İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 27/01/2026 YAZIM TARİHİ : 29/01/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan şirket feshi davasında 21/11/2025 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ortağı ....…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 21/11/2025 NUMARASI : ... Esas İSTİNAF EDEN DAVACI: ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 27/01/2026 YAZIM TARİHİ : 29/01/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan şirket feshi davasında 21/11/2025 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ortağı ........'nün davalı şirketi iki ortaklı olarak 06/01/2022 tarihinde kurduklarını, beheri 1.000 TL'den 5000 pay olarak toplam 5.000.000 TL bedelli olarak kurduklarını, beheri 1.000 TL'den 2.500 adet payın davacıya, beheri 1.000 TL'den 2.500 adet payın ise dava dışı ........'ye ait olduğunu, bu sermayelerin 24 ay içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ödenmemiş sermaye olmadığını, şirketin diğer yöneticisinin, şirketi keyfi olarak yönettiğini, müvekkilini dışladığını, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkı olmasına rağmen, şirketin ticari kayıt ve belgelerine ulaşmasına izin dahi vermediğini, şirket yöneticisi ve ortakları olan kişiler arasında, davalı şirket dışındaki ortak işlerinden dolayı hukuki ve ticari ihtilafların çıkması üzerine şirketin gayri faal bir hale geldiğini, şirket adına kayıtlı (........ ve ........) iki adet araç bulunduğunu, bu araçların çalıştırılması hatta satılması için dahi şirket ortaklarının bir araya gelmediklerini, müvekkili tarafından müşterek imza ile davalı şirketin diğer ortağının kardeşine vekaletname verildiğini, bu vekaletname gereğince şirketin mallarının satılmasının söz konusu olduğunu, müşterek imza olması ve tarafların bir araya gelmemesi nedeniyle vekaletnamenin azil ile dahi sonuçlandırılamadığını, bu vekaletname ile işlem yapılması halinde zarar oluşacağını, davalı şirketin ana sözleşmesine göre yönetim kurulunun toplanmadığı gibi hesap sonu ve dönem sonu şirket faaliyetlerinin de yapılamadığını, genel kurulların da toplanmadığını, yıllardır tek kuruş kar payı dağıtılmadığını, bu durumun haklı bir fesih sebebi olduğunu belirterek; davalı şirketin daha fazla zarara uğratılmaması için davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların, taşıtları ve diğer kayıtlı mal varlığı değerlerinin satış ve devrinin önlenmesi için ilgili siciller ve kayıtlar üzerine ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, davacı tarafça ibraz edilen delillerin şirketin haklı nedenle fesih sebeplerinin mevcut olduğu ve bu sebeplerin gerçekleşmesinde davacının kusursuz ve/veya daha az kusurlu olduğu iddiasının yaklaşık ispatına elverişli olmadığı..." gerekçesiyle; ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla müvekkili ile davalı şirketin diğer ortakları arasında bir çok davalar mevcut olduğundan birbirlerine hasım hale geldiklerini, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmü, Aynı Yasa'nın 636/4 maddesi de "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir" hükmünü haizdir. Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde limited şirketin feshi davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, fesih isteminde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin var olup olmadığı yahut haklı olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Diğer yandan anılan madde ile fesih davası açıldığında mahkemeye gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, mahkemece davadaki isteme göre, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceğinden, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir. (Yargıtay 11.HD'nin 03/02/2015 tarih 2014/15047 Esas 2015/1168 Karar sayılı ilamı ) İhtiyati tedbir kurumu genel olarak da HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü, HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü, Aynı Yasa'nın 396. maddesinde de '' Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmü yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerek TTK'nın 636. maddesi gerekse de HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen talep koşullarının oluşmadığı, talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlanmadığı, ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2- Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 5- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/01/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....