11. Hukuk Dairesi 2024/475 E. , 2024/8661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/501 Esas, 2023/1473 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/377 E., 2019/42 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte
**11. Hukuk Dairesi 2024/475 E. , 2024/8661 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/501 Esas, 2023/1473 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/377 E., 2019/42 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25 ve 35. sınıflarda "..." ibareli 2014/108325 nolu markası olduğunu, fason olarak muhtelif firmalara sipariş vererek markasını taşıyan ürünler ürettirip sattığını, davalılardan ... Dericilik Şirketine de bu şekilde "..." markalı, kapşonlu erkek montu dikimi için kumaş ve malzeme vererek siparişte bulunduğunu, bir kısım ödeme de yaptığını, ancak davalının müvekkilinin siparişini müvekkiline teslim etmeyerek piyasaya sürdüğünü, piyasaya ne miktarda mal sattığı tam olarak bilinmemekle birlikte diğer davalıya ait giyim mağazasında da bu montun satıldığını, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/140 D.İş dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını ve alınan rapora tecavüzün tespit edildiğini ileri sürerek, davalıların müvekkiline ait tescilli markaya tecavüzlerinin tespitine, müvekkilinin kumaş ve aksesuar bedeli olarak 50.000,00 TL ve 5.000,00 TL dikim ücreti olarak ödediği toplam 55.000,00 TL maddi zararın, 5.000,00 TL manevi tazminatın ve marka hakkına tecavüz edenin bu yolla elde ettiği kazanca göre hesaplanacak şimdilik 5.000,00 TL yoksun kalınan kazancın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; daha sonra yoksun kaldığı kazanç talebini, 20.507,97 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılardan ... ... Giyim San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacının kendisi tarafından üretim siparişi verdiğini, 3 kişiden satın aldığı boyalı polyester kumaşları teslim ettiği ve ürettirdiği hususunun sabit olduğununu, kısacası kendi talimatı ile markası altında üretim yapıldığını, müvekkilinin ise sadece ürün alıp satan bir şirket olduğunu, müvekkilinin sahte olmayan bir malı alıp satmasından dolayı bir sorumluluğunun düşünülmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin dava konusu olaydan önce yapılan tespitten sonra diğer davalıya elinde bulundurduğu montları iade ettiğini ve satışı derhal durdurduğunu, müvekkilinin asla sahte bir ürün alıp satmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalılardan ... Dericilik İmalat San.ve Tic. Ltd. Şti.'ye usulüne uygun tebliğ yapılmış ise de davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, iddianın ileri sürülüş biçimi ve delilere göre dava konusu ürünlerin orijinal olduğu ve taklit üretimin söz konusu olmadığının davacı tarafın da kabulünde olduğu, davacı teslim ettiği kumaş bedeli ve fason işçilik karşılığı ödenen paranın iadesini istediğine göre davacı ile davalı ... Dericilik Şirketi arasındaki eser sözleşmesini geriye etkili fesih hakkını kullanarak verdiğinin iadesini istediği, buna göre marka hakkına tecavüzden ziyade davacı ile davalı ... arasındaki sözleşme ilişkisine dayalı tazminat talep edildiği, dosyadaki delillere göre davacı tarafça 40.000,00 TL tutarlı kumaşın davalı ...'e teslim edilip, ayrıca 3.000,00 TL makbuz karşılığı nakit para ve 990,00 TL banka yolu ile yapılan ödemeye ilişkin makbuz sunulmakla, davacının bu tutarlar toplamı 43.990,00 TL'yi davalı ... Dericilik Şirketinden talep etmesinin mümkün olduğu, fazlaya dair malzeme teslimi ve ödemeye ilişkin herhangi bir belge ve delil sunulamadığı, bu itibarla davacının davalı ... Dericilik Limited şirketine yönelik davasının bu tutarlar yönünden kabulü ile 43.990,00 TL alacağın bu davalıdan tashilinin gerektiği; davacı ayrıca yoksun kalınan kazancı da istemekte ise de, eser sözleşmesi niteliği gereği sözleşme feshedilip ödediği bedeli ve teslim ettiği kumaşların bedelini geri istediğine göre, sözleşme geriye etkili feshedilmiş olmakla, yoksun kalınan kazancını istenmesinin mümkün olmadığı, ayrıca ortada 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29. maddelerinde düzenlenen marka hakkına tecavüz sayılan bir eyleminde söz konusu olmadığı, zira marka sahibi davacının rızası ile orijinal ürünler üretilip marka etiketi takılarak satışa sunulduğu, bu itibarla davacının manevi tazminat talebinin de koşulları oluşmadığı; davacının davalı ... ... Giyim San. Tic. A.Ş.'ye yönelik davasına gelince; değinildiği üzere başlangıçta davacının rızası ile üretilip piyasaya sürülen ürünler söz konusu olup, davacının dahi bunların orijinal olmadığına dair bir iddiası olmadığı, dosya kapsamına göre davalı ... A.Ş.'nin bahse konu davacı markasını taşıyan ürünleri olağan ticaret ilişkisi içerisinde dava dışı ... Giyim Turizm ve İnşaat Ltd.Şti'den satın alıp mağazasında sattığı, davacı ile diğer davalı arasındaki ihtilafı bilmesinin mümkün olmadığı bu itibarla SMK'nın 29/1-c maddesi anlamında sorumluluğunun söz konusu olmayacağı gerekçesiyle, davacının davalı ... ... Giyim San.Tic.A.Ş.'ye yönelik davasının reddine, davacının davalı ... Dericilik İmalat San.ve Tic. Ltd. Şti.'ye yönelik davasının kısmen kabulüne, 43.990,00 TL alacağın bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dayalı talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta davalı ... şirketinin, davacının üreticisi olan diğer davalıyla anlaşarak gerçek bedelinin altında fiyatla ürünü temin ettiğinin iddia ve ispat edilemediği, davacı ile diğer davalı arasındaki üretim sözleşmesinin sadece tarafları bağlayıcılığının bulunduğu, davacının dilekçesinde muhtelif şirketlere fason üretim yaptırılarak ürünlerin satışının yapıldığını beyan ettiği, davalı ... şirketinin ürün alımlarına ilişkin dayanak faturaları sunduğu, faturalara göre ürünlerin dava dışı üçüncü kişiden satın alındığının raporda tespit edildiği, ürünlerin orjinal olmadığına yönelik bir iddianın da olmadığı dikkate alındığında davalı ... şirketi yönünden davanın reddinin yerinde olduğu, davalı ... Deri Şirketi hakkında davanın kısmen reddi kararı yönünden davacının istinaf sebepleri incelendiğinde; 43.990,00 TL'nin fazlasına ilişkin kısmın ve markaya tecavüz iddiasının dosyada ispatlanamadığı, mahkemece de akde aykırılık kabul edilerek karar verildiği dikkate alındığında markaya tecavüz iddiasına dayalı tespit, maddi, manevi tazminat istemlerinin reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından davacının rızasıyla üretildiği sabit olan ve davacı markasını taşıyan ürünlerin davacının rızası ve onayı olmaksızın diğer davalıya ait mağazalarda satışının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, buradan varılacak sonuca göre, tecavüzün tespiti, men-i ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin ve ayrıca sözleşmeye aykırılık iddiasıyla alacak isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanacaktır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.556 sayılı KHK'nın 9 uncu, 61 inci ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.