T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/622 Esas KARAR NO : 2025/1886 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI : 2019/421 Esas - 2022/621 Karar TARİH: 01/11/2022 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/622 Esas KARAR NO : 2025/1886 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI : 2019/421 Esas - 2022/621 Karar TARİH: 01/11/2022 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya ait yüklerin, davalının fabrikasından alınarak, deniz yolu ile Amerika'ya taşınması konusunda davalı ile anlaştığını, davalıya ait yüklerin alınması için davadışı ... tarafından organize edilen tırların fabrikaya yönlendirildiğini, tırların astarya süresinin 12 saat olarak belirlendiğini, 12 saatlik astarya üstüne her 12 saatte bir işleyecek sürastarya sürelerinin davadışı ... tarafından tespit edilerek, müvekkiline yansıtıldığını, bu kapsamda toplam 33 adet taşıma gerçekleştirildiğini ve toplamda 34.000 TL bekleme ücreti alacağının ortaya çıktığını, ... tarafından müvekkili adına 34.000 TL fatura tanzim ettiğini, Belstarın tanzim etmiş olduğu faturalardan indirim yaptığını ve toplam 29.500 TL olarak yansıtıldığını, davalının ayrıca navlun bedelinden kaynaklı 330 USD borcunun bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı aleyhine, İstanbul Anadolu 4.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, yapılan bu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç elde edilemediğini ve huzurdaki davanın açıldığını belirterek davalarının kabulüne, İstanbul Anadolu 4.icra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında yapılan itirazın zararlarını karşılayan 29.500 TL ve 330 USD kısmının iptaline, alacağın likit olmasından dolayı dava değerinin %20 sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştirDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip değeri ile dava değerinin farklı olduğunu, icra takibi TL olarak açılmış iken dava dilekçesinin sonuç kısmında USD istenmesinin hukuken mümkün olmadığını, geçerli bir icra takibi bulunmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu icra takibinde, takip talebinde ve ödeme emrinde faturaya dayanılmadığını, tırlara ilişkin olarak sunulan giriş-çıkış kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını, yükleme ve boşaltmada makul süre için ayrıca ücret istenemeyeceğini belirterek öncelikle usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığı için davanın usulden reddine, sebebi ve varlığı kanıtlanamayan alacağın esastan reddine, kötü niyetli davacının, %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletil meşine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/11/2022 tarih ve 2019/421 Esas - 2022/621 Karar sayılı kararında; "Dava; deniz taşıması nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali davasıdır.Davacı tarafından İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının 23.07.2019 tarih 24.000 TL tutarlı, 07.09.2019 tarihli 10.000 TL tutarlı faturalar ile 330,00 USD bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle takip başlatıldığı, dava dilekçesinde takibe konu tutarın 29,500 TL ve 330,00 USD lik kısmı yönünden itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında davalıya ait emtianın davalının Tuzla Serbest Bölgesindeki işyerinden ...Limanlarına taşıması konusunda anlaşma sağlandığı, taşımalara ilişkin olarak ... ve ... sayılı konişmentoların düzenlendiği, konişmentoların ... adına acente sıfatıyla ... Denizcilik ve Taşımacılık tarafından düzenlendiği, buna göre dava dışı ... ... ... fiili taşıyan, davalının taşıtan olduğu, davacının akdi taşıyan sıfatına haiz olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin, davalıya ait yüklerin, davalının fabrikasından alınarak, deniz yolu ile Amerika'ya taşınması konusunda davalı ile anlaştığını, davalıya ait yüklerin alınması için davadışı ... tarafından organize edilen tırların fabrikaya yönlendirildiğini, tırların astarya süresinin 12 saat olarak belirlendiğini, 12 saatlik astarya üstüne her 12 saatte bir işleyecek sürastarya sürelerinin davadışı ... tarafından tespit edilerek, müvekkiline yansıtıldığını, bu kapsamda toplam 33 adet taşıma gerçekleştirildiğini, ve toplamda 34.000 TL bekleme ücreti alacağının ortaya çıktığını, ... tarafından müvekkili adına 34.000 TL fatura tanzim ettiğini, Belstarın tanzim etmiş olduğu faturalardan indirim yaptığını ve toplam 29.500 TL olarak yansıtıldığını, davalının ayrıca navlun bedelinden kaynaklı 330 USD borcunun bulunduğunu belirtmiş olup taşımaya ilişkin olarak dava dışı ... Denizcilik tarafından adına düzenlenen faturalar nedeniyle yaptığı ödemeleri davalı taşıtana rücu etmektedir. Davacı ... Denizcilik tarafından davacı adına 09.07.2019 tarihli faturaların düzenlendiği, davacı tarafından anılan faturalarda '... ...' açıklamasıyla belirtilen 21.480,00TL ve 8.020,00 TL toplamının davaya konuyu edildiği, faturaların ... ve ... sayılı taşımalara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davanın... ve ... sayılı konişmentolar tahtında yapılan taşımalara ilişkin olarak konteynerların taşındığı araçların Deri Serbest Bölgesi'nde yükleme için beklemesi nedeniyle oluşan bekleme ücretinden davalının sorumluluğunun tespiti hususundadır. TTK 863/3. Maddesinde " Taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır." düzenlenmesi bulunmaktadır. 06/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda sektör teamüllerine göre taşıma sözleşmelerinde, yükleme ve boşaltmalar için belirlenmiş bir bekleme süresi (serbest süre) belirtilmediği durumlarda; yurtiçi karayolu ile eşya taşımasında, yükleme ve boşaltmada makul sürenin 12 saat olduğu belirtilmiştir. Ayrıca dosyaya sunulan, davalı şirkete ait minmin.... .com uzantılı mail adresinden, davacı şirket yetkilisi ...'e ait ....com uzantılı mail adresine gönderilen 11.09.2019/09.37 zaman damgalı mailde; 'İşbirliği sürecinde standart bekleme ücretini alamadık. Her bir saat için 190,00TL standart bekleme ücretini kabul edemem. Bildiğim kadarıyla standart bekleme ücreti her bir 12 saat için 250,00TL'dir. Yani sizin ücretiniz sektör ortalamasının üstündedir' şeklinde beyanı ile her bir 12 saatlik bekleme ücretinin 250,00TL olacağının kabul edildiği buna göre sektör uygulaması olan 12 saatlik serbest (makul) süre sonrası dolacak her bir 12 saatlik bekleme başına, taşıyanın 250,00 TL talep edebileceği, mail yazışmalarında 250,00 TL olarak belirtilmiş ise de davacının talebinin her bir 12 saat için 190,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre beklemede makul sürenin 12 saat olduğu, davacının bu sürenin sonunda her bir 12 saat için 190,00 TL bekleme ücreti talep edilebileceği kabul edilmiştir. Takibe konu 24.000,00 TL bedelli fatura yönünden bilirkişi raporunda 08.07.2019 TARİH, ... nolu konişmento muhtevası TEMU ...sayılı konteynırları taşıyan tırlar için 1.900,00 USD bekleme ücreti hesaplanmış ise de mali incelemede dava dışı ... Denizcilik tarafından davacıya, davacı tarafından da davalıya yansıtılan, 23.07.2019 tarih, 205114 no.lu ve 24.000 TL tutarlı fatura bedelinin tarafların yasal ticari defterlerinde karşılıklı olarak kayıt altına alındığı, davalı tarafından davacıya ait hesaplar sadece USD cinsinden takip edildiğinden ilgili fatura bedelinin 22.07.2019 tarihindeki 5,6684 TL kur karşılığındaki USD bedeli olduğu ve (24.000 TL /5,6684 kur =4.234 USD) bu tutarın davacı lehine alacak kaydı yapıldığı, davacı tarafından ise bu tutarın TL hesabında takip edildiğinin belirtildiği, buna göre davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin örtüştüğü, davalı tarafından süresinde faturalara itiraz ettiğine ya da faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği, faturaya dayalı alacağın varlığının HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispatlandığı anlaşılmıştır. Davaya konu 10.000,00 TL bedelli faturanın ise ... nolu konişmento muhtevası ...sayılı konteynırları taşıyan tırlar için düzenlendiği, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmektedir. Bilirkişi raporunda İstanbul Deri Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünün 24439485-167.03 sayılı yazısı ekinde gönderilen 33 adet konteyneri taşıyan kamyonun Serbest Bölgeye giriş ve çıkış saatleri incelenerek, 12 saatlik serbest süre sonunda, doldurulan her bir 12 saatlik dilim için oluşacak bekleme adedine ilişkin tablo oluşturulmuş ve bu taşımaya ilişkin olarak toplamda 6 adet bekleme ücretinin doğduğu, davacının da bunu 190,00TL/12 saat olarak fıyatlandırdığı dikkate alındığında, bu konişmento tahtındaki taşıma ücreti (6 adetX190TL=) 1.140,00TL olacağı hesap edilmiştir. Buna göre bu fatura yönünden fatura açıklamasında açıkça konteyner numaraları gösterilen tırlar yönünden oluşan 1.140,00 TL bekleme ücreti talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Davaya konu 330,00 USD yönünden ise bilirkişi raporunda davalı nezdindeki davacıya ait hesap ekstresi üzerinde yapılan incelemede; 22.07.2019 tarihindeki bakiyenin 89.745 USD olduğu, 01,08.2019 tarihinde yapılan 89.415 USD ödeme sonrası navlun bedelinden kalan bakiyenin 330,00 USD olduğu, davacı ve davalı nezdindeki navlun bedeline ilişkin olarak herhangi bir farklılık olmadığı ve davacının davalıdan 330 USD alacaklı olduğunun tarafların ticari defter kayıtlarınca teyit edildiği belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre kesin delil niteliğinde olan ticari defter kayıtları ile ispatlanmış olan 24.000,00 TL ve 330 USD alacak ile ... sayılı konişmentoya konu ...sayılı konteynırları taşıyan tırlar için hesaplanan 1.140,00TL bekleme ücreti toplamı yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, '' 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 25.140,00 TL ve 330,00 USD üzerinden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu 25.140,00 TL asıl alacak yönünden takip tarihinden itibaren ticari faiz, kabulüne karar verilen takibe konu 330,00 USD yönünden takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına,-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Kabulüne karar verilen 330,00 USD asıl alacağın TL karşılığı ve kabulüne karar verilen 25.140,00 TL alacağın toplamı üzerinden %20 oranında hesaplanan toplam 5.407,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından icra takibi türk lirası üzerinden açılmış iken dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında usd istenmesinin hukuken mümkün olmadığını; ilgili mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereği, Türk Lirasına çevrilerek açılan takiplerin, itiraza konu olması hâlinde, itirazın iptali davalarında icra takibinde konu edilen para borcundan farklı tür konu edilemeyeceğini; Türk Lirası olarak açılan icra takibine ilişkin itirazın iptalinin de Türk Lirası üzerinden açılması gerektiğini; işbu dava konusu icra takibinde 330 USD'nin yanına çevrileceği kur yazılarak TL'ye çevrildiğini ve diğer Türk Lirası borç ile toplanarak toplam 35.890,34 TL alacak üzerinden takip açıldığını; yerel mahkemenin ise, icra takibinde Türk Lirasına çevrilerek talep edilen 330,00 USD alacağın USD cinsi üzerinden kabulüne karar verdiğini; bu nedenle kararın bozulması gerektiğini (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, T.10.04.2013, E. 2012/12-1072, K. 2013/496, Yargıtay 19.HD, T. 18.06.2015, 2014/19880 E., K. 2015/9092), takip talebinde alacak TL'ye çevrilmesine rağmen faizin USD'ye göre istendiğini; takip talebinde alacak TL’ye çevrilip TL olarak talep edilmişse, faiz oranının da ona göre talep edilmesi gerektiğini, (Yargıtay 19.HD, T. 23.11.2015, E. 2015/3179, K. 2015/15237). ancak dava konusu icra takibinde alacak TL olarak talep edilmesine karşın 330 USD'ye farklı, 34.000,00 TL'ye farklı faiz talep edildiğini; bu durumda dava konusu icra takibinin usulüne uygun yapılmadığını; yerel mahkemenin ise, yine aynı şekilde USD üzerinden faize karar vermiş olup, hatalı olarak kurulan hükmün bozulması gerektiğini (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, T. 4.12.2017, E. 2016/14763, K. 2017/772), Davacı ile müvekkili şirket arasında hiçbir akdi ilişki bulunmadığını, davacının, ileri sürdüğü alacağı, bu alacağın dayanağı olan akdi ilişkiyi ispatla mükellef olduğunu; müvekkili firmanın kendi taşıyıcı firması bir defalığına aracı olarak davacı firmayı kullanmak istediğini, bir defalığına tarafların yapılacak işin bedelinin 2.700 Amerikan Doları olduğu ve bu tutara "her şey"in dahil olduğu hususunda anlaştıklarını; dosyada mevcut e-mail yazışmasında da teklif müvekkili şirkete "USD 2700 / 40’ HC ALL IN" şeklinde iletildiğini; buradaki "all-in" kalıbı sektörde "her şey dahil" anlamında olup ücrete her şeyin dahil olduğunu kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklamakta olduğunu; davacı tarafın iddiasının aksine, kesmiş olduğu faturada bekleme ücreti olduğuna dair bir ibare bile yer almamakta olduğunu; sevkiyat bedeli olarak görünmekte olup el ile waiting fee yazmakta olduğunu; bunun kabulünün mümkün olmadığını; sevkiyat bedelinin zaten hepsi dahil olarak 2700 USD üzerinden hesaplanarak 89.415 USD 01.08.2019 tarihinde müvekkili firma tarafından davacıya ödendiğini ancak davacının, her şey dahil yapılan anlaşmanın aksine hatta kendi vermiş olduğu teklifle ters düşerek haksız bir şekilde 330 USD ek ücret talebinde bulunduğunu, yan navlun faturası kestiğini ve ek bekleme ücretleri talep ettiğini; davacının sunmuş olduğu maillerde de müvekkili firmanın Hasan isimli çalışanının neden taraflarına böyle bir fatura kesildiğini ve neye göre hesaplama yapıldığını anlayamadığı ve davacının bir açıklama yapamadığı görülmekte olduğunu; bunun yanı sıra, dava konusu icra takibinde, takip talebinde ve ödeme emrinde faturaya dayanılmadığını; borçluya da ödeme emrinin ekinde herhangi bir fatura gönderilmediğini; icra takibine dayanak yapılmayan fatura ve belgelerin, itirazın iptali davasında ileri sürülemeyeceğini, (YARGITAY HUKUK GENEL KURULU, T:.03.05.2006, E. 2006/19-260 K. 2006/251).Müvekkili şirketin borçlu olmadığını belirtmekle birlikte, Yerel Mahkemenin 08.03.2022 tarihli 10. Celsesinde; ‘’Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile uyuşmazlığın... ve ... sayılı konişmentolar tahtında yapılan taşımalara ilişkin olarak ... Denizcilik tarafından davacı adına düzenlen 07/09/2019 tarihli fatura içeriğinde "..." ücretine ilişkin olduğu dikkate alınarka faturalara dayanak konteyner ve araç plakaları ile bu araçların Derince Serbest Bölgesi'ne giriş çıkış tarihlerinin tespiti, bekleme ücreti talep edilmesi koşullarının oluşup oluşmadığının, söz konusu taşımalar nedeniyle davacı tarafından davalı ... Denizcilik'e ödeme yapılıp yapılmadığı varsa davalının sorumlu olduğu miktarın tespiti hususunda rapor aldırılmasına’’ karar verilmiş olup, nitekim icra takibinin dayanağı olan davacının kendisinin düzenlediği faturalarda yer alan konişmentolardan hareketle, sadece bu konişmentolar tahtında taşımalardan kaynaklanan bekleme ücretini davacının talep edebileceği, zira huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğu ve takiple sıkı sıkıya bağlı olduğunu; dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da isabetli olarak, bu hususla sınırlı olarak hesaplama yaptığını ve şu sonuçlara ulaşıldığını, ... nolu konişmento tahtında taşınan konteynerler için toplamda 10 adet bekleme ücretinin doğduğu, davacının da bunu 190,00TL/12 saat olarak fiyatlandırdığı (her ne kadar bilirkişi raporunda teamülen her 12 saatte bir 250 TL bekleme ücreti doğacağı belirtilmişse de davacı şirket, mail yazışmalarından görüldüğü üzere ücretlendirmenin 190 TL üzerinden yapılacağını teklif etmekte olduğunu) dikkate alındığında, bu konişmento tahtındaki taşıma ücretinin (10 adetX190TL=) 1.900,00TL olacağını; faturadaki bu kaleme ait tutarın 21.480,00TL olarak yansıtılmış olup, fatura düzenleyen firmanın 19.580,00TL fazla faturalandırma yaptığını; müvekkili şirketin bahsi geçen fatura nedeni ile sorumlu tutulabileceği tutarın 1.900,00 TL olacağını, ... nolu konişmento tahtında taşınan konteynerler için toplamda 6 adet bekleme ücretinin doğduğu, davacının da bunu 190,00TL/12 saat olarak fiyatlandırdığı dikkate alındığında, bu konişmento tahtındaki taşıma ücreti (6 adetX190TL=) 1.140,00TL olacağını; faturadaki bu kaleme ait tutarın 8.020,00TL olarak yansıtılmış olup, görüldüğü üzere, 6.880,00TL fazla faturalandırma yapıldığını; bu itibarla, müvekkili şirketin bu durumda da sorumlu olabileceği tutarın 1.140,00 TL olacağını, Sonuç olarak, davacının bekleme ücreti olarak talep ettiği meblağın aksine, söz konusu iki konişmento tahtında davacının talep edebileceği (zira işbu davanın konusunu oluşturan icra takibinin dayanağını bu iki faturanın oluşturmakta olduğunu) bekleme ücretinin (1.900,00TL + 1.140,00TL=) 3.040TL olabilecekken, Yerel Mahkemece 23.07.2019 tarih, 205114 no.lu ve 24.000 TL tutarlı faturanın kesin delille ispat olunduğundan bahisle müvekkil şirketin 24.000 TL yönünden davanın kabulüne ilişkin kararına itiraz ettiklerini; işbu davanın konusu itirazın iptali olup, takiple sıkı sıkıya bağlı nitelikte olduğunu; davacının, takipte dayandığı faturalarda yer alan konişmentolar tahtında taşımalardan kaynaklanan bekleme ücretini talep edebileceğini, Yerel Mahkemece hükmedilen 330,00 USD meblağın davacı tarafından neye dayanılarak talep edildiği anlaşılamamış olup, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, bilirkişi tarafından bu meblağa dayanak belgeleri davacıdan talep edilmesine karşın davacının herhangi bir belgeyi dosyaya sunamadığını; bilirkişi tarafından da davacı tarafından müvekkile düzenlenen faturalar sunulmadığından alacağın kaynağının denetlenemediği, bu nedenle müvekkili takip borçlusunun bu alacak kalemi yönünden vaki itirazının yerinde olduğunun kabul edilebileceği haklı kanaatine ulaşılarak bu husustaki haklılıkları kanıtlanmışsa da Yerel Mahkemece 330,00 USD yönünden davanın kabulüne karar verildiğini; yukarıda da izah edildiği üzere, müvekkili şirketin, işin bedeli olarak kararlaştırılan 89.415 USD meblağı 01.08.2019 tarihinde davacıya ödemekle edimini ifa ettiğini; bu nedenlerle, hatalı ve eksik inceleme sonucunda hükmedilen Yerel Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda izah edilen ve re’sen nazara alınacak sebeplerle; yasal süresinde sundukları işbu istinaf kanun yolu başvuru taleplerinin kabulüne, itirazları doğrultusunda İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2022 Tarih, 2019/421 Esas ve 2022/621 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden doğan bakiye navlun alacağı ile bekleme ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece taraf delilleri eksiksiz toplanarak, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmış, kök rapora itirazlar üzerine ek rapor alınmış ve tahkikat bitirilerek, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacının takibi TL cinsinden başlatmış olması nedeniyle USD cinsinden alacak talep edemeyeceği, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı, davacı ile davalı arasında bir defalığına her şey dahil 89.415 USD üzerinden sağlanan taşıma anlaşmasına ve bu bedelin ödenmiş olmasına anlaşmaya rağmen ek ücret talep edildiği, hükmedilen bekleme ücretlerinin fazla olduğu, mahkemece faiz oranına yanlış hükmedildiği, takipte alacağın dayanağının belirtilmediği, bu nedenle takibin usule uygun olmadığı yönündedir. Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının 13/09/2019 tarihli 24.000,00-TL bedelli, 13/09/2019 tarihli 10.000,00-TL bedelli iki adet fatura ile 330,00-USD bakiye cari hesaba dayalı olarak davacı aleyhine 34.000,00-TL ve 330,00-USD alacağın tahsili için ilamsız takip başlattığı, TL ve USD alacak için ayrı faiz oranları talep ettiği, alacağın TL'ye çevrilerek talep edilmediği, harca esas değerin TL karşılığının gösterilmesi amacıyla harca esas değerin 35.890,34-TL olarak belirtildiği, eldeki davada ise TL alacağın 29.500,00-TL'lik kısmına ve USD alacağın tamamına yönelik itirazın iptalinin talep edildiği, davacının takibin TL cinsinden başlatıldığına, ancak davada USD cinsinden alacak istendiğine, yine takipte alacağın dayanağının belirtilmediğine yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dosya içeriği belgelere göre; davacı tarafından davalıya düzenlenen navlun faturaları davalı defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, konşimentolar ile de davalı ile davacı arasında taşıma ilişkisi kurulduğunun ispatlandığı, yine istinaf dilekçesinde önce taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığı belirtilip, akabinde bir sefere mahsus taşıma anlaşması yapıldığının savunulmuş olması karşısında, davalının taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığına yönelik istinaf sebebine itibar edilemeyeceği, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere dava konusu konşimentolardan ... nolu konişmento tahtında taşınan konteynerler için dava dışı ... şirketinin davacıya düzenlediği, davacının da davalıya yansıttığı 23/07/2019 tarihli, 205114 no.lu ve 24.000 TL tutarlı faturanın USD karşılığı ile davalı defterlerine kaydedilmiş bulunduğu, davalının yasal sürede itiraz etmediği bu fatura muhtevasını kabul etmiş sayılacağı, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ve ... nolu konişmento tahtında taşınan konteynerlera ilişkin bekleme ücreti faturası bakımından ise, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde 12 saati aşan altı adet bekleme süresi için 1.140,00-TL talep edilebileceğinin tespit edildiği ve mahkemenin gerekçesini de açıklayarak bu fatura bakımından talebi kısmen kabul ettiği, davacının fazla bekleme ücretine hükmedildiğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, yaptırılan mali bilirkişi incelemesi neticesinde davalının kendi defterlerine göre davacıya açık hesapta 330,00-USD bakiye navlun borcunun bulunduğunun tespit edilmesi karşısında, mahkemece bu tutarın kabul edilmesinin isabetli olduğu, yine mahkemece USD cinsinden alacağa, TL cinsi alacaktan farklı olarak, 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesine göre faiz işletilmesine karar verilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davalı yanın istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı anlaşılmakla, davalı yanın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.137,79-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 534,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.603,39-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.