7. Hukuk Dairesi 2011/1730 E. , 2011/8433 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti ve tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının iştirak halinde taşınmaza malik olduğu bu nedenle dava konusu muhdesatın tapunun beyanl
**7. Hukuk Dairesi 2011/1730 E. , 2011/8433 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti ve tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının iştirak halinde taşınmaza malik olduğu bu nedenle dava konusu muhdesatın tapunun beyanlar hanesinde gösterilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmediği gibi, hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere aykırı olmuştur. Duraksamadan belirtmek gerekirki 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2 maddesi hükmü uyarınca kadastro tespitinden önce meydana getirilen muhtesatların istem halinde tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verileceği kuşkusuzdur. Öte yandan ; gerek yürürlükten kaldırılan 743 sayılı eski Medeni Kanun ve gerekse halen yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu, muhtesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin olamayacağı tartışmasızdır. Bu hukuksal olgu ve "çoğun içinde azı da vardır" kuralı dikkate alındığında, taşınmaz üzerindeki muhtesatın mülkiyetinin tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davanın kısmen kabulü ile, davaya konu muhtesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespitine ilişkin istemin ise reddine karar verilmesi gerekir. Somut olaya gelince, davacı tarafın dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen taşınmaz üzerindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti ile durumun tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesini talep ettiği; dosyada toplanan deliller ve özellikle dinlenen tanık anlatımları ile dava konusu muhdesatların kadastro tespitinden sonra davacı tarafından tek başına meydana getirildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu muhdesatların mülkiyetinin tespiti ve tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesi istemlerinin bu gerekçelerle reddine, sadece muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşürülerek ve yersiz gerekçelerle davanın tümüyle reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 23.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.