Hukuk Genel Kurulu 2017/619 E. , 2018/919 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.11.2012 gün ve 2010/288 E., 2012/485 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 19.09.2013 gün ve 2013/7756 E., 2013/22029 K. sayılı kararı ile; “... Davacı, davalının 23.07.2007 tarihli belgeye…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/619 E. , 2018/919 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 22.11.2012 gün ve 2010/288 E., 2012/485 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 19.09.2013 gün ve 2013/7756 E., 2013/22029 K. sayılı kararı ile; “... Davacı, davalının 23.07.2007 tarihli belgeye göre kendisinden 30.000,00 TL borç aldığını, borcun geri ödememesi nedeniyle başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, davacının boşandığı eşinin kardeşi olduğunu, Ağustos 2009 tarihinde hastanede yattığı esnada eşinin evdeki telefonu kapatmak (kayınbiraderi) için kendisine boş belge imzalattığını, daha sonra üst kısmın doldurulduğunu, borçlu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının altındaki imzayı kabul ettiği, ancak isim ve imzasının üstündeki yazının kendisine ait olmadığını savunduğu, davacı tarafından da bu yazının davalıya ait olduğunu iddia edilmediği, davacının isim ve imzasının üstündeki yazının farklı bir yazı olduğunu açıkça görüldüğü, bu belgenin matbu olarak düzenlenmiş veya özenle karşılıklı olarak düzenlenmiş bir belge olmadığı, dolayısıyla bu belgenin borç ikrarını ihtiva eden bir belge olarak kabulünün mümkün olmadığı, olağan şekilde ve içerikte olmayan bir belgedeki borcun mevcut olduğunun, davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, bu yönde mahkemeye kanaat bahşedecek makul ve mantıklı bir açıklama ve belge ileri sürülmediği, bu nedenle takip dayanağı belgenin sahih olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, karz akdi niteliğindeki belgeye dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı, takibe konu 23.07.2007 tarihli belgeye göre davalıya 30.000,00TL borç verdiğini ileri sürmüş, davalı, belgeyi başka nedenle boş olarak imzaladığını, üst kısmının sonradan doldurularak borç belgesi yapıldığını, davacıya borcunun olmadığını savunmuştur. Mahkemece takip dayanağı belgenin sahih olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu belge altındaki imzanın davalıya ait olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğince açığa imza atan sonucuna katlanır. Belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu hususunun davalı tarafından aynı kuvvetteki delillerle ispatı gerekir. Davalı, dosya kapsamındaki delillerle iddiasını ispatlayamamıştır. Öyle olunca mahkemece, varsa davalıya yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir…”