11. Hukuk Dairesi 2012/4570 E. , 2013/17059 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 tarih ve 2010/39-2011/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, la…
**11. Hukuk Dairesi 2012/4570 E. , 2013/17059 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 tarih ve 2010/39-2011/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin 2002/33064 sayılı “PEARLY”, 2006/7898 sayılı ve “PEARLY GENİTAL” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “NİVEA Pearl&Beauty+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, 2008/59896 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa; davalı başvurusunun müvekkilinin tescilli “PEARLY” markasının koruma kapsamındaki 03. sınıfta tescil ettirilmek istendiğini, bu durumda 556 sayılı KHK’nın 8/1-b hükmü uyarınca davalı başvurusunun reddi gerektiğini, “pearl” ibaresinin “inci” anlamına geldiği ve ürünün özelliğine dikkat çektiği, bu nedenle markada kullanılmasında sakınca bulunmadığı yolundaki YİDK görüşünün isabetli olmadığını,ileri sürerek 2009-M-6281 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili; dava konusu 2008/59896 sayılı marka başvuru işlem geçmişini açıklamış, dava konusu marka başvurusu ile ilgili ve buna ilişkin itiraz başvurusu ile ilgili alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili; müvekkilin uzun yıllardır kozmetik alanında faaliyet gösterdiğini, tanınmış NIVEA markasının sahibi olduğunu, davaya konu 2008/59896 sayılı “nivea pearl & beauty” ibareli markası ile davacının 2002/33064 sayılı “pearly” markası arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında tescile engel bir benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığını, iptali istenen YİDK kararında da belirtildiği üzere inci anlamındaki “pearl” ve güzellik anlamındaki “beauty” kelimelerinin tali ve ürün özelliğini ifade etmek amacıyla markada yer aldığını, müvekkilin markasındaki ayırt edici unsurun “Nivea” ibaresi olduğunu, ayrıca farklı şekil unsurları bulunduğunu, bu çerçevede markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik bulunmadığını, davacı markasındaki “pearly” ibaresinin anlamı sebebiyle yüksek ayırt ediciliğe sahip bir marka olmadığını, markaların genel görünümleri itibariyle de benzer olmadığını, karıştırılma ihtimali değerlendirilirken markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu müvekkil başvurusunun bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin davacı markasından farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı başvurusunun davacı markaları ile görsel, işitsel, anlam ve genel izlenim itibariyle çağrışım ve ticari ekonomik ya da idari bağlantı olduğu yanılgısı dahil karıştırma riski bulunacak düzeyde benzer olmadığı; YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.