11. Hukuk Dairesi 2020/7575 E. , 2022/1858 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.12.2018 tarih ve 2017/147 E. - 2018/408 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.09.2020 tarih ve 2019/1724 E. - 2020/1013 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi da…
**11. Hukuk Dairesi 2020/7575 E. , 2022/1858 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.12.2018 tarih ve 2017/147 E. - 2018/408 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.09.2020 tarih ve 2019/1724 E. - 2020/1013 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı Etucon İnş. Tic. A.Ş.'nin ortağı olduklarını, davalının müvekkilini yanıltarak şirket hisselerini satış göstermek suretiyle kendisine devrettirdiğini, ancak hisse karşılığı olarak her hangi bir ödeme yapmadığını, bu durumu da Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/154 Esas sayılı ceza dosyasının 03/11/2014 tarihli duruşmasında açıkça ikrar ettiğini, müvekkilinin devrettiği hisse bedellerinin tahsili için başlattığı icra takibine haksız yere itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının 1994 yılından bu yana Türkiye'de olduğunu, iyi derece Türkçe bildiğini, davalının ağır ceza mahkemesindeki ifadesinin davacıya hisse devri ile ilgili para ödenmediğine ilişkin bir ikrar olarak değerlendirilemeyeceğini, hisse devir bedelinin davacıya ödendiğini, öte yandan hisse devir bedelinin tahsili için Mülga BK'nın 126. maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 147. maddesindeki beş yıllık zaman aşımı sürelerinin hisse devrinin yapıldığı 22/02/2010 tarihinden takip tarihi olan 12/01/2016 tarihine kadar geçtiğini, davacının hataya ilişkin irade fesadı iddiası ile ilgili olarak TBK'nın 31. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde devir sözleşmesinin iptali davasının açılması gerektiğini, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddi ile müvekkilinin lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.