T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/601 - 2026/650 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/601 KARAR NO : 2026/650 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2023 NUMARASI : 2022/471 E. - 2023/425 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikr…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/601 - 2026/650 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/601 KARAR NO : 2026/650 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2023 NUMARASI : 2022/471 E. - 2023/425 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/11/2023 tarih ve 2022/471 E. - 2023/425 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 1975 senesinden itibaren “...” markaları ile ulusal ve uluslararası çapta bilinen bir firma olduğunu, davalının 2021/049187 sayılı 29.sınıf emtiaları kapsayan "...+şekil" ibareli marka başvurusuna karşı müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markalarına dayalı olarak SMK'nın 6.maddesi uyarınca TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirdiği itirazın dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaları ile benzer olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış markalara özgü üst düzey korumayı haiz olmasının gerektiğini, “...” ibaresinin hiçbir dilde anlamı olmayan ve müvekkili tarafından yaratılan özgün bir ibare olduğunu, markaların kapsadığı ürün/hizmetlerin aynı olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin tanınmışlığından haksız yarar sağlamak maksadıyla kötü niyetle dava konusu marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu 2022-M-13715 sayılı YİDK kararının iptaline, 2021/049187 sayılı davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal yönlerden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ortalama tüketicilerin bütünsel algısında tamamen farklı bir izlenim yarattıklarını, müvekkili firmanın “...” ibaresini bütün halinde kullandığını, davacı firmanın toptan ... satışı konusunda faaliyetinin bulunmadığını, davacı markasının ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, faaliyet gösterilen ... sektöründe kullanılan “...” ortak ibaresi için sağlanacak koruma kapsamının ayırt edici gücü yüksek işaretlere sağlanan koruma kadar yüksek olmaması gerektiğini, yalnızca “...” ibaresinin ortaklığının markalar açısından hükümsüzlük şartlarını sağlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının " Şekil+ ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik ve SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı, marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı veya TTK 54 ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabet iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların karşılaştırılan markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu gibi emtia sınıfları açısından da ayniyetin söz konusu olduğunu, buna rağmen mahkemece bilirkişi raporuna itirazları da karşılanmadan davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, markalarının itibarına zarar verebileceğini, ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu markanın tüketici dikkatini ilk bakışta çeken başlangıç kısmında yaratılan görsel, işitsel ve anlamsal farklılığın, davacı markalarına nazaran dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliği sağladığı, marka işaretleri arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış olmalarının da tescil engeli yaratmayacağı, kötüniyet iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.