T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1728 Esas KARAR NO : 2025/2161 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/49 Esas- 2025/295 Karar TARİH : 07/05/2025 DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1728 Esas KARAR NO : 2025/2161 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/49 Esas- 2025/295 Karar TARİH : 07/05/2025 DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ... Eğitim Danışmanlık Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olduğunu, şirketi davalılar ile birlikte modelistlik, muhasebe eğitimleri vermek için kurduklarını, müvekkilinin davalı ... ...'a 945.450 TL para gönderdiğini, müvekkilinin işyerine girişinin engellendiğini, şirketin işleyişi ile ilgili olarak bilgilendirilmediğini, davalıların 06/01/2025 tarihinde genel kurulu toplantıya çağırdıklarını, bu toplantıda herhangi bir karar alınmadığını ancak daha sonra davalıların müvekkilinin yokluğunda şirketle ilgili kararlar aldıklarını beyanla genel kurulda alınan kararların iptaline, şirketin hesaplarının denetlenmesi ile aktif ve pasifinin tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 127/1 hükmünde, ticaret şirketlerine hangi unsurların sermaye olarak konulabileceğinin sayıldığını, davacı tarafından müvekkillerinden ... ...'a verildiği iddia edilen 945.450 TL davacının "ortak" sıfatıyla şirkete koymuş olduğu sermeye olup müvekkiline özel olarak verilmiş herhangi bir para mevcut olmadığını, davacı yan tarafından şirkete ödenen paranın, şirketin kuruluş süreci ve şirket merkezinin tadilat işlemlerinde kullanıldığını, genel kurul kararının iptalini gerektirir hukuki bir sebep bulunmadığını, bu davada genel kurulun iptalinin istenemeyeceğini, davacıya usulüne uygun şekilde davet yapılmasına rağmen davacının genel kurula katılmadığını, davacı yan tarafından gerçek dışı iddialar öne sürüldüğünü, haksız kazanç elde edilmek istendiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, somut uyuşmazlıkta dava dışı olan İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğü'nün 478697-5 sicil numarasında kayıtlı bulunan ... ... Eğitim Danışmalık Tic. Ltd. Şti.'nin ve pay sahibi olan davacının TTK 445 maddesine göre TTK 446 madde kapsamında dava açma hak ve yetkisine sahip olduğu ancak davanın iptali talep edilen ortaklar kurulu kararını alan dava dışı şirkete yöneltilmesi ve davacının talepleri içerisinde bulunun dava dışı şirketin tüzel kişiliğine ait olan aktif ve pasif malvarlığının tespiti talebinin de aynı şekilde dava dışı şirketin menfaatlerini ilgilendirmesi nedeniyle dava dışı şirkete yönetilmesi gerekli ve zorunlu olup bu yönden davalıların pasif husumetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Yerel mahkemenin gerekçesinin hukuka aykırı olduğu, TTK'nın 375 ve 376 maddeleri uyarınca şirket ortaklarının diğer ortaklara karşı dava açarak şirketin denetlenmesini sağlama hakkı bulunduğu, Mahkemece iddialarının araştırılmadığı, delillerinin toplanmadığı, yargılama verilecek ara karar ile şirketin davaya dahil edilmesinin mümkün olduğu, bu hususun Mahkemeden talep edildiği ancak Mahkemece talebin kabul edilmediği, davalıların davacıyı mağdur ettikleri, Mahkeme kararı ile de davacının mağduriyetinin daha fazla arttığına ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, dava dışı şirketin 06/01/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.TTK'nın 662. maddesinin atfı ile limited şirket genel kurul kararlarının iptali hakkında da uygulanan 445. maddesi uyarınca; aynı kanunun 446. maddesinde sayılan kişiler, genel kurulda alınan kararların kanun veya şirket esas sözleşmesine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesi ile kararların iptalini talep edebilirler. Mahkemece de karar yerinde açıklandığı üzere, bu davada husumetin ortaklardan ayrı bir tüzel kişiliği haiz olan şirkete karşı yönetilmesi gerekir. Zira genel kurul limited şirketin karar organı olup, bu organ tarafından alınan kararlar şirketin kararlarıdır. Her ne kadar davacı taraf, yargılama aşamasında dava dışı şirketin davaya dahil edilmesi yönündeki taleplerinin Mahkemece gerekçesiz olarak reddedildiğini iddia etmiş ise de, incelenen dosya kapsamında bu yönde bir talebe rastlanmadığı gibi, HMK'da kendisine karşı dava açılmayan kişinin sonradan davaya dahil edilmesi şeklinde bir usulün de bulunmadığı ancak 124 ve 125. maddelerinde yer alan iradi taraf değişikliği ile dava dilekçesinde taraf olarak gösterilen kişinin değiştirilmesinin mümkün olduğu, bunun da ancak davacının talebi ile ve maddede yer alan koşulların gerçekleşmesi suretiyle yapılabileceği, davacı tarafça Mahkemeden bu yönde bir talepte de bulunulmadığı, davacı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü TTK'nın 375 ve 376. maddelerinin dava ile ilgisinin olmadığı, şirketin denetlenmesi ile aktif ve pasiflerinin tespitinin dava yolu ile Mahkemeden talep edilmesi mümkün olmadığı gibi, bu halde dahi davanın yine şirkete karşı açılması gerektiği, bu minvalde davalı ortaklara karşı yöneltilmiş davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafın aksi yöndeki tüm istinaf sebeplerinin ise haksız olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.