4. Ceza Dairesi 2023/1406 E. , 2024/1187 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/546 E., 2022/741 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yü…
**4. Ceza Dairesi 2023/1406 E. , 2024/1187 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/546 E., 2022/741 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yerel Mahkemenin 29.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Yerel Mahkemenin 29.03.2016 tarihli kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.09.2021 tarihli kararı ile atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Sanık hakkında bozma üzerine Yerel Mahkemenin 01.11.2021 tarihli kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir. 4. Yerel Mahkemenin 01.11.2021 tarihli kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli kararı ile duruşma açılmadan tensiben karar verildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanığın katılanlara yönelik sözlerinin hakaret suçunu oluşturduğu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın internet sitesinde yayınladığı içeriklerde katılanların resimlerini ve isimlerini kullanmak sureti ile katılanlara hakaret ettiği iddia edilen olayda; haber içeriğindeki katılanlara yönelik ifadelerin okuyucunun ilgisini çekmek için abartılı ve çarpıcı bir ifade tarzı ile kaleme alınması, söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp eleştiri niteliğinde olduğu, bu itibarla sanığın üzerine yüklenen hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle Yerel Mahkemece beraat kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden Sanık tarafından haberde kullanılan bazı ifadelerin bilgilendirme amaçlı, bir kısmının da somut bir olguya işaret etmekle birlikte haber içeriğindeki bilgilerle diğer kişilerin aldatılmasının amaçlandığına ilişkin bir delil olmayıp, haberin yayınlanmasında toplumsal ilgi ve kamu yararı da bulunmaktadır. Haber okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı bir ifade tarzıyla kaleme alınmıştır. Ancak AİHM içtihatlarında da belirtildiği üzere, özellikle gazeteciler bir dereceye kadar abartma hakkına sahiptirler. Haber içeriğindeki ifadeler, söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, eleştiri niteliğindedir. Aksi düşünülecek olursa, suçla korunmak istenen değer ölçüsüz bir şekilde genişleyecek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebilecektir. Bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sair Sebepler Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.