11. Hukuk Dairesi 2016/6265 E. , 2018/339 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/05/2014 tarih ve 2012/335-2014/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK …
**11. Hukuk Dairesi 2016/6265 E. , 2018/339 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/05/2014 tarih ve 2012/335-2014/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin güneş enerjisi sistemlerinde kullanılan vakumlu cam tüp imalatı yaptığını, davalının ise davacı firmanın imal ettiği vakumlu cam tüpleri sanki kendi buluşlarıymış gibi göstererek faydalı model hakkı için müracaatta bulunarak bu ürünle ilgili faydalı model hakkı aldığını, davacıya ait fabrikada mahkeme aracılığıyla delil tespiti yapıldığını, davalının faydalı model belgesinin hükümsüz olduğunu, davalı tarafça faydalı model koruması için başvuru yapılan ürünün davalı tarafından bulunan yeni bir buluş olmadığını, davalı tarafın faydalı model belgesine başvurusuna konu olan vakumlu cam tüpün yıllardan beri Türkiye'de ve dünyada kullanılıyor olması, her isteyenin yazılı ve görsel bir şekilde kolaylıkla ulaşabileceği bir ürün olması nedeniyle bu ürünün faydalı model belgesi verilerek korunabilecek bir buluş olmadığının açık olduğunu ileri sürerek faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş; hükümsüzlüğüne karar verilecek faydalı model belgesinin sağladığı haklara tecavüz edilemeyeceğini savunarak karşı davanın reddini istemiştir. Davalı/karşı davacı vekili, bir buluşun faydalı model belgesi verilerek korunabilmesi için yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik kriterlerine sahip olması gerektiğini, müvekkili firmanın faydalı model belgesi ile korunan buluşun her iki kriteri de bünyesinde barındırdığını savunarak asıl davanın reddi ile, müvekkilinin dava konusu faydalı model belgesinin koruma süresinin devam ettiğini, bu süreçte davacı/karşı davalının müvekkili firmaya ait faydalı model belgesini ihlal eder nitelikte üretim faaliyetlerine giriştiğinin tespit edildiğini, davacı/karşı davalının faydalı modelden doğan haklarının ihlali niteliğindeki eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.