12. Hukuk Dairesi 2009/10736 E. , 2009/19218 K. MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmış ve 151 örnek icra emri tebliğ edilmiştir. İpotek akit tablosundan ipot…
**12. Hukuk Dairesi 2009/10736 E. , 2009/19218 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmış ve 151 örnek icra emri tebliğ edilmiştir. İpotek akit tablosundan ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu anlaşılmaktadır. Ancak hesap kat ihtarı gönderildiğinden İİK. 151/ı maddesi uyarınca borçlulara icra emri tebliğinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne varki bu durumda dahi, borçluların sorumluluğu ipotek limiti ile sınırlıdır. incelenen dosya kapsamında alacaklının borçlulara İİK'nun 150/1.madde koşullarında çekte hesap kat ihtarı bulunamamış ise de; borçluların 20.01.2009 havale tarihli cevaba cevap dilekçeleri ekinde 24.09.2008 tarihli, Adana 7. Noterliği aracılığıyla çekilmiş cevabı ihtarname bulunmaktadır. Borçlular bu miktar borcu kabul etmemişlerdir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, alacaklının çektiği hesap kat ihtarı ve tebliğine ilişkin belgeleri getirterek; borçluların buna itirazlarının süresinde olup olmadığını inceleyerek; eğer 8 günlük yasal süresinde yapılmış ise İİK.150/ı maddesi gereğince alacaklının alacağını 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlamak zorunda olduğu gözetilerek, alacaklı bankadan belgelerin istenmesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, ipotek limiti de göz önünde bulundurularak sonuca gidilmesi gerekirken, bu yönden bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, borçlu vekilinin faiz ve sair alacak kalemlerine ilişkin itirazları hakkında bir karar verilmemesi de isabetsizdir. SONUÇ : Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.