TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2023 NUMARASI : 2022/283 Esas 2023/687 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/04/2022 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/73 Esas 2026/240 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/73 KARAR NO : 2026/240 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2023 NUMARASI : 2022/283 Esas 2023/687 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/04/2022 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13/06/2007 tarihinde hisse devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 3.5. maddesi ile satım bedeli olarak yıllık ödenecek değişken hisse devir bedeli kararlaştırıldığını, değişken hisse devir bedelinin hidroelektrik santrallerinin yıllık enerji üretimi esas alınarak kwh başına 0,5 cent/Usd olduğunu, sözleşmenin 3.5.2. maddesi uyarınca yıllık değişken hisse devir bedellerinin takip eden yılın ocak ayı içerisinde ödeneceği, sözleşmenin 3.5.3. maddesi ile de değişken hisse devir bedelinin 2/3'ünün müvekkiline ödeneceğinin hükme bağlandığını, hisse devir bedeline konu yıllık elektrik üretim miktarlarının EPDK tarafından düzenli olarak her yıl ilan edilen listelerde yayımlandığını, müvekkiline 2021 yılına ait enerji üretiminden kaynaklı yıllık değişken hisse devir bedelinin ödenmediğini, 2021 yılı değişken hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin halen bünyesinde yer alan ve davacı tarafından hisseleri devredilen santraller yönünden davacıya borçlarının bulunmadığını, müvekkillerinin davacı tarafından müvekkillerine hisseleri devredilen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin tüm hisselerini 30/11/2012 ve 13/03/2013 tarihli sözleşmelerle dava dışı ... ve ... isimli şirketlere devrettiğini, ..., ... ve ... ... A.Ş'nin müvekkili şirketlerin davacıya ileride ödenmesi gereken tüm ek hisse bedellerini ödemeyi TBK'nun 195. Maddesine uygun şekilde üstlendiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerden bugüne kadar davacıya yapılan tüm ek hisse bedel ödemelerinin dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılmış olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin ... şirketinin üretim değerlerini bilmesi ve davacı tarafından yapılan hesaplamayı doğru olarak kabul etmesinin mümkün olmadığını, ödeme emrinin ekinde de üretim değerleri ile ilgili herhangi bir belgenin taraflarıyla paylaşılmadığını, halen ... Şirketi'nin bünyesindeki santrallerin üretim değerlerinin taraflarınca bilinmediğini, davacının döviz cinsinden talep ettiği alacağa %5 oranında yıllık faiz uygulanması yönündeki talebinin de haksız olduğunu, borcun ... şirketi tarafından ödenip ödenmediği, ödenmedi ise neden ödenmediği, üretimin miktarının ne olduğunun taraflarınca bilinmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacının, mevcut hisse değerine ilişkin sözleşme kapsamında, 2021 yılına ilişkin, davalılardan icra takip tarihi itibariyle değişken hisse bedeli tutarının 305.844,83 Usd olduğunun gerekçeli ve denetime elverişli raporla tespit edildiği, alacağın likit ve hesaplanabilir olma özelliği dikkate alınarak davacı yararına kabul edilen tutar için icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasında 305.844,83 Usd asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, bu miktar için takibin, yıllık %3 oranını geçmemek kaydıyla 25/02/2022 olan takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının Usd cinsinden açılmış, bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 305.844,83 Usd x 14.2794 TL = 4.367.280,67 TL'nin %20 karşılığı 873.456,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerin halen ... Holding bünyesinde yer alan ve davacı tarafından hisseleri devredilen santraller yönünden davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket, davacılar tarafından müvekkili şirketlere hisseleri devredilen ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tüm hisselerini 30 Kasım 2012 tarihli sözleşme ve 13 Mart 2013 tarihli sözleşme ile dava dışı ... ve ... isimli şirketlere devrettiğini, ..., ... ve ... müvekkil şikretin davacıya ileride ödenmesi gereken tüm ek hisse bedellerini ödemeyi TBK'nun 195. Madde hükümlerine uygun şekilde üstlendiğini, sadece müvekkili şirketler hakkında icra takibi başlatıldığını, ...'nin takip dışı bırakıldığını, oysa ...'nin dava konusu borcu BK'nun 196. madde hükümlerince üslendiğini, davacının da ... tarafından yapılan ifaları çekincesiz şekilde kabul ettiğini, dava konusu borcun ... tarafından üstlenilmesi ve alacaklının da buna muvafakat etmesinden ötürü müvekkili şirketlerin borçlu sıfatları sona erdiğini, mahkeme tarafından bu hususun hiçbir şekilde irdelenmediğini, yıllardır düzenli bir şekilde ... tarafından ödenen borcun 2021 yılı yönünden ödenip ödenmediğinin müvekkili şirketler tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketler ile davacı arasında devam eden farklı sözleşmelerden doğan ek hisse bedelleri eksiksiz şekilde ödendiğini, müvekkili şirketlerin kötü niyetinden bahsetmek mümkün olmamasına karşın müvekkili şirketin icra ve inkar tazminatı ile tecziye edilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi durumunda, yabancı para alacağının icra takibine başlandığı tarih itibariyle geçerli Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kuru üzerinden hesaplama yapılması gerekmesine karşın mahkemece farklı bir kur üzerinden hesaplama yaparak hüküm kurduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan 2021 yılı değişken hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasında akdedilen 13/06/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi, Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2022/4059 sayılı dosyası sureti, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/5329 sayılı takip dosyası, banka dekontları, Enerji Piyasaları İşletme A.Ş müzekkere cevabı, yargılama aşamasında elektrik mühendisi bilirkişiden alınan 20/05/2023 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2022/4059 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 306.286,57 Usd asıl alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 06/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde olacak şekilde 11/03/2022 tarihinde takibe konu borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 18/04/2022 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir. Taraflar arasında 13/06/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalanmış olup, anılan sözleşmede satıcıların davacı ile dava dışı ..., ..., alıcıların ... Enerji A.Ş.(davalı), ... Holding A.Ş. (davalı), ... İnşaat A.Ş.(davalı), ... Altyapı AŞ(dava dışı), ... Isı Makine A.Ş.(davalı), şirketin ... Üretim A.Ş. Olduğu, satıcıların şirketin tamamına sahip bulunduğu, şirketin Erzurum'daki Karasu 1 HES, Karasu 2 HES, Karasu 4.2 HES, Karasu 4.3 HES, Karasu 5 HES'in enerji üretim tesislerinin yapım ve işletimleri için kesin projelerini yapımı aşamasının devam ettiği belirtildikten sonra 3.1 maddesinde satıcılarla alıcıların şirket hisselerini 7.505.270,00 Usd'lik kısmının 3.2, 3.3, 3.4 maddelerinde açıklanan şekilde, değişken hisse devir bedelinin ise madde 3.5. maddesinde tanımlanan vade ve biçimde ödenmesi karşılığında devir konusunda mutabık kaldıkları, değişken hisse devir bedeli başlıklı 3.5 maddesinde hisse devir sözleşmesine ek olarak HES'lerin işletmeye açılarak enerji üretimine başlanması tarihinden itibaren olmak üzere "Yıllık enerji üretimi esas alınarak kwh başına 0,5 cent/Usd üzerinden yıllık olarak ödeme yapılması" ilkesi uyarınca değişken hisse bedelinin alıcılar tarafından 2/3'ünün davacıya, 1/3'ünün dava dışı ...'ya ödeneceği, şirketteki hisselerini alıcılara devreden satıcılardan davacı ve dava dışı ... dışında kalanların ödenecek olan değişken hisse devir bedeli üzerinden hiçbir nam altında hak ve taleplerinin bulunmadığı, ilk yıl bedelinin ilk enerji satış tarihi ile açılış yılı 31 Aralık tarihi arasındaki dönem için açılış yılını takip eden ocak ayı içerisinde ödeneceği, diğer yılların yıllık bedellerinin 1 ocak ile 31 aralık arasındaki dönem için takip eden ocak ayı içerisinde ödeneceği, bu ödemenin HES'lerin faal olduğu ve ilk lisans süreleri boyunca geçerli olacağı hükme bağlanmıştır. Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/5329 sayılı takip dosyasında, alacaklı ... (dava dışı) tarafından ihbar olunan ile davalılar aleyhine 13/06/2007 tarihli hisse devir sözleşmesine istinaden Karasu Hes'lerin 2019 yılında ürettiği enerji miktarına bağlı sözleşmeden doğan değişken hisse devir bedeline ilişkin 214.871,60 Usd alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, ihbar olunan şirketin icra takibinde borca itiraz ettiği, davalı borçlu ... Holding A.Ş. tarafından alacaklı ...'ya 21/07/2007 tarihinde 1.590.921,00 TL ödendiği görülmüştür. İhbar olunan tarafından davacı hesabına 29/01/2019 tarihinde 430.332,00 Usd, 29/01/2019 tarihinde 430.332,00 Usd, 06/02/2017 tarihinde 387.280,50 Usd, dava dışı ... Enerji Üretim A.Ş. tarafından davacı hesabına 26/02/2016 tarihinde 339.049,00 Usd, 26/09/2016 tarihinde 953.975,44 Usd, 06/02/2015 tarihinde 606.761,13 Usd ödendiği banka dekontlarıyla sabittir. Enerji Piyasaları İşletme A.Ş müzekkere cevabında, Karasu 1 HES, Karasu 2 HES, Karasu 4.2 HES, Karasu 4.3 HES, Karasu 5 HES'lerin 2021 yılında gerçekleştirilen toplam üretim miktarının 91.753,45 mwh olduğu bildirilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, EPİAŞ yazı cevabında üretim miktarlarına yer verildiği, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesi kapsamında bulunan 5 HES'de toplam 91.753,45 mwh elektrik üretimi yapıldığı, davacının 2/3 payı çerçevesinde sözleşme kapsamında talep edebileceği bedelin 91.753.450 kw saat x 0,0005 x 2/3 = 305.844,83 Usd olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı yan davalı ile akdedilen hisse devir sözleşmesi uyarınca 2021 yılı nedeniyle anılan sözleşmede hükme bağlanan değişken hisse devir bedeli alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davacıdan devralınan hisselerin 30/11/2012 ve 13/03/2013 tarihli sözleşmelerle dava dışı şirketlere devredildiğini, hisseleri devralan şirketlerin ve ihbar olunan şirketin davacıya ileride ödenmesi gereken tüm ek hisse bedellerini ödemeyi üstlendiğini, davacıya borç bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında ihbar olunan şirketin hisselerinin davacı tarafından davalılara devrine ilişkin 13/06/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmede değişken hisse devir bedelinin ne şekilde hesaplanacağı ve ne zaman ödeneceğinin hükme bağlandığı, davacının 2021 yılı değişken hisse devir bedelinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının davalılardan hisse devir sözleşmesi kapsamında 2021 yılı değişken hisse devir bedelinin tahsilini talep edip edemeyeceği, davalıların ihbar olunan şirkette davacıdan devraldıkları hisseleri dava dışı üçüncü kişilere 2021 yılından önce devretmesi nedeniyle devralan dava dışı şirketlerin ve ihbar olunan şirketin değişken hisse devir bedelinden kaynaklanan borcu üstlenip üstlenmediği, TBK'nun 195. maddesindeki borcun üstlenilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmamış ise davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla değişken hisse devir bedelinden kaynaklanan talep edebileceği bir alacak bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalılar vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde, taraflar arasında davacının ihbar olunan şirketteki hisselerinin tümünü davalılar ile dava dışı ... Altyapı A.Ş.'ye devrine ilişkin 13/06/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi akdedilmiştir. Davalıların anılan sözleşmedeki imzalarına yönelik bir inkarları bulunmadığı gibi, davacının ihbar olunan şirketteki hisselerinin tamamını davalılar ile dava dışı ... Altyapı A.Ş'ye devrederek sözleşmedeki edimini ifa ettiği anlaşılmıştır. Davalı yan cevap dilekçesinde ve aşamalarda davacıdan devralınan hisselerin 30/11/2012 ve 13/03/2013 tarihli hisse devir sözleşmeleriyle üçüncü şirkete devredildiğini, hisseleri devralan şirketlerin ve ihbar olunan şirketin TBK'nun 195. maddesi uyarınca borcu üstlendiğini, bu hususa ilişkin anılan şirketle aralarında protokol akdedildiğini savunmuştur. Anılan savunma karşısında dosya incelendiğinde, davalılar ile dava dışı üçüncü şirketler arasında akdedilen hisse devir sözleşmelerinde ve varlığı ileri sürülen protokolde davacının taraf olduğu ileri sürülmemiştir. Bu durumda davacının tarafı olmadığı sözleşme hükümleriyle bağlı tutulamayacağı, anılan sözleşmelerin, sözleşmenin tarafları yönünden bağlayıcı kabul edileceği, davacının 13/06/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi kapsamında edimini ifa ettiğinden sözleşmede açıkça düzenlenen değişken hisse devir bedelini davalılardan talep edebileceği, hisse devir sözleşmesinin davalılar ve davacı yönünden bağlayıcı olduğu, borcun üstlendiği ileri sürülen dava dışı üçüncü şirketlerle alacaklı olan davacı arasında akdedilen bir sözleşme bulunmadığı, TBK'nun 195. maddesindeki koşulların somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından mahkemece davalı yanın bu yöndeki savunmasına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında akdedilen hisse devir sözleşmesinde değişken hisse devir bedeli açıkça hükme bağlanmıştır. Anılan hükümde değişken hisse devir bedelinin ne şekilde hesaplanacağı ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiştir. Yargılama aşamasında mahkemece EPİAŞ'a yazılan müzekkere cevabında, değişken hisse devir bedeline konu Karasu 1 HES, Karasu 2 HES, Karasu 4.2 HES, Karasu 4.3 HES, Karasu 5 HES'lerin 2021 yılında gerçekleştirilen toplam üretim miktarı bildirilmiş, alınan bilirkişi raporunda da, bildirilen üretim miktarı üzerinden hisse devir sözleşmesinin 3.5 maddesine uygun olacak şekilde davacının davalılardan 2021 yılına ilişkin takip tarihi itibarıyla talep edebileceği değişken hisse devir bedeli hesaplanmıştır. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Hal böyle olunca mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, raporda yapılan hesaplamanın taraflar arasındaki sözleşmenin 3.5 maddesine uygun olduğu gözetilerek davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla talep edebilecek alacak miktarının tespitinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalılar vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesi 13/06/2007 tarihli olup, işbu davada davacı tarafından 2021 yılı değişken hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiştir. Açılan itirazın iptali davasında alacaklının haklı olduğunun anlaşılması halinde İİK'nun 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit, bir başka anlatımla bilinebilir ve hesaplanabilir olması gerekmektedir. Anılan sözleşmede değişken hisse devir bedelinin hesaplama şekli açıkça hükme bağlanmıştır. Hesaplamada kullanılacak olan yıllık enerji üretimi miktarının davalılar tarafından bilinmesi veya bilinebilir olması halinde davalılar yönünden alacağın likit olduğu kabul edilebilecektir. Sözleşmeye konu Karasu 1 HES, Karasu 2 HES, Karasu 4.2 HES, Karasu 4.3 HES, Karasu 5 HES'lerin 2021 yılında gerçekleştirilen toplam üretim miktarının, 2021 yılında ihbar olunan şirket ortağı sıfatı bulunmayan davalılar tarafından bilinmediği veya bilinebilir olmadığı ileri sürülebilecek ise de, EPİAŞ'ın Türkiye'deki hidroelektrik santralleri (HES) dahil olmak üzere tüm elektrik üretim tesislerinin üretim miktarlarını şeffaflık platformu üzerinden anlık, günlük ve aylık olarak ilan etmesi, anılan ilana internet üzerinden, davalılar tarafından ulaşımının mümkün bulunması karşısında davalıların, dava konusu olan 2021 yılında ihbar olunan şirket ortağı sıfatı bulunmamasının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, HES üretim miktarlarının EPİAŞ tarafından şeffaflık platformu üzerinden ve davalılar tarafından görülebilir şekilde ilan edilmesi karşısında davalılar 2021 yılında taraflar arasındaki sözleşmeye konu Karasu 1 HES, Karasu 2 HES, Karasu 4.2 HES, Karasu 4.3 HES, Karasu 5 HES'lerin 2021 yılında gerçekleştirilen toplam üretim miktarını bilebilecek durumdadır. Bu durumda mahkemece, davalıların dava konusu icra takibine itirazlarının kısmen haksız olduğu, itirazın haksız olduğu tespit edilen alacak miktarı yönünden alacağın likit bulunduğu, davalı yanca bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğu gözetilerek davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Hüküm altına alınan icra inkar tazminatı miktarına yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, mahkemece yapılan yargılama sonunda kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 873.456,13 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İtirazın iptaline karar verilen alacak miktarı 305.844,83 Usd'dir. Anılan alacağın TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedileceğinden hüküm altına alınan miktarın TL karşılığının tespit edilmesi gerekecektir. Takip tarihindeki Usd'nin TCMB efektif satış kuru esas alınması gerekmekte ve kur 14,2794 TL olup, takip talebindeki davacının esas aldığı kur da 14,2794 TL'dir. Buna göre 305.844,83 Usd x 14,2794 TL = 4.367.280,67 TL'nin %20'si hesaplandığında icra inkar tazminatı miktarının 873.456,13 TL olduğu anlaşılmış olup, mahkemece hüküm altına alınan icra inkar tazminatı miktarının hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 306.489,46 TL istinaf karar harcından peşin alınan 72.582,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 233.907,46 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/03/2026 Başkan - Üye Üye Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.