine açıldığı, davanın ... tarafından ...'a da ihbar edildiği, davalının davadan haberdar olan davalı bakımından 97.397,11 TL'nin ödeme tarihi olan 05.03.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile davacının rücu hakkı bulunduğu, dayanak davada verilen karara ilişkin dava dosyasında yapılan ve yargılama gideri olan 3.355,50 TL yargılama giderinden onama harcı olan 1.823,00 TL'nin davacı tarafından ödendiğinin ispatlanamadığı, harç tahsil müzekkeresi düzenlendiği, bunun dışında davacı tarafından 1.532,50 TL harç ve masraf yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 97.397,11 TL'nin ödeme tarihi olan 05.03.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, dayanak dava dosyasında yapılan masraflardan davaya konu 100,00 TL'nin dava tarihi olan 27/06/2019 tarihinden, bakiye 1.432,50 TL'nin ıslah tarihi olan 12/10/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya dayanak belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulmadığını, somut delil gösterilmediğini, davanın zaman aşımına uğradığını, devre esas bilanço düzenlemesi ile her türlü borç ve alacak işlemleri kesinleştiğini, hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verildiğini, işçinin 3. kişi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dağıtım şirketlerinin ihds öncesi tüzel kişiliklerinin bulunduğunu, her türlü yetki ve sorumluluklarının olduğunu, müvekkilinin icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının söz konusu davaya ilişkin faizi ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkının bulunmadığını, davacının ödemeyi yaptıktan sonra rücu edilecek kişi ve rücu miktarını bilmesine rağmen kendi kusuruyla faizin artmasına neden olduğunu, TMK'nun 2. maddesi uyarınca avans faizi talebinin reddedilmesi gerektiğini, dayanak davada alacağın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedildiğini, davacının ödemeleri yasal faiz üzerinden yaptığını, bu nedenle ancak yasal faiz talep edebileceğini, hükmedilen vekalet ücreti, alacak ve yargılama giderlerinin fahiş olduğunu, ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece reddedilen 1.823,00 TL onama harcı açısından harç tahsil müzekkeri yazıldığının tespit edildiğini, ancak bu tutarın müvekkili şirketçe ödenip ödenmediğinin tespit edilemediğinin kabul edilemeyeceğini, vergi dairesine yazılan harç tahsil müzekkeresi dolayısıyla müvekkilinin ödeme yapmakla mükellef olduğunu, ödeme yapmamak gibi bir seçeneğinin bulunmadığını, davalı tarafa rücu etme imkanının olduğu 1.823,00 TL onama harcının müvekkilince ödenmediğinin düşünülemeyeceğini, müvekkilinin ödeme yapmamak gibi bir seçeneğinin bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 18/10/2017 tarih 2016/388 Esas 2017/357 Karar sayılı ilamının incelenmesinde (bozma öncesi 2007/81 Esas); davacısı ..., ..., ..., davalısı ... A.Ş. olup, 14/10/2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu işçinin vefatı nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan davada maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/223 sayılı takip dosyası ile; alacaklı ..., ..., ... tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) yukarıda anılan ilamına dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, ... A.Ş. tarafından icra dosyasına 05/03/2019 tarihinde 97.483,28 TL ödendiği anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında hesap bilirkişiden alınan bila tarihli kök raporda, davacının dava dışı işçi için hak sahiplerine ödediği 97.397,11 TL ödemeyi davalı kuruma rücu edebileceği, dava dosyasında davacı adına 3.355,50 TL yargılama gideri tahsilatı bulunduğu, ancak bunlardan 1.823,00 TL onama harcının davacı tarafından ödenip ödenmediği, dosyaya yapılan bu ödemelerden davacıya iade edilen kısım bulunup bulunmadığıyla, davacı tarafından yapılmış başkaca masraf olup olmadığının tespit edilemediği tespit edilmiştir. Alınan 13/08/2021 tarihli ek raporda, dayanak dosyada 1.823,00 TL onama harcının borçlu ... A.Ş.'den tahsili için harç tahsil müzekkeresi düzenlendiğinin görüldüğü, dayanak davada toplam 3.355,50 TL davacının yargılama gideri yaptığı, bu miktar dahil icraya ödenen 97.397,11 TL ile birlikte toplam 100.952,61 TL'yi davacının davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacının rücuya dayanak dava dosyasında 03/01/2013 tarihinde 119,00 TL temyiz başvuru harcı, 03/01/2013 tarihinde 65,00 TL temyiz posta masrafı, 03/01/2013 tarihinde 497,50 TL temyiz karar harcı, 17/03/2015 tarihinde 45,60 TL tehiri icra karar harcı, 22/10/2014 tarihinde 50,00 TL gider avansı, 08/10/2014 tarihinde 123,60 TL temyiz başvuru harcı, 08/10/2014 tarihinde 25,20 TL temyiz karar harcı, 10/01/2018 tarihinde 98,10 TL istinaf başvuru harcı, 10/01/2018 tarihinde 100,00 TL istinaf posta masrafı, 10/01/2018 tarihinde 35,90 TL istinaf karar harcı, 02/01/2018 tarihinde 176,60 TL temyiz başvuru harcı, 02/01/2018 tarihinde 100,00 TL temyiz posta masrafı, 02/01/2018 tarihinde 96,00 TL temyiz karar harcı ödediği, 1.823,00 TL onama harcı için dayanak dava dosyasında harç tahsil müzekkeresi düzenlendiğine ilişkin sayman mutemet alındıları, harç tahsil müzekkeresi ve tahsilat makbuzlarından anlaşılmıştır. Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı işçinin iş kazası nedeniyle ölümü sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini için davacı aleyhine açılan tazminat davasında yapılan yargılama sonunda maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, dava dışı mirasçıların mahkeme ilamını davacı aleyhine icra takibine koyması sonucu davacının Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/223 sayılı takip dosyasında 05/03/2019 tarihinde 97.483,28 TL ödediği, ayrıca davacının rücuya dayanak dava dosyasında 03/01/2013 tarihinde 119,00 TL temyiz başvuru harcı, 03/01/2013 tarihinde 65,00 TL temyiz posta masrafı, 03/01/2013 tarihinde 497,50 TL temyiz karar harcı, 17/03/2015 tarihinde 45,60 TL tehiri icra karar harcı, 22/10/2014 tarihinde 50,00 TL gider avansı, 08/10/2014 tarihinde 123,60 TL temyiz başvuru harcı, 08/10/2014 tarihinde 25,20 TL temyiz karar harcı, 10/01/2018 tarihinde 98,10 TL istinaf başvuru harcı, 10/01/2018 tarihinde 100,00 TL istinaf posta masrafı, 10/01/2018 tarihinde 35,90 TL istinaf karar harcı, 02/01/2018 tarihinde 176,60 TL temyiz başvuru harcı, 02/01/2018 tarihinde 100,00 TL temyiz posta masrafı, 02/01/2018 tarihinde 96,00 TL temyiz karar harcı ödediği, 1.823,00 TL onama harcı için ise herhangi bir ödeme belgesi ibraz edilmediği, dayanak dava dosyasında harç tahsil müzekkeresi düzenlendiği dosya içeriğiyle sabittir. Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme ile dayanak davada yapılan ve ödendiğine ilişkin sayman mutemet alındıları ve tahsilat makbuzları sunulan yargılama harç ve masrafları İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki (iş mahkemesi sıfatıyla) davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra dosyasına ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin anılan hususlara ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 Esas 2016/3219 Karar sayılı emsal içtihadı). Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik itirazlarına Dairemizce itibar edilmemiştir. Davalı vekilinin açılan davada avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında yer alan icra dosyasına ödenen bedel yönünden ödeme tarihi esas alınmış ise de, dayanak davada yapılan masraflara yönelik faiz başlangıç tarihi olan dava ve ıslah tarihine ilişkin davacı vekilinin bir istinaf itirazı bulunmadığından anılan tarihlerden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan harç ve vekalet ücretinde herhangi bir hata bulunmadığı gibi davacı tarafından yapılan ve dosya içerisinde belgeli olan giderler gözetilerek hüküm altına alınan yargılama gideri miktarında da herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelindiğinde, dava işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen İHDS'nin 7.4 maddesi uyarınca, dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun davalıya ait olduğu ve yine bu kapsamda üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek talep ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün de davalı tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir. İcra dosyasına davacı tarafından yapılan ödeme dışında, dayanak dava dosyasına 1.532,50 TL harç ve gider avansı yatırıldığına ilişkin sayman mutemet alındıları ile tahsilat makbuzları dosyaya ibraz edilmiştir. Dayanak davada verilen kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesince onanması üzerine kalan 1.823,00 TL onama harcının davalı ... A.Ş.'ye yüklenmesine karar verilmiştir. Anılan karar üzerine dayanak dava dosyasında mahkemece 1.823,00 TL onama harcının davalı ... A.Ş.'den tahsili yönünde 04/07/2019 tarihli harç tahsil müzekkeresi düzenlenmiş ise de, 1.823,00 TL onama harcının işbu dosyada davacı olan ... A.Ş. tarafından ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmemiştir. Hal böyle olunca, mahkemece davacının 1.823,00 TL onama harcını ödediğine ilişkin bir bilgi ve belge ibraz etmediği, davacının ödediğini ispatlayamadığı onama harcının rücuen tahsilini davalıdan talep edemeyeceği gözetilerek anılan miktar yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 6.757,88 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.689,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.068,41 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının peşin alınan 1.721,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.105,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/09/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.