11. Hukuk Dairesi 2023/656 E. , 2024/3026 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/476 Esas, 2022/787 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edi…
**11. Hukuk Dairesi 2023/656 E. , 2024/3026 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/476 Esas, 2022/787 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılardan ..., ... vekili Avukat.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...’in uluslararası havayolu taşımacılığı yapan müvekkilinin %1 payı ile hissedarı ve 2001 yılından 2004 yılına kadar genel müdürü olduğunu, davacıda çalışırken kurulması hazırlıklarını yaptığı Turistik Hava Taşımacılık A.Ş.’yi 2004 yılı Kasım ayında kurduğu ortaya çıkınca müvekkilinden istifa ettiğini, davalılardan ...’ın 2001- 2004 yılları arasında davacıda bakım müdürü/ teknik müdür olarak görev yaptığını, onun ve 2002-2004 yıllarında müvekkilinde uçak mühendisi/ satın alma müdürü olarak çalışan ...’nın diğer davalı ile birlikte istifa ederek Turistik Hava Taşımacılık A.Ş.’ye geçtiğini, davalı ...’in eşi olan davalı ... ...’in alacaklılardan mal kaçırmak için eşinin mallarını üzerine aldığını, davalılar ..., ... ve ...’nın tespit edilebildiği kadarıyla 835.139.00 USD’yi hayali şirketlerden sözde malzeme/parça alımı yapılmış, tamir hizmeti alınmış gibi sahte faturalar karşılığında müvekkilinden öncelikle paravan banka hesaplarına aktardıkları paraları bilahare kendi hesaplarına geçirdiklerini, bu şirketlerin kağıt üzerinde varsa bile uçak malzemesi/parçası sağlamadığını, şirket faturalarındaki telefonlarının bir kiliseye, ya da başka bir şirketi ait çıktığını, satın alma formlarının davalılardan ...tarafından doldurulup davalılar ... ve .... tarafından imzalandığını, davalı ...’in, eşi cezaevindeyken aldığı vekaletnameye istinaden davalı ...’in bankadaki parasını alacaklıları zarara uğratmak kastıyla muvazaalı olarak çektiğini, ayrıca müvekkilinin zarara uğratılması yoluyla elde edilen kazançla davalı ... üzerine alınan mallara bağlı olarak anılan davalının sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ...’in kasten müvekkiline uğrattığı zarardan sorumlu olduğu gibi yönetim kurulu üyesi ve genel müdür sıfatıyla da TTK gereği sorumlu tutulması gerektiğini, şirketin uğradığı 835.139 USD zararın tahsili için davalılar ..., ...,...., ...aleyhine başlatılan takibe davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek Turistik Hava Taşımacılık A.Ş.’deki tüm hisselerin devir ve temlikinin müvekkilin alacağı ile sınırlı olmak üzere geçersiz sayılmasını ve iptalini, davalılar ..., ..., .... ve...’ın takibe itirazlarının iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini, davalı ...’in davalı ... hesabından çektiği 545.000.- TL’nin davalı ...’e ait olduğunun tespitini, bu tutarın en yüksek ticari faizi ile birlikte davalı ...’den mükerrer tahsilata imkan vermeyecek şekilde tahsilini, takip dosyasına mahsup edilmek üzere müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada anlatılan ve müvekkilince paravan şirketlere ödenen tutarlardan 40.000.- USD’nin bilahare davalıya gönderildiğini, davalının böylece dolandırıcılık yoluyla elde edilen miktardan pay aldığını, asıl davanın davalılardan ...’nın mallarını davalıya devrettiğini, müvekkilinin zararından davalının da sorumlu olduğunu, zararın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın kısmen iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalılar ... ..., ... ..., ... vekilleri cevap dilekçesinde; müvekkillerinden ...’in davacı şirketle bir ilgisinin bulunmadığını, bu müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...’in genel müdürlük yapmadığını, sembolik bir hissesi bulunan şirketin yönetim kurulu üyelerinden biri olduğunu, şikayetin müvekkillerinin şirketten ayrılmasından 14 ay sonra yapıldığını, samimiyet içermediğini, rakip bir şirkette çalışmaları sebebiyle kişisel bir gareze dayalı olarak başvuru yapıldığını, şirketin tek yetkilisinin ... olduğunu, müvekkili ...’in ise şirkette hizmet akti ile çalıştığını, davalı ...’ın iş aktine davacı şirketçe son verildiğini, davacı şirketin off shore şirketlerden kiraladığı 5 uçağının bulunduğunu, parçaların kullanıldığı, tamir hizmetinin alındığı 4 uçağın asıl sahiplerine iade edildiğini, bu nedenle bu uçaklar üzerinde bir inceleme yapılamayacağını, parçaların off shore tabir edilen şirketlerden temin edildiğini, dava konusu tüm tutarların yönetim kurul başkanı ...’in imzası/ talimatı ile gönderildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece, davalı yönetim kurulu üyesi ...'in yurtdışında üç ayrı off shore şirketi kurduğu, bu şirketlere davacı hesabından para aktarıldığı, sahte faturalar ile davacı şirketten haksız kazanç sağlandığı, davalı ... ...'in zararın oluşumuna katıldığının ispatlanamadığı, vekil sıfatıyla para çekme işlemi yaptığı, birleşen davada davalı ...'nın hesabına 40.000 USD havale yapılmış ise de, davalının parayı çekmeden geri iade ettiği, diğer davalılar ile birlikte hareket ettiğinin ve davacının zararına yol açtığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl davanın davalı ..., ..., ... yönünden kabulüne, itirazın iptaline, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, ... ... hakkındaki davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; kararı, davacı, davalı ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz etmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Dairemizin 12.04.2016 tarih, 2015/8623 E. ve 2016/4031 K. sayılı kararıyla davalı ...'nın icracı müdür olup olmadığı araştırılarak, icracı müdür olması durumunda anılan davalı hakkında da şirket zararından dolayı genel kurulun sorumluluk davası açılması yönünde karar alması gerektiği dikkate alınarak, gerek davacı şirket yönetim kurulu üyesi ..., ... gerekse icracı müdür olduğu sonucuna ulaşılırsa davalı ... hakkında genel kurulun sorumluluk davası açılması hakkında karar alıp almadığı incelenerek, eğer karar verilmemiş ise bu hususun yargılama sırasında tamamlanabileceği göz önüne alınarak, genel kurulun bu yönde karar alması için mehil verilerek, neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma neden ve şekline göre, davacı ve davalı ... vekilinin tüm, davalı ..., ..., ... vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 07.01.2020 tarih ve 2016/688 E. - 2020/12 K. sayılı kararı ile asıl davada, davalı ... ... hakkında açılan davanın reddine ilişkin hüküm ve birleşen davanın reddine ilişkin hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davada, davalılar ... ..., ... ve ... hakkında açılan itirazın iptali davasının kabulüne, davalıların itirazının iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalılar ..., ..., ... vekili temyiz etmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 23.02.2022 tarih, 2020/2146 E. ve 2022/1209 K. sayılı kararıyla asıl davada davalılar ..., ..., ... vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, Mahkemece 27.01.2015 tarihinde asıl davanın davalı ... ... yönünden ve birleşen davanın reddine karar verildiği, bu karar asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edildiği, Dairemizin 12.04.2016 tarih ve 2015/8623 Esas- 2016/4031 Karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının asıl davada davalılar ..., ..., ... yararına bozulduğu, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verildiği , asıl davada davalı ... ... yönünden verilen karar ile birleşen davada verilen hükmün kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, bu durumda mahkemece, asıl davanın davalısı ... ... hakkındaki istem ve birleşen dava hakkında karar verilmesi gerekirken asıl davada anılan davalı ve birleşen dava hakkında verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararı ile Yargıtay bozma ilamında asıl davada davalılar ..., ..., ... vekilinin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bozma ilamına göre araştırılacak delil ve araştırılacak husus bulunmadığından; asıl davada ... ... hakkında açılan davanın 2006/160 E-2015/63 K sayılı 27.01.2015 tarihli kararındaki gerekçeye bağlı kalınarak pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, yine birleşen dava ile davalı ... aleyhine açılan davanın aynı karardaki gerekçeye bağlı kalınarak reddine, asıl davada davalılar ... ..., ... ve ... hakkında açılan davanın 2016/688 E-2020/12 K sayılı 07.01.2020 tarihli karardaki gerekçeye bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'in ...'in eşi olduğunu, mal varlığını kaçırma kastı ile kötü niyetli hareket ettiğini, tasarrufun iptali davasına ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanması gerektiğini, birleşen davada ise davalının asıl davanın davalısı ...ile kötü niyetli ve müvekkilini zarara uğratma kastı ile hareket ettiğini, harç ve yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yöneticinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6762 sayılı Kanun'un 341 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle ; Davacı vekili, davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.