T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/501 Esas KARAR NO : 2025/1798 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/516 Esas- 2023/29 Karar TARİH: 17/01/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/501 Esas KARAR NO : 2025/1798 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/516 Esas- 2023/29 Karar TARİH: 17/01/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin turizm ve rezervasyon biletlemeleri alanında faaliyet göstermekte olan uluslararası bir yazılım sağlayıcısı olduğunu, söz konusu yazılımların genel adının ... Dağıtım Sistemi (...) olup bu yazılımlar kullanıcılarının otel, tren ve uçak rezervasyonu yapmasına imkan tanımakta olduğunu, davalının da aralarında olduğu kullanıcı turizm acenteleri bu yazılımları kullanarak her bir rezervasyon/biletleme işlemi karşılığında bir segment üretmiş olduğunu, davacı ile davalı arasında imzalanan 01.10.2017 tarihli Acentelik Sözleşmesi (“Sözleşme”) ile sözleşmede belirlenen süreler içerisinde davacının sağlayıcısı olduğu ... Dağıtım Sistemini (...) kullanarak uluslararası rezervasyon ve biletleme işlemleri yaparak Sözleşme’de belirlenen miktarda segment üretimini gerçekleştirmek davalı şirket tarafından davacıya taahhüt edilmiş olup akabinde sözleşmenin süresinin uzatılmasına ilişkin 03.07.2019 tarihli Zeyilname ... (“Zeyilname”) imzalanmış ve Davalı şirket 01.06.2019 – 31.12.2020 tarihleri arasındaki dönemde toplamda 30.000 segment tutarında rezervasyon ve biletleme işlemi yapılacağını davacıya taahhüt ettiğini, sözleşme uyarınca davalıya segment üretimi karşılığı hak edeceği öngörülen avans ödemesi olarak Haziran 2019 dönemi için 12,838 USD ve Temmuz 2019 dönemi için 10,000 USD ödemenin davacı tarafından yapıldığını, ancak davalının Haziran 2019 – Eylül 2019 dönemi için taahhüt etmiş olduğu hedef segment üretimini gerçekleştiremediğini, sözleşmede yer alan Bölüm B Madde 6.1 gereği Davalı’nın yıllık hedefi ile orantılı aylık üretim hedeflerini gerçekleştirememesi halinde davacı Şirketin işbu sözleşmeyi herhangi bir zamanda erken fesih hakkının saklı olduğunu ve davacının bu sebeple sözleşme’yi erken feshetmek zorunda kaldığını, sözleşme kapsamında davalının Acenteye Haziran 2019’dan itibaren yapılmış olan avans ödemelerinin tamamını (22.,838.00 USD) ve Yapılan ödemenin %50’si tutarında ceza bedelini (11,419.00 USD) ödemesinin cezai şart olarak belirlendiğini, bu doğrultuda düzenlenen 20.01.2020 tarihli 34.257,00- USD tutarlı faturanın da davalı firmaya gönderilmesine rağmen herhangi bir cevap verilmediği gibi bir ödemenin de yapılmadığını, bunun üzerinde 20.02.2020 tarihinde İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün 2020/5751E. sayılı dosyası nezdinde davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla; Davalı tarafından İstanbul 11. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyaya yapılan haksız itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, İİK md.67 gereği, alacağın %20’sinden az olmamak üzere hükmedilecek tazminatın Davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın yabancı olması sebebiyle MÖHUK m. 48, HMK m. 88 ve HMK m. 84 hükmü gereğince teminat gösterme yükümlülüğü bulunmasına rağmen teminat göstermemiş olması sebebiyle öncelikli olarak davanın usulden reddi gerektiğini, davalı şirketin turizm sektöründe faaliyet göstermesi ve Covid-19 pandemisi sebebiyle ülkeler arası seyahatin yasaklanması sebebiyle müvekkili şirketin iş potansiyelinin büyük oranda azalmasına neden olduğunu, sözleşmede belirtilen dönemin pandeminin en yoğun zamanına denk gelmesi ve ülkedeki neredeyse tüm sektörlerin faaliyetlerini durdurması sonucu olarak müvekkili şirketten segment hedeflerini tutturmasının beklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı yan tarafından sağlanan sistemin hiçbir zaman kullanılmadığını, müvekkili şirkete yapılan ödemenin ön avans ödemesi olup teşvik niteliğinde olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen faturanın müvekkili şirketin kayıtlarında bulunmadığı gibi hiçbir şekilde müvekkili şirkete ulaşmadığını, davacı tarafından ilgili faturanın müvekkili şirkete ulaştığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmamış olduğunu beyanla; Davacının davasının reddini, Davacı tarafın İİK 67/2. maddesi uyarınca %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/01/2023 tarih ve 2021/516 Esas- 2023/29 Karar sayılı kararında;"Dava, sözleşmeden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında 01.10.2017 tarihinde akdedilmiş olan Acentelik Sözleşmesi ile davalı tarafından sözleşmede belirlenen miktarda segment üretimini gerçekleştirmenin taahhüt edilmiş olduğunu, akabinde sözleşmenin süresinin uzatılmasına ilişkin 03.07.2019 tarihli Zeyilname imzalandığını, bunun akabinde davalı tarafından taahhüt edilmiş olan yıllık segment üretiminin gerçekleştirilemediğini, işbu sebeple erken fesih şartlarının oluştuğunu beyanla sözleşme uyarınca davacı şirketin davalı acenteye Haziran 2019’dan itibaren yapılmış olduğu tüm avans ödemelerini (22.,838.00 USD) ve yapılan ödemenin %50’si tutarında ceza bedeli (11,419.00 USD) davalının ödemesi gerekmesine rağmen ödememiş olması sebebiyle davalı aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra takip dosyası üzerinden toplamda 34.257,00 USD (1 USD=6.05 TL) olmak üzere takibe girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davalının itirazının iptali istemi ile işbu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.Davacı vekili tarafından işbu sözleşmeye dayanak yapılan faturaların dayanağının davalının yıllık segment üretim taahhüdünü gerçekleştirememiş olması sebebiyle davacının erken fesih hakkından doğduğunu beyan etmiş olması sebebiyle mahkememizce öncelikle feshin şartlarının incelenmesi gerekmiştir.Fesih, sürekli bir borç ilişkisini ileriye etkili bir şekilde sona erdiren, bozucu yenilik doğuran bir hak olarak kabul edilmektedir. Feshin ihbarı ise, tek taraflı ve karşı tarafa ulaşması gereken bir irade beyanıyla kullanılır; şarta bağlanamaz, kullanıldıktan sonra da geri alınamaz. Fesih, hüküm ve sonuçlarını muhatabın hakimiyet alanına ulaştığı anda geleceğe etkili olarak meydana getirir (Bknz.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/11-693 E-2012/88 K sayılı kararı)Dosya arasına ibraz edilmiş olan acentelik sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin 7. Bölümünde fesih başlığı altında feshin şartları düzenlenmiş olup buna göre 1. Maddesinde "Aşağıda gösterilen durumların meydana gelmesi sonucu her iki Taraf, diğer haklarına halel gelmeksizin bu Sözleşmeyi diğer Tarafa yapacağı yazılı bir bildirimle (Razih Bildirimi) sona erdirebilir. (açıklık getirmek açısından söz konusu durumun diğer tarafça temerrüt olarak kabul edilip edilmediğine bakılmaksızın)7.1.1 - bir Taraf bu Sözleşmenin herhangi bir madde hükmünü ihlal eder ve bu ihlal (eğer çözümlenebilme kapasitesindeyse); İhlalin makul sebebini detaylandıran ve çözümlenmesi gereğini belirten öteki Tarafın gönderdiği yazılı bildirimden itibaren otuz gün sonra hala çözülmemiş ise; yada7.1.2. - Diğer Tarafla alakalı olarak bir Ödeme Acizliği durumu meydana gelirse7.2. - Fesih İhbarı, bu ihbardan itibaren en geç 3 takvim ayı içinde bir tarih olmak zorunda olan Sözleşmenin sona erme tarihini içermelidir."Somut olayda taraflar arasında geçerli olan sözleşme şartları incelendiğinde fesih bildiriminin yazılı şekil şartına tabi tutulmuş olduğu, dosya içerisinde yazılı fesih bildirimi bulunmadığı gibi davacının da acentelik sözleşmesinin yazılı fesih bildirimi ile feshedildiğine dair bir iddiasının olmadığı, aksine mahkememize sunmuş olduğu 11.10.2022 tarihli beyan dilekçesinde açıkça herhangi bir fesih bildiriminde bulunulmadığının beyan edilmiş olması karşısında eldeki olayda taraflar arasında akdedilmiş olan işbu sözleşmenin usulüne uygun olarak feshedilmemiş olması sebebiyle davacının davalıdan sözleşmenin feshedilmesi halinde talep edilebilecek tazminat ve cezai şart bedellerini talep edemeyeceği kanaatine varılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.Davalının kötüniyet tazminatı talebinin değerlendirilmesinde ise ; İİK m. 67/2 hükmü uyarınca kötüniyet tazminatı, itirazın iptali davası reddedilince alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli görülmesi durumunda borçlunun istemi üzerine alacaklı aleyhine hükmedilen tazminattır. Kötüniyeti ispat yükü borçludadır, zira TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığı asıldır. Yapılan kontrolde davacının davasının reddine karar verilmiş ise de davalı aleyhine başlatılan takipte davalı tarafından davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamamış olması nedeni ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının REDDİNE,2-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;01.10.2017 tarihli Acentelik Sözleşmesi’nin 5.3 maddesinde peşin avans ödemelerini talep hakkının feshe bağlı olarak düzenlenmediğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından gerekçeli kararda peşin avans ödemelerinin feshe bağlı hak olarak kabul edilerek davanın reddine karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin bu kararının eksik inceleme neticesinde hatalı hüküm kurulmasına ve dolayısıyla davacı şirket nezdinde telafisi imkansız sonuçlar doğmasına sebep olduğunu, Sözleşmenin B Bölümü’nün 5.3 madde hükmü ;“Her takvim yılı sonunda eğer Acente Madde 2’de belirtilen yıllık segment üretim hedefini yerine getirmemiş ise Operatör 5.1 maddede belirtilen avans ödemesini geri talep etme hakkını ve 6.2 maddesinde belirtilen cezai şart uygulama hakkını saklı tutar”Madde kapsamında görüldüğü üzere verimlilik teşviki niteliğinde davalı şirket’e ödenen peşin avansların iadesini talep hakkının feshe bağlı olmadığını, bu avansların ödenmesindeki amacın zaten verimliliğin arttırılması olduğunu, davalı şirket’te taahhüt ettiği hedef segmentleri üretmeden önce ödendiğini, dolayısı ile zaten artıda olan avans ödemesi için davalı şirket tarafından segment üretme taahhüdü yerine getirilmeye devam edilebilecekken sözleşmenin feshinin şart olmadığını, maddenin düzenlenme amacının da bu olduğunu, İzah edilen nedenlerle bilirkişinin 01.07.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda da davalı Şirket’in taahhüt ettiği hedef segment üretimini gerçekleştirmediği tespit edilmişken, İlk Derece Mahkemesi tarafından peşin avans ödemelerinin iadesine ilişkin talebinin reddinin eksik incelemeye dayandığını kararın kaldırılarak talebin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, Davalı Şirket’e ödenen peşin avans ödemelerine ilişkin açıklamalar;Davalı Şirket’in Haziran 2019 – Eylül 2019 tarihleri arasında yapmış olduğu bilet satış sayılarının kayıtlarını içeren sistem dökümleri (Ek-6: Excel Tablo)Davalı’ya yapılmış olan 12,838.00USD ve 10,000.00USD’lik ödemelere ilişkin açıklamalarımız ve hesap bilgileri hakkında;10,000.00USD; Davalı Şirket’e Müvekkil Şirket tarafından Acentelik Sözleşmesi’nin Avans Ödemesi başlıklı 5.1. maddesi uyarınca 15 Temmuz 2019 tarihinde Davalı Şirket’in aşağıda bilgileri verilmiş olan banka hesabına ödenen avans ödemesidir. (Ek-7: Transfer Belgesi ve Fatura)Şirket Adı: ... ... ... Marketing Turz. Tic. Ltd. Şti.Banka Bilgisi: ... Bankası A.Ş.IBAN: ...Tutar: 10.000USD12,838.00USD Davalı Şirket’e ödenen geçmiş ödemelerden kalan bakiyedir. (Ek-8: Excel Tablo) Şöyle ki;Davalı Şirket’e Müvekkil Şirket tarafından Acentelik Sözleşmesi’nin Avans Ödemesi başlıklı 5.1. maddesi uyarınca 01.10.2017-30.09.2018 tarihleri arasındaki taahhüdün karşılığı 02.11.2017 tarihinde 20,000.00USD peşin avans ödemesi (advanced payment) yapılmıştır. (Ek-9: 02.11.2017 tarihli Transfer Belgesi ve Fatura)Şirket Adı: ... ... ... Marketing Turz. Tic. Ltd. Şti.Banka Bilgisi: ... Bankası A.Ş.IBAN: ...Tutar: 20.000USDDavalı Şirket’in o yıla 8.271 segment üretmiş ve segment başına 1.80USD ‘ye anlaşıldığından segment üretim taahhüdü 14,888.00USD olmuştur. Sözleşmenin 5.1. maddesindeki mahsuplaşma yöntemi uygulanması sonucu (peşin ödenen 20,000.00USD-gerçekleştirilen segment karşılığı tutar 14,888.00USD) 2017 yılına ait Davalı Şirket nezdinde 5,112.00USD bakiye avans ödemesi kalmıştır. Davalı Şirket’e Müvekkil Şirket tarafından yine Acentelik Sözleşmesi’nin Avans Ödemesi başlıklı 5.1. maddesi 01.10.2018-30.09.2019 tarihleri arasındaki taahhüdü karşılığı 25.09.2018 tarihinde 20,888.00USD peşin avans ödemesi (advanced payment) yapılmıştır. (Ek-10: 25.09.2018 tarihli Transfer Belgesi ve Fatura)Şirket Adı: ... ... ... Marketing Turz. Tic. Ltd. Şti.Banka Bilgisi: ... Bankası A.Ş.IBAN: ...Tutar: 20.888USDDavalı Şirket nezdinde 20.888USD ve 5.112USD toplamı olan 26,000.00USD avans ödemesi bulunmakta iken Haziran 2019-Ağustos 2019 arasında Davalı Şirket 4.539 segment üreterek 13,163.00USD avans ödemesini hak etmiştir. Bu hak ediş nezdindeki toplam bakiyeden düşüldüğünde Davalı Şirket nezdinde 12,837.00USD bakiye avans ödemesi bulunmaktadır.01.10.2017 tarihli Acentelik Sözleşmesinin dava dilekçesinde belirtilmiş olduğu üzere sözleşme’nin C Bölümü’nün 7.1.1 maddesi kapsamında feshedildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından bu hususta da eksik inceleme yapılarak hatalı hüküm kurulduğunu, Sözleşme’de yer alan Bölüm B Madde 6.1 gereği davalı’nın yıllık hedefi ile orantılı aylık üretim hedeflerini gerçekleştirememesi halinde davalı şirket’in işbu sözleşmeyi herhangi bir zamanda erken fesih hakkının saklı olduğunu, davalının taahhüt etmiş olduğu segment üretimini gerçekleştirememesi nedeniyle davalı şirketin sözleşmeyi erken feshetmek zorunda kaldığının dava dilekçesinde açıkça belirtildiğini, 11.10.2022 tarihli beyan dilekçesinde feshedilmiştir yerine sehven feshedilmemiştir şeklinde ifadeye yer verildiğini, 16.11.2021 tarihli dilekçelerinin 4 ve 5 maddelerinde sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshedildiğini gösterir mail yazışmaları da eklenerek ispat edildiğini, davacı tarafından da yargılama süresince sözleşmenin feshedilmediğine ilişkin bir itirazda da bulunulmadığını, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi’nin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu beyanla, karar dayalı olarak yapılacak her türlü icra takibinin ertelenmesi yönünde tehir-i icra kararı verilmesini, İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.01.2023 tarih, 2021/516 E. 2023/29 K. sayılı usul ve yasaya aykırı kararını istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne, tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen 01/10/2017 tarihli sözleşmenin davacı tarafından feshedilmesi sebebiyle davalıya ödenen avans bedelinin ve ceza şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında akdedilen 01/10/2017 tarihli "Acentelik Sözleşmesi" başlıklı olan ancak sözleşmenin 13.8 maddesi uyarınca taraflar arasındaki ilişkinin acentelik ilişkisi olmadığı belirtilen sözleşme ve 03/07/2019 tarihli "Zeyilname ..." ye göre davalının davacının ... Dağıtım Sistemini (...) kullanarak uluslararası rezervasyon ve biletleme işlemleri yapmak suretiyle segment üretimi gerçekleştirmek ve sözleşmenin 5.1 maddesine uyarınca ise davalının segment üretimi karşılığı davalının hak edeceği öngörülen teşvik ödemesine istinaden davacının avans ödemesi yapacağı hususunun kararlaştırıldığı, 03/07/2019 tarihli Zeyilnamenin 1.maddesi ile davalının Haziran-Eylül 20196.665,00, Ekim-Aralık 2019 5.000,00, Ocak-Mayıs 20208.335,00, Haziran-Aralık 202010.000,00 olmak üzere toplam 30.000,00 segment üretmeyi taahhüt ettiği, 5. Maddesinde ise Haziran 19-12.838,00.-USD,Temmuz 19-10.000,00.-USD, Eylül 19-10.000,00.-USD, Aralık 19-15.000,00.-USD,Ocak 20-25.000,00.-USD olmak üzere toplam 72.838,00.-USD avans ödemesini bu plan ve madde 1deki segement hedefleri doğrultusunda yapılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin "Erken Fesih" Başlıklı B 6. Maddesinin alt başlığı olan 6.1.maddesinde "Acente’nin yıllık hedefi ile orantılı aylık üretim hedeflerini gerçekleştirememesi halinde Operatör’ün işbu kontratı herhangi bir zamanda fesih etme hakkı saklıdır.", 6.2. Maddesinde "Erken Fesih halinde Acente 5.1 madde de belirtilen avans ödemesinin tamamını ve aşağıdaki formülle hesaplanacak cezai şartı ödemekle yükümlüdür." hükümlerinin, Zeyilnamenin 6.maddesinde "Erken fesih halinde Acente Operatöre aşağıdaki formul yolu ile hesap edilecek tutarı ödemekle yükümlüdür. A- Acenteye Haziran 2019 tarihinden itibaren yapılan avans ödemeler, B- Yapılan ödemenin %50 oranında ceza tutarı, C- Operatöre yapılacak toplam ödeme (A+B)" hükmünün düzenlendiği, davalının Haziran-Eylül 2019 6.665,00 segment üretmeyi taahhüt etmesine rağmen 1.798 segment üretmesi sebebiyle avans ödemesi+ödenen avansın % 50si' cezai şart bedeli toplamı olan 34.257,00 USD 'nin mail ile davalıdan talep edildiği, ancak davalının maile cevap vermediği, anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, Covid-19 pandemisinden dolayı mücbir sebep ile taahhüt edilen segmentin üretilmesinin mümkün olmadığını ve davacı tarafından düzenlenen faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 7.1 maddesi uyarınca yazılı olarak feshedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından mail ile davalının taahhüt ettiği segmentin üretilmemesi sebebiyle ödenen avansın ve cezai şart bedelinin ödenmesinin talep edildiği, davalının maile cevap vermediği gibi mail tarihinden sonra da taraflar arasında sözleşme uyarınca ticari ilişkinin devam ettiğine ve davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde sözleşmenin usulüne uygun olarak feshedilmediğine dair bir savunma ileri sürülmediği, sözleşmenin feshedildiğinin tarafların kabulünde olduğu, yine aksinin düşünülmesi halinde dahi davacı tarafından iş bu davanın açılması ve sözleşmenin feshedildiğinin belirtildiği dava dilekçesinin davalıya tebliği ile sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğinin kabulünün gerektiği anlaşılmakla Mahkemece savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı davranılma suretiyle aksinin kabulü yerinde olmamıştır. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde taahhüt edilen segmentin üretilmediği kabul edilmiş ve davacı tarafından yapılan avans ödemesi miktarına ilişkin bir itiraz ileri sürülmemiş olup, davacı tarafından ödenen avans miktarı dosyaya sunulan ödeme dekontları, cari hesap ekstresi ve davalı tarafından avans ödemelerine karşılık düzenlenen faturalar ile sabittir. Davalı Covid-19 pandemisi mücbir sebebiyle taahhüt edilen segmentin üretilmediğini savunmuş ise de davalının üretmediği segment dönemi pandemi başlamadan önceki döneme ait olduğundan bu savunmasına ve davacının sözleşmenin yukarıda belirtilen maddeler dikkate alınarak ödenen avansı ve % 50 cezai şart alacağını talep etme hakkı bulunduğundan davacının düzenlediği faturanın kendisine tebliğ edilmediğine ilişkin savunmasına itibar edilmemiş, Dairemizce davacı alacağının hüküm altına alınmasına, davalının ticari defterlerine göre cezai şart miktarının davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağı tespit edildiğinden cezai şart miktarından tenkis yapılmasına yer olmadığına, alacak taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, ödeme dekontları, mail yazışması ile likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Sonuç olarak davacının istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2023 tarih ve 2021/516 Esas- 2023/29 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın KABULÜ İLE, -Davalı borçlunun İstanbul 11. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı icra takip dosyasında icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar ile devamına, -Hüküm altına alınan asıl alacağın icra takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığının (207.254,85 TL) % 20 si oranında 41.450,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 19.982,54-TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 4.995,64-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.986,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 4.995,64-TL peşin harç, 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 5.054,94-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 1.809,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,8-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 46.804,38-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 528,50-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere; toplam 1.020,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 13-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminat var ise talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.