İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.02.2018 günü davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı a…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/492 KARAR NO: 2026/375 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2025 NUMARASI: 2018/1101 Esas - 2025/896 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.02.2018 günü davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile yaya olan müvekkili ...ya çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sürücünün yardım etmek yerine olay yerinden kaçtığını, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu vücudunun çeşitli bölgelerinde kemik kırıkları, ezilme ve morarmalar meydana geldiğini ve hayati tehlike geçirdiğini, sigorta şirketinin kazaya karışan ... plaka sayılı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğunu, davalı şirketin ise araç maliki olduğunu beyanla, fazalaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı sürücü ... ve araç maliki ......... Şti.'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili 31.10.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.914,67-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı sürücü ... ve araç maliki ........Şti.'nden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı...A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına dayalı taleplerde dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun ve eksiksiz başvuru yapılması gerektiği, davacının böyle bir başvurusunun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat ve tedavi giderlerinin teminat kapsamında bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürülen sürekli sakatlık iddiasının kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak raporla ispatlanması gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması ve %1,8 teknik faiz oranının uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı....... Şti. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin araç işleteni olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasında davacının asli kusurlu olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; a-Maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, 1-1.914,67.-TL tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile müştereken müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasına) b-Manevi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı.... ...... Şti vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kazadan sonra müvekkilinde işitme kaybı meydana geldiği ve işitme kaybının davaya konu kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti yönünden çelişki giderilmeden karar verildiği, mahkemece maluliyet oranına dair ATK değerlendirmeleri ile yetinilerek manevi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğu, maluliyet oranının yokluğunun manevi tazminata engel teşkil etmeyeceği, somut olayda, % 0 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının sürekli iş göremez duruma gelmese dahi, üzüntü ve elem duyacağı, ruh bütünlüğünün ihlali, sinir bozukluğunun da bedensel zarar kavramına dahil bulunduğu gözetilerek, tedavi gördüğü süre dikkate alınarak uygun bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, müvekkilinin bedensel ve ruhsal sağlığının tespiti için tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevki ve sonrasında maluliyet durumunun tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.Davalı........ Şti vekilinin istinaf nedenleri; husumet itirazının değerlendirilmediği, kusura göre tazminat değerlendirilmesi yapılmadığı hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. (1)Davacı vekili dava açan dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminat, 50.000,00-TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiş, 31.10.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırarak 1.914,67-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesi ile aşamalardaki dilekçelerden kısmi dava olduğu hususunda tereddüt bulunmayan görülmekte olan davada ilk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kabulü ile, 1.914,67-TL tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile müştereken müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.İlk derece mahkemesinin, maddi tazminat isteminin kabulü yönündeki kararına göre, davalının istinaf başvurusuna konu miktarı 1.914,67-TL dir.29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2.madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalarda ilk derece mahkemesince verilen karar kesin olup, 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Yasanın 20.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek-1 maddesi ikinci fıkrasında yapılan değişiklik dikkate alınarak, dava tarihi olan 2018 yılı itibariyle kesinlik sınırı 3.560,00-TL'ye çıkartılmıştır. HMK'nın 346/1.maddesi hükmü uyarınca, miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de; temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin ve isteminin HMK'nın 346/1 ve 352. maddeleri gereğince; ilk derece mahkemesinin maddi tazminata ilişkin kararının kesin olması nedeniyle, reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. (2)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde (-aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere-) usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun, denetime elverişli, açıklayıcı ve ayrıntılı ATK raporu hükme esas alınarak kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %30 oranında, davacı yayanın ise %70 oranında kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamasına, maluliyete ilişkin raporun; kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olması ve raporun dosya kapsamı ile davacının yaralanmasına uygun olması nedeniyle hükme esas kabul edilmesinde de bir hata olmamasına, işletenlik sıfatının değiştiğinin ispat edilememiş olmasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin bu yönlere temas eden istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. (3)Davacı vekili tarafından dava açan dilekçede 50.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep olunmuş; ilk derece mahkemesince, yargı yolu denetimine olanak sağlayacak herhangi bir gerekçe açıklanmaksızın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamından davacının kazaya bağlı olarak yaralandığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Davacının bu yaralanması vücut bütünlüğünün ihlali niteliğinde olup, 22/06/1996 günlü 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile TBK'nın 56.maddesi kapsamındaki kriterlere göre uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bunun yapılmamış olması hatalı olmuştur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi (2018 yılı) olayın meydana geliş şekli, (yaya konumunda olan davacının karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı esnada) kazanın meydana gelmesinde kusur durumu, (%70 davacı, %30 davalı sürücünün kusurlu olduğuna dair alınan ATK İhtisas Dairesi raporu) yaşı (61), yaralanmasının niteliği (%0 maluliyet, 3 aya kadar iyileşebileceği, 1 ay bakıcı ihtiyacı olabilecek durumda,vücunün yüz bölgesi dahil belli yerlerinde kemik kırığı olacak şekilde -) paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında, 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken manevi tazminatın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusu yerinde bulunmuştur. Ne var ki, Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince kaldırılması, esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../12/2025 tarih, 2018/..... Esas, 2025/.... Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 346/1 ve 352.maddeleri gereğince usulden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle esastan reddine (HMK.m.353/1-b/1), davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2)nolu bentlerde açıklanan nedenlerle esastan reddine (HMK.m.353/1-b/1), davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (3) nonlu bentte açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2) a/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, istinaf eden davalıdan alınması gereken harç başvuru sırasında alındığından, karar ve ilam harcı hususunda karar verilmesine yer olmadığına, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..../12/2025 tarih, 2018/...... Esas, 2025/ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, a/1.914,67-TL tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile müştereken müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı tutulmasına) b/Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 189,83-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 425,57-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, c/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.914,67-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, a/10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılar ..... ve . .. . Şti'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b/Alınması gereken 732,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c/Davacı taraf kendisi vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, d/Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL başvuru harcı, 174,20-TL peşin harç, 15,63-TL ıslah harcı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 6.140,00-TL ATK fatura ücreti, 1.386,45-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.752,18-TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e/Davalılar ..... ve ........ ......... Şti kendileri vekil ile temsil ettirmiş ise de, 14/03/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 25/12/2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile HMK'nın 326/2 maddesinde yer alan "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün manevi tazminat yönünden iptaline ve kararın resmi gazetede yayınlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin bu kararının 14/12/2025 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmış olmakla, bu sebeple manevi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, 3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalının ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davanın kısmi dava olması ve davacı tarafından maddi tazminat yönünden davanın ıslah edilmiş olması göz önüne alındığında HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.12/03/2026