T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1088 - 2025/1367 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1088 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2025/1367 KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2025 ESAS NO : 2025/9 D.İŞ 2025/9 K TALEP KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1088 - 2025/1367 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1088 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN KARAR NO : 2025/1367 KARAR VERİLMESİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2025 ESAS NO : 2025/9 D.İŞ 2025/9 K TALEP KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 14/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi İtiraz eden ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili, müvekkilleri ile davalılar arasında görülen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/397 E., 2024/784 K. sayılı ilamı ile 842.864,17TL kötü niyet tazminatının davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmedilen 72.062,27 TL harcın, 1.059,00 TL yazışma giderinin ve 481.145,67 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, borçlulardan ...'in sorumlu olduğu 1.397.131,11 TL'nin temini bakımından; diğer davalıların ise sorumlu olduğu 554.266,94 TL'nin temini bakımından borçluların taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ İhtiyati hacze itiraz eden vekili, davanın süresinde açılmadığını, taraflar arasında görülen menfi tespit davasında verilen kararın henüz kesinleşmediğini, borcun vadesinin gelmemiş olduğunu, borçlu sıfatını henüz almadığını, müvekkilinin ikametgah sahibi olduğunu, mal kaçırmadığını, kaçırmaya teşebbüsünün bulunmadığını, mahkemece teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini bildirerek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece, itiraz edenin itiraz sebeplerinin İİK 265. Maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz kararına itiraz nedenlerinden olmadığı, verilen ihtiyati haciz kararının dayanağının mahkeme ilamı olduğu, ilama dayalı ihtiyati haciz kararlarında teminat alınmayacağının yasada düzenlendiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Mahkemece 18/07/2025 tarihli ek karar ile, eksik istinaf harç ve giderlerinin ikmal edilmesi için davalıya çıkartılan muhtıranın tebliğ edildiği, ancak kesin süre içerisinde gerekli olan harç ve masrafların yatırılmadığı gerekçesiyle gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İtiraz eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde, itiraz dilekçesindeki hususları tekrarlamış olup menfi tespit davasında verilen hüküm kesinleşmediğinden teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. İtiraz eden vekili ek karara yönelik istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinaf harç ve giderlerinin yatırılmasına yönelik muhtırada ikmal edilecek harç ve giderin miktarı, yatırılması gereken merci ve süresi ile bunun yapılmaması halinde sonuçlarının net biçimde gösterilmesi gerektiğini, mahkemece çıkartılan muhtırada yer alan " mahkememiz dosyasına yatırılması" ibaresinin usulüne uygun olmadığını belirterek ek kararın kaldırılarak gerekçeli karara yönelik istinaf itirazları doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, istinaf isteminin yapılmamış sayılmasına yönelik mahkeme ek kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı, ek kararın yerinde olmaması halinde ilama dayalı teminatsız ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ilamın kesinleşmesinin gerekli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Talep, bonoya dayalı açılan menfi tespit davası sonunda verilen ilama dayalı, hükmün ferilerine ilişkin ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine karar verildiği, kararın itiraz eden vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf kanun yoluna başvurma harcı, istinaf maktu karar harcı ve gider avansının yatırılmadığı, mahkemece 16/06/2025 tarihli muhtıra ile 1.683,10 TL istinaf başvurma harcı, 615,40 TL maktu harç ile 1.000,00 TL gider avansının dosyaya yatırılması için 1 haftalık kesin süre içeren muhtıranın düzenlendiği, kesin süre içerisinde gerekli olan harç ve masrafların yatırılmadığı, mahkemece borçlu tarafın istinaf isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2010 tarihli ve 2010/19-286 Esas, 2010/330 Karar sayılı kararında bir muhtıranın geçerli olması için gereken özellikler belirtilmiştir. Buna göre temyiz harç ve giderlerinin eksik ödendiğinin anlaşılması hâlinde muhtıra gönderilerek kararı veren hâkim veya mahkeme başkanı tarafından yedi günlük kesin süre içinde harç ve giderin tamamlanması, aksi hâlde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Bu kararın da temyiz edilmesi hâlinde 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 432 nci maddesinin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır. Muhtırada hâkim veya mahkeme başkanının sicili ve imzası bulunmalıdır. Muhtıra hâkim veya mahkeme başkanı tarafından imzalanmadan verilmişse, geçerli bir bildirimin yapıldığından söz etmeye olanak yoktur. Mahkeme yazı işleri müdürünün veya kalem personelinin temyiz harcı veya giderinin tamamlanması için temyiz edene süre vermesi veya tebligat zarfı üzerine "ihtar/uyarı" şeklinde yazılan ve hâkim imzası taşımayan muhtıra usule aykırıdır, dolayısıyla bu tür bir muhtıra üzerine temyiz harcını veya giderini ödememiş olan taraf, temyiz talebinden vazgeçmiş sayılamaz. Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli; bu açıdan ikmal edilecek harç ya da giderin miktarı ve yatırılma merci ve süresi, bunun yapılmamasının sonuçları net biçimde açıklanmalıdır. Örneğin, “dosyaya yatırılması” şeklindeki ifade tarafın yanılmasına neden olabileceğinden, bu ifadeyi taşıyan muhtıra geçersiz olacaktır. 6100 sayılı Kanun'un "Harç ve giderlerin yatırılması" başlıklı 344 üncü maddesine göre istinaf dilekçesi verilirken, istinaf yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun sözü edilen kararı, 6100 Sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin yukarıda belirtilen hükümleri yürürlüğe girdikten sonra da ilk derece mahkemeleri veya bölge adliye mahkemeleri tarafından gönderilen muhtıraların geçerliliği yönünden uygulanmaktadır. Somut olayda ilk derece mahkemesince davalıya gönderilen muhtırada eksik istinaf masrafının "dosyaya" yatırılması gerektiği yazıldığı, böylelikle gönderilen muhtıranın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Davalıya gönderilen muhtıra usulsüz olduğuna göre, muhtırada belirtilen sürede istinaf masrafının yatırılmaması sebebi ile istinaf başvurusunun reddine yönelik İlk Derece Mahkemesinin 18/07/2025 tarihli ek kararı isabetsizdir. Gerekçeli karara yönelik istinaf masrafları muhtıra gereği yerine getirilmemiş ise de ek kararın istinafı ile birlikte istinaf masraflarının yatırıldığı dikkate alındığında usul ekonomisi gereğince gerekçeli kararın istinaf incelemesine geçilmiştir. Alacaklı vekili, 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/397 Esas, 2024/784 Karar sayılı ve 20/12/2024 tarihli ilamına dayanarak, menfi tespit davasının kabulüne ve müvekkili lehine toplam 1.397.131,11 TL kötü niyet tazminatı, yazışma gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini beyanla İİK madde 259/2 uyarınca ilama dayanarak teminat aranmaksızın borçluların menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve karara itirazın reddine karar verilmiştir. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/397 Esas sayılı dosyasında, 30/09/2020 tanzim tarihli, 01/12/2020 vadeli 3.950.000,00 TL bedelli, düzenleyenin ... ..., lehtarının ... olduğu bir adet bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibi sonrası açılan menfi tespit davası olduğu, 2024/784 Karar sayılı 20/12/2024 tarihli karar ile davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verildiği bu kararın kesinleşmediği uyuşmazlık konusu değildir. Kural olarak ilamların icraya konulabilmesi için kesinleşmeleri şart değildir. Buna göre para alacaklarına ilişkin ilamlar kesinleşmeden icraya konulabildiğinden, bu tip bir ilamın icrası için kesinleşmesi şart olmadığından ihtiyati haciz talebi henüz kesinleşmemiş bir ilama dayansa bile teminat şartı aranmaz. İİK 72/4 maddesi Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Bu yasal düzenleme gereği menfi tespit hükmü kesinleşmeden icraya konulamaz. İcraya konabilmesi için kesinleşmesi gereken ilamlarda ilamın fer'isi de ( yargı gideri ve vekalet ücreti, faiz gibi eklentiler de) hüküm kesinleşmeden icraya konulamaz. Yargıtay hukuk Genel Kurulu, E. 2005/12-534,K. 2005/554,T. 5.10.2005" borçlunun borçlu olmadığını kanıtlamak için açtığı menfi (olumsuz ) tespit davası sonunda alınan ilamın yargılama gideri ve tazminata ilişkin bölümleri, davanın kabulü ya da reddine ilişkin bölümü ile bir bütündür. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esas hakkındaki hükmü kesinleşmeden vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm bölümü ayrıca infaz ve icra takibine konu edilemez." Yargıtay hukuk Genel Kurulunun 2019/8-239 -2022/675, 18.05.2022 tarihli kararı "Nitekim bu hususlar Yargıtay hukuk Genel Kurulunun 07.11.1990 tarihli ve 1990/12-446 E., 1990/564 K.; 05.10.2005 tarihli ve 2005/12-534 E., 2005/554 K. ile 09.03.2021 tarihli ve 2017/8-1873 E., 2021/230 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir." denilmektedir. Bu açıklamalara göre somut olaya gelince; ihtiyati haciz talebinin, menfi tespite ilişkin dava sonucu verilen kararın fer'i niteliğindeki vekalet ücreti ve kötüniyet tazminatı ve yazışma gideri alacağına ilişkin olduğu ve ilama dayandığı, bu nedenle kesinleşmeden icraya konulamayacağı, talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü kararının hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Muteriz ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile 18/07/2025 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itirazın kabulüne, 16/01/2025 tarihli ihtiyati haczin kabulü kararının kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/9 D.İŞ 2025/9 D.İŞ. Karar, 14/05/2025 tarihli ek kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 2-a)İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin ihtiyati haciz kararına karşı yaptığı itirazının kabulü ile 16/01/2025 tarih, 2025/9 D.İş, 2025/9 K. Sayılı ihtiyati haciz kararının KALDIRILMASINA, b)İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, c)İhtiyati hacze itiraz eden yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilen 12.500,00TL maktu vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacze itiraz edene ödenmesine, ç)İhtiyati hacze itiraz eden tarafça yapılan 255,00TL yargılama giderinin talep edenden alınarak itiraz eden tarafa verilmesine, d)HMK'nin 333.maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, e)İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar harcının isteği halinde ihtiyati hacze itiraz edene İADESİNE, f)Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 14/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."