11. Hukuk Dairesi 2009/1053 E. , 2010/12053 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.10.2008 tarih ve 2007/130-2008/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2010 gününde davacılar avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıld…
**11. Hukuk Dairesi 2009/1053 E. , 2010/12053 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.10.2008 tarih ve 2007/130-2008/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2010 gününde davacılar avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin 4 ortaklı davalı limited şirketlerin %20’şer hisse ile ortakları olduğunu, diğer ortaklar tarafından müvekkillerinin dışlanarak şirketlerin keyfi olarak yönetildiğini, ayrıca diğer ortakların İzhar Orman Ürünleri Nakliyat Reklam Dan. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. isminde başka bir şirket kurarak davalı şirketlerin imkanlarını ve gelirlerini yeni şirkete kanalize ettiklerini, ortaklar arasındaki iyi niyetin ortadan kalktığını, ayrıca davalı şirketlerden Duru Nakliyat yetkilisi ...'ın davacılardan ...'nin eşi ve kızını kasten yaraladığını, bu sebeple Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/353 E. sayılı dosya ile açılan davada ceza aldığını, davalı şirketin diğer ortaklarının da davacı hakkında Gebze C. Başsavcılığının 2006/6893 soruşturma dosyası ile şikayetçi olduklarını, bu suretle ortaklar arasında sürtüşmelerin olduğunu, yapılan görüşmelerden olumlu sonuç alamadıklarını ileri sürerek, davacıların davalı limited şirketlerden çıkmasına, davacıların davalı şirketlerdeki hak ve hisselerine tekabül eden alacaklarının tespit ve tahsiline, davalı şirketlere kayyım tayinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davacılardan ...'ın, davalı Asaran Taşımacılık …Ltd Şti’nde ortak olmayıp yalnız davalı ... İnşaat Turizm Tic. Ltd. Şti.'nde ortak olduğunu, her iki davacının davalı şirketler açısından davasının birlikte görülmesinin yerinde olmadığını, davacıların şirket hesaplarını usulüne uygun tutmadıklarını, şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin olduğunu gözardı ettiklerini, şirkete asıl zarar verenlerin davacılar olduğunu, davacıların, davalı şirketlere ortak iken davacı baba oğulun kendi adlarına Marnak Nakliyat Ltd. Şti.'ni kurduklarını, davalı şirketlerin müşterilerine iş yapmaya başladıklarını, bu suretle haksız rekabette bulunduklarını, davacıların almış oldukları ödemelerden şirket hisselerine karşılık gelen bedelin mahsup edilmesi halinde alacaklarının kalmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaların tefriki yönündeki davalılar talebinin yerinde görülerek davalılar açısından davanın tefrikine karar verildiği, somut dosya davacılar ..., ... ile davalı ... İnşaat Turz. Tic. Ltd. Şti. arasında görüldüğü, birbirleri ile akraba olan şirket ortakları arasında geçimsizlik olduğu, bu geçimsizliğin şirketin işleyişine de yansıdığı, ortaklar arasındaki barışın kalkması nedeniyle şirketin işlerinin bozulduğu hususunda tereddüt kalmadığı, davacıların davalı şirket ortaklığından çıkma taleplerinin yerinde olduğu, 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek rapor ile davacıların hisselerine tekabül eden alacaklarının belirlendiği sonucuna varılarak, davacıların şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin taleplerinin kabulü ile davacılar ... ve ...'ın davalı ... İnşaat Turz. Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmalarına, davacı ... için 93.564,00 YTL ve davacı ... için 4.881,60 YTL hisse karşılığının davalı şirketten alınarak adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, davacıların davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketteki hisselerine karşılık gelen alacaklarının ödenmesine ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Hükme esas alınan 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek raporunda limited şirketin malvarlığında kabul edilen araçların piyasa rayiç değeri tespit edilmiş, 2007 yılında satışı yapılan kıymetler ile sabit varlıkların haricindeki borç ve alacakların 2007/Eylül mizanında var olan değerler üzerinden hesaplamalara esas alındığı raporda belirtilmiştir. Davalı vekili, şirket adına kayıtlı olmayan araçların rayiç değerlerinin de hesaplamaya esas alınmasının doğru olmadığını, davacı tarafa ait sermaye borçlarının da hisse değerinden mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, bilirkişi rapor ve ek raporlarına itiraz etmiştir. TTK’nun 551/3 maddesi hükmü uyarınca limited şirket ortağının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine dair verilen karar inşai nitelikte olduğundan kesinleşme tarihinde hüküm ifade edecektir. Bu durumda, talebe bağlı kalınarak çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken, şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenmesi gerekecektir. Davacılara ödenecek hisse bedelinin tespitinde, dava tarihindenönce satılarak şirket malvarlığından çıkan araçların rayiç değerleri yerine satış bedelinin esas alınması gerekmektedir. Mahkemece, dava tarihinden önce satılmak suretiyle şirket malvarlığından çıkan araçların hangileri olduğu konusunda gerektiğince bu araçların trafik kayıtlarının getirtilmesi, davalı tarafından sunulan kira sözleşmeleri karşısında şirket tarafından satılan araçların satım tarihinden sonra şirket adına kira sözleşmesi yapılmış ise, buradaki çelişkili durumun açıklığa kavuşturulması ve buna göre hangi araçların şirket malvarlığında değerlendirilmesi gerekeceğinin tereddüde mahal bırakılmaksızın belirlenmesi gerekirken, bu konudaki davalı taraf itirazlarının cevaplandırılmaması doğru görülmemiştir. Öte yandan, davalı vekili davacı tarafın artan sermeye nedeniyle ödenmemiş sermaye borcunun da işbu davada belirlenecek davacı taraf alacağından mahsup edilmesi gerektiğini savunmuş olup, 06.10.2008 tarihli bilirkişi ek raporunda “ödenmemiş sermaye grubunda 17.954,90 YTL ödenmemiş sermayenin özvarlık hesabında dikkate alındığı” belirtilmiş olmakla birlikte, bahsi geçen ödenmemiş sermayenin hangi ortağa ait olduğu konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Mahkemece, davalı şirket tarafından dava tarihinden önce satılan araç olup olmadığı, davacı tarafın ödenmemiş sermaye borcu olup olmadığı belirlenerek, bu konudaki davalı vekilinin ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.