T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2046 KARAR NO : 2026/757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12.12.2019 ESAS-KA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2046 KARAR NO : 2026/757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12.12.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2015/607 E., 2019/1158 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 09.04.2026 YAZIM TARİHİ : 09.04.2026 Davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili özetle: Müvekkillerinin davalıda toplam dört üyeliğinin bulunduğunu, genel kurulda her bir üye için 45.000 TL tutarında kredi kullanılması yönünde karar alındığını, bunun üzerine müvekkillerinin iki kooperatif üyeliğini davalıya devrettiğini, iki üyelik için ödenmesi gereken 90.000 TL'nin mahsubundan sonra kalan 23.500 TL'nin müvekkillere ödeneceği ve kendi adlarına kredi kullanılmayacağı konusunda kooperatif ile anlaşıldığını, buna rağmen kooperatif yönetiminin müvekkillerini 74.000 TL borçlu çıkardığını, müvekkilleri adına kredi tahsis ettirdiğini ve mükerrer tahsilat yaptığını, belirtilen sebeple kooperatif yönetim kurulu üyelerinın davalılar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık istemiyle yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkilin cari hesaplarında yanlış işlem yapıldığının tespit edildiğini ve müvekkilleri lehine rapor düzenlediğini, savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu karara yapılan itirazın Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği'nin kararı ile kabul edildiğini ve kooperatif sorumluları hakkında Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/116 E. sayılı dosyası ile kovuşturma başlatıldığını ileri sürerek, şimdilik davacı ... için 2.500 TL, davacı ... için 2.500 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Başlatılan ceza yargılamasının davacıların şahsi iddialarını içerdiğini ve yöneticilerin şahsen suçlandığını, davacılar hakkında yapılan tüm işlemlerin mevzuata ve kooperatif genel kurul kararlarına uygun olduğunu, daha önceki yöneticilerin şahsi yanlışlarının mevcut kooperatif yöneticilerinin mevzuat ve kooperatif genel kurul kararlarından ayrılmalarını gerektirmeyeceğini ve kooperatif tüzel kişiliğini bağlamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Kooperatif kayıtları incelenerek düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda da belirtildiği üzere davacılardan ... 28/02/2009 tarihinde kooperatifte mevcut iki üyelikten istifa etmiş, davalı kooperatifin 21/06/2008 tarihli genel kurul toplantısında kredi miktarı olarak ortak başına 45.000,00 TL kredi kullanılmasına karar verildiği, ...'in istifasından sonra o güne kadar ödediği 44.175,00 TL'nin bir kısmının diğer davacı ...'ın borçlarından mahsup edilip bir kısmının ise, kendi uhdesinde kalan üyeliğinden kaynaklanan borçlarına mahsup edildiği anlaşılmıştır. Yine genel kurulda üye başına 45.000,00 TL kredi kullandırılacağı ve daha sonra yönetim kurulu kararınca 45.000,00 TL ödeme yapan üyeler adına kredi kullanılmayacağı kabul edilmiş olmasına göre davacı tarafından yapılan ödemenin 45.000,00 TL'nin altında kalması nedeni ile davacı adına kredi kullanılmasında usulsüzlük bulunmamaktadır. İddia, savunma, dayanılan deliller, bilirkişi rapor ve ek raporu ile dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, dosyaya sunulan deliller ve kooperatif kayıtlarına göre davacılardan ...'ın dava tarihi itibari ile kooperatife 2.470,67 TL, ...'ın ise 4.484,18 TL borçları bulunduğu, iddia edildiği şekilde bir alacaklarının olmadığı anlaşılmakla ve bu yönde vicdani kanaat oluşmakla davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı kooperatifin genel kurul kararı ile üyeler adına kredi kullanılmasına karar verildiği, müvekkillerinin dört üyelikten ikisini kooperatife devretmeleri karşılığında kalan iki üyelik için kredi kullanılmaması hususunda anlaşma sağlandığı, bu kapsamda iki üyeliğin devredildiği, davalı tarafından devralınan iki üyeliğe rağmen müvekkilleri adına kalan üyelikler için bilgileri ve rızaları dışında kredi kullandırıldığı, bu suretle müvekkillerinin borçlandırıldığı, müvekkillerinin kredi ve aidat borçlarını ödemelerine rağmen devredilen iki üyeliğe ilişkin alacaklarının kendilerine ödenmediği, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacağın tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 1.464 (732x2) TL istinaf karar harcından, peşin alınan 118,60 (59,30x2) TL harcın düşümü ile kalan 1.345,40 TL harcın davacılardan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 09.04.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...