İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş'nin uzun yıllardır denizcilik sektöründe faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, davacı şirket ile ... A.Ş arasında ... numaralı ... /rezervasyon a…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1443 KARAR NO:2026/258 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/06/2025 NUMARASI:2023/158 Esas - 2025/570 Karar DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş'nin uzun yıllardır denizcilik sektöründe faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, davacı şirket ile ... A.Ş arasında ... numaralı ... /rezervasyon anlaşması akdedildiğini, işbu anlaşma uyarınca, “... ...” gemisi ile ... Limanından, .../... Limanına yapılacak taşımalara yönelik olarak davalıya ... firmasından kiralanan 52 adet “...” cinsi konteyner tahsis edildiğini, anlaşma gereği davacıya ait 52 adet konteyner 14-15 Ağustos 2021 tarihlerinde ... Limanı'nda taşıyanı temsilen .... isimli kişiye teslim edildiğini, akabinde davacı şirketin... firmasından 5 yıl süreyle kiralamış oldukları konteynerlerin Gaziantep ilinde satıldığına dair duyum aldıklarını, bunun üzerine, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2021/62694 Sor. no'lu dosyası tahtında soruşturma başlatılmış olup Gaziantep 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde oldukları tespit edilen konteynerlere 19 Ağustos 2021 tarihinde Gaziantep 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2021/8622 D.İş dosyası tahtında el koyma kararı verildiğini, davacı adına 24 Ağustos 2021 tarihinde Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na el koyma kararının kaldırılması talepli dilekçe sunulduğunu, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/62694 Soruşturma numaralı dosyasında 03 Eylül 2021 tarihli kararı ile konteynerler davacı şirket yetkilisi ...’a yediemin olarak teslim edildiğini, konteynerlerin davacıya teslimi için ... ve ...Şti. tarafından davacıya sırasıyla 220.896,00 TL ve 70.564,00 TL bedelli faturalar tanzim edildiğini, ayrıca, davacının yasal olarak alması gereken ölü navlun ve detention faturaları tanzim edildiğini, müvekkilinin ilgili bedellerin üç (3) iş günü içerisinde ödenmesine ilişkin olarak Kartal... Noterliği’nden 09 Eylül 2021 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname keşide ettiğini, ancak davalı tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin 13 Ekim 2021 tarihinde ilgili bedellerin tahsil edilmesi için zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmuş olup, tarafların anlaşamaması nedeniyle 8 Aralık 2021 tarihli arabuluculuk anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, müvekkilinin kendisine ait 7 adet gemisi ve işletmekte olduğu kiralık gemilerle birlikte 39 tır, 12.000 ...’luk konteyner parkı ve 40 bin metrekarelik depolama tesisine sahip olan uluslararası alanda taşımacılık hizmeti veren saygın ve itibarlı bir şirket olduğunu, davacı ile ... Ltd arasında 01.01.2020 tarihinde akdedilmiş Kira Sözleşmesine göre, davacı şirketin kiracısı olduğu konteynerleri işbu sözleşme süresinin sonuna kadar kullanacağını, taraflar arasındaki rezervasyon mutabakatı uyarınca davalı şirket konteynerleri kiralama amacına uygun kullanmaktan imtina ettiğini ve atıl bıraktığını, konteynerleri iade de etmeyen davalının, davacı şirket tarafından Kartal ... Noterliği’nden 09 Eylül 2021 tarih ve ... yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarname sebebiyle temerrüde düştüğünü, davacının Kartal ...Noterliği’nden keşide ettiği ihtarnamesiyle TBK 125/2 uyarınca borcun ifa edilmemesinden doğan zararlar ile meydana gelebilecek zararları davalı yandan talep ettiğini, uğramış olduğu zararlar ile sözleşmeye aykırı davranış arasında uygun illiyet bağı olması nedeniyle davalının, davacı ile uyuşmazlık konusu olan 52 adet konteynerin teslim alınabilmesi için katlanmış olduğu masrafları gidermekle yükümlü olduğunu, konteynerlerin çekme ve vinç ücreti ile otopark ücretine ilişkin olarak ... tarafından müvekkiline hitaben toplam 220.896,00 TL tutarında 06.09.2021 tarih ve ... numaralı fatura düzenlendiğini, ilgili tutarın 07.09.2021 tarihinde ... Bankası’nın ... Şubesi hesabından internet yoluyla ödemesini gerçekleştirdiklerini, ... Şti konteynerlerin müvekkiline teslim edildiğini, bu hizmet altında müvekkiline 70.564,00 TL tutarında 22.10.2021 tarih ve ... numaralı fatura düzenlediğini, müvekkilinin aynı tarihte ilgili tutarı ... Bankası’nın... şubesi hesabından internet yoluyla ödemesini gerçekleştirdiğini beyanla davanın kabulüne, fazlaya dair her türlü hakkı saklı kalmak üzere, 291.460,00-Türk Lirasının ihtarname tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, ölü navlun ve detention taleplerinin kabulü ile 130.130,00 Amerikan Doları’nın fiili ödeme günündeki resmi kur karşılığının 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca belirlenecek faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının konusuyla ilgili yerli ve yabancı firma ve şirketlerin temsilciliğini, mümessilliğini, acenteliğini almak gibi uluslar arası ölçekte iş yapan firma olduğunu, müvekkili firmanın Esenler / İstanbul adresinde ticaret faaliyetini sürdürmekte olup, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, dava konusu olay, davalı firmanın edimini yerine getirmede kendi kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, Gazian İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı, davalının konteynerların 16/08/2022 tarihinde yerinin tespiti ile kolluğa ve davacıya bildirmesi sonrasında Cumhuriyet Başsavcılığı'nın vermiş olduğu konteynerlerin yediemine konması yönündeki kararı nedeniyle oluşan 19/08/2021-03/09/2022 tarihleri arasında konteynerlerin yediemine taşınması, nakliye hizmet bedeli, konteyner çekme ve vinç ücreti, konteyner otopark ücreti bedeli olarak gerçekleşen 291.460,00 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren faizi ile talep etmiş olduğu, nitelikli dolandırıcılık nedeniyle oluşan gerçekleşmeyen ve gerçekleşmeyecek olan nakliye kaynaklı geminin eksik (konteyner) tonajından kaynaklı 65.000,00 USD demoraj (ölü navlun) ile konteyner gecikme ücretinden kaynaklanan 65.130,00 USD detention bedeli olmak üzere toplamda 130.130,00 USD'nin fiili ödeme günündeki resmi kur karşılığını faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/77 esas, 2022/402 karar sayılı, dosyasında verilen görevsizlik kararından dava konusu olarak, davalıya tedari edilen konteynerların geri getirilmesi için yapılan masraflar ile zamamında iade edilmemesinden kaynaklanan zararların tahsiline ilişkin olduğu, konteynerların tedarikine ilişkin sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin olduğundan, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Türk Borçlar Kanunu'nun 112 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmiş olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2022/1649 esas, 2022/1431 karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı kesinleşmiş olmakla, mahkemenize kaydı yapılmış olup, 13/07/2023 tarihli ön inceleme duruşma tutanağında görevsizlik kararı gerekçesi gereği uyuşmazlık konusu tespit edilmiştir. Davalı şirketin dolandırıcılık sebebiyle davaya konu konteynerları çalan kişilerin tespiti ve yerini bulmak amacıyla davacıyı da bilgilendirmek suretiyle kolluğa ve savcılığı başvuru yaptığı, Gaziantep 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2021/8622 değişik iş sayılı dosyasından verilen 19 Ağustos 2021 tarihli el koyma ve yediemine sevk kararı verildiği, Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu'nun ... soruşturma sayılı dosyasında 03/09/2021 tarihli kararı ile konteynerların davacı şirket yetkilisine yediemin olarak teslim edildiği, davacı şirket çalışanı ...'in kolluk kuvvetine verdiği beyanda olayı 17/08/2021 günü öğrendiğini, davalı hakkında bir şikayeti olmadığını, kendilerini dolandıran kişilerden şikayeti olduğunu beyan ettiği, davacının konteynerların yerinin tespit edildiğini bilmesine rağmen, maliki olarak konteynerlerin kendilerine teslim edilmesi yönünden adli makamlara başvurmadığı, 19/08/2021 tarihli el koyma kararının oluşmasında davacının kendi kusurunun olduğu, taşımacılık yönünden davacı ... A.Ş firmasının davalı ... firmasından talep ettiği 291.460,00-TL bedelin sorumlusunun davalı ... firması olmadığı, Taşımacılık uzmanı tarafından yapılan teknik inceleme ve tespitler doğrultusunda, gözaltı bedeli ve diğer tüm bedellerin oluşmasından gönderici dava dışı ... firmasının sorumlu olduğunun anlaşıldığı, TTK 928/2 maddesi "Taşıma işleri komisyoncu zilyetliğinde bulunan malın zıaından veya hasarından kaynaklanmayan bir zarardan sadece 918 incei madde uyarınca kendisine düşen bir yükümlülüğü ihlal etmesi halinde sorumludur. Tedbirli bir tacirin göstereceği özene rağmen zarar önlenemeyecek ise komisyoncu sorumluluktan kurtulur." şeklinde olduğu somut olayda davacının süresinde vekaletnameyle Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunmamasıyla konteynerların taşınması ve yedieminde bırakılması mecburiyetiyle yediemine teslim edilmesinde davacının kusur ve sorumluluğunun bulunduğu, 18/08/2021-31/08/2021 tarihleri arasında konteynerlerin ydiemine gönderilmesinde davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacının süresinde müdahale etmemesinde bu bedellerin oluşmasına katkıda bulunduğunun anlaşıldığı, davacının nakliye hizmet bedeli, konterner çekme ve vinç ücreti, konteyner otopark ücretlerine ilişkin olarak davalıdan bir talepte bulunma hakkının bulunmadığı, davalının karayolu taşımacılığı esnasında kendisinden kaynaklı olmayan bir sorundan ötürü denizyolu taşımacılığının gecikmesi, gerçekleşmemesi sebebiyle oluşan navlun, ölü navlun, demuraj ücreti gibi ücretler bakımından ise, dosyada temin edilen tüm raporlar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, TTK 1163/3 "taşıyanın, geciken taşıtandan navlun isteyebilmesi için bunu yola çıkmadan önce taşıtana faks mesajı, elektronik mektup veya benzeri teknik araçlarla da mümkün olmak üzere yazılı şekilde bildirmesi gerekir; aksi hâlde istem hakkını kaybeder." hükmü uyarınca ölü navlun ücretinin belirlenmesinde, geminin kapasitesi, liman çıkış belgeleri gibi delillerle tespit edilmesi gerektiği, ancak bu tespitler bakımından kesinleşen görevsizlik kararı bakımından mahkememizin görevsiz olduğu sadece ölü navlun ücretinin ödenmesi yönünde, herhangi bir bildirim yapılıp yapılmaması konusunda TBK 112. maddesindeki genel hükümlerle birlikte değerlendirildiğinde ölü navlun ücretinin ödenmesi yönünde herhangi bir bildirim yapılmadığı tespit edilmiş, ayrıca taşıyanın kararlaştırılan yük dışında başka bir navlun sözleşmesi de tespit edilmediğinden, davacı bu yönde davasını ispat edememiştir. Konteyner demuraj ücreti bakımından ise demuraj ücretinin boşaltma limanı için kararlaştırılmış olduğu, yükleme limanı için konteyner demurajı uygulanamayacağından bu yöndeki talebin de görevsizlik ve tespit edilen iş bu durum nedeniyle davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar arasındaki rezervasyon sözleşmesinin davacı tarafından 18 Ağustos 2021 tarihinde dosyada mevcut mail yazışmalarından anlaşıldığı kadarıyla iptal edildiği, anlaşılmakla, davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine,..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taleplerin tamamının denizyolu taşımasının gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle TTK'nın Deniz Tİcareti kitabının ilgili kısmında düzenlenmiş talepler olduğunu, bu anlamda Bakırköy ATM'nin görevi alanına girmediğini, doğru ve yerinde inceleme yapılamadığını, ilk derece mahkemesi dosyada mübrez bilirkişi raporları, bilirkişi raporlarına karşı dosyaya sunulan beyan ve itirazlarının gözetilmeksizin eksik incelemeyle karar verildiğini, davalının kusuru sebebiyle gerçekleştirilememesi dolayısıyla oluşan ölü navlun ücreti olan 65.000 USD'den sorumlu olduğunu, taşıyanın eğer ki taşıtanın teslim etmediği eşya yerine aşka bir eşyanın taşınmasına ilişkin navlun sözleşmesi akdetmiş ise zararın giderildiğinin varsayıldığını, davacı şirketin maliki olduğu konteynerler davalının basiretsiz hareketleri ihmali sebebiyle çalınmış ve davacı hem maliki olduğu konteynerleri kullanmaktan mahrum kalmış hem de konteynerlerın yola hiç çıkamadığını, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı kendi içinde çelişki barındırdığını, davacı şirketin kendi kusuruyla konteynerlere el konulmasına sebebiyet verdiği ifadesinin hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, taşıma ve konteyner kiralama sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.Bu aşamada istinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacı tarafından konteynerlerin teslim alınması ve taşınması için yapılan masraflardan davalının sorumlu olup olmadığı, ölü navlun ve detention bedeli şartlarının oluşup oluşmadığı ve davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.Taraflar arasında rezervasyon sözleşmesi yapıldığı ihtilaf konusu değildir.Davacı tarafça, davacı ... ... A.Ş. İle davalı ... A.Ş. arasında ... numaralı ... /rezervasyon anlaşması yapıldığını ve bu anlaşma uyarınca, “... ...” gemisi ile ... Limanından, ... Limanına yapılacak taşımalara yönelik olarak Davalıya ... firmasından kiralanan 52 adet “...” cinsi konteyner tahsis edildiğini, taraflar arasındaki rezervasyon mutabakatı uyarınca davalı şirketin konteynerleri kiralama amacına uygun kullanmaktan imtina ettiğini ve atıl bıraktığını beyanla, konteynerleri iade de etmeyen davalının, davacı şirket’in uğramış olduğu zararlar ile sözleşmeye aykırı davranış arasında uygun illiyet bağı olması nedeniyle uyuşmazlık konusu olan 52 adet konteynerin teslim alınabilmesi için katlanılmış olan nakliye hizmet bedeli, konteyner çekme ve vinç ücreti ve konteyner otopark ücreti masrafları ve ölü navlun ile detention bedelinin tahsilini talep etmiştir.Davalı tarafından, kendisini ... A. Ş yetkilisi olarak tanıtan ... isimli kişinin davalıyı arayarak ... Limanından ... /... limanına yapacağı 52 adet konteyner ihracat yükü için konteyner rezervasyon talebinde bulunması üzerine davalınında davacı ... A. Ş. ile 52 konteyner için temasa geçtiğini, konteyner temininin kabul edilmesi ile işlemin yazılı ve fiili organizasyonuna başlandığı beyan edilmiştir.Taraflar arasındaki mail yazışmaları ekindeki ihracat rezervasyon formunda gemi adı "... ...", yükleme limanı İskenderun, tahliye limanı ..., konteyner tipi ...”, mal cinsi Soya Küspesi-24 ton, gerçek yükleyici ..., ... 21 gün free time, yükleme yeri fabrika, konteyner alım tarihi 16 Ağustos olarak gösterilmiştir.Davaya konu konteynerler 14-15/08/2021 tarihinde teslim edilmiş, 19/08/2021 tarihinde Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2021/8622 D.İş sayılı dosyasında el koyma kararının onaylanmasına verilmiş ve 24/08/2021 tarihinde yapılan talep üzerine 03/09/2021 tarihinde konteynerler davacı şirket yetkilisine yed'i emin olarak teslim edilmiştir.Davacı tarafından davalıya gönderilen 18/08/2021 tarihli mail ile rezervasyonun iptal edildiği bildirilmiştir.Davacı şirket çalışanı 18/08/2021 tarihli kolluk ifadesinde, 17/08/2021 günü deniz taşımacılığı piyasasından konteynerlerin Gaziantep İlinde satıldığına ilişkin duyum alınması üzerine davalı şirkete bilgi verilerek Gaziantep'e gidildiğini ve konteynerlerin bulunduğunu beyan edilmiştir.Davalı şirket genel müdürü 18/08/2021 tarihli kolluk ifadesinde, kendisini ... A. Ş yetkilisi olarak tanıtan ... isimli kişinin 17 adet 40'lık konteyner İsrail'e, 52 adet 40'lık koteyner ...'a gemi yoluyla ihracat rezervasyonu talebinde bulunması üzerine 52 adet konteyner için ... firmasından rezervasyon yapıldığını, ilgili şahsın boş konteynerleri almasına rağmen konteynerleri tekrardan dolu olarak ihracat limanına sevk etmediğini, ... firmasından alınan bilgi ile konteynerlerin Gaziantep İlinde piyasaya satılmaya çalışıldığı bilgisinin alındığını, bunun üzerine ... A.Ş.'nin gerçek sahibi ... isimli şahsa ulaşıldığını, bu kişinin söz konusu ihracat ticaretinin olmadığını ve piyasada kendisi ve firmasının ismi kullanılarak çeşitli kişilerin dolandırıldığını söylediğini, böylelikle kendilerini arayarak sipariş veren şahıs tarafından dolandırıldıklarını anladıklarını beyan etmiştir.Davacının talepleri arasında bulunan ölü navlun, taşıtanın yüklemeyi taahhüt ettiği yükü eksik yüklemesi ya da yüklemeden vazgeçmesi durumunda ödenmesi gereken navlundur, detention(gözaltı) bedeli ise denizyolu ihracat operasyonunda boş konteynerin bulunduğu alandan alınmasıyla başlar ve dolu konteynerin limana getirilmesiyle sona erer, şeklinde bilirkişi raporunda tanımlanmıştır.Yüklemenin hiç yapılmamasına ilişkin TTK'nın 1159. maddesi, "Yükleme süresi ve kararlaştırılmışsa sürastarya süresi bittiği hâlde yükleme henüz başlamamışsa taşıyanın a) Sözleşmeyi feshedilmiş sayabilir veya b) Yüklemenin yapılması için beklemeye devam edebilir. (2) Taşıyanın, sözleşmenin feshedildiğini kabul edip 1158 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca tazminat isteyebilmesi için beklemekle yükümlü olduğu süre dolduğunda, taşıtana faks mesajı, elektronik mektup veya benzeri teknik araçlarla da mümkün olmak üzere, yazılı bildirimde bulunması zorunludur. (3) Taşıyan, yüklemenin yapılmasını beklemeye devam ederse, bu fazla bekleme sebebiyle uğradığı zararın tamamını taşıtandan isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Dava konusu konteynerlerin dolandırıcılık eylemine konu olduğunun anlaşılması üzerine davacı tarafından 18/08/2021 tarihli mail ile rezervasyon iptal edilerek sözleşme feshedilmiştir. Bu nedenle ve yükleme süresinin dolduğuna ilişkin bir ispat bulunmaması karşısında, anılan bu maddenin ve eksik yüklemeye ilişkin TTK'nın 1160. Maddesinin eldeki davada uygulanması mümkün değildir. Dolayısıyla davacının ölü navlun talep etmesi mümkün değildir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 125. Maddesinde, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüte düşmesi halinde alacaklının seçimlik hakları düzenlenmiştir. Anılan bu maddenin 3. fıkrası, sözleşmeden dönme hâlinde tarafların, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtularak daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilecekleri, bu durumda borçlunun, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklının, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebileceği düzenlenmiştir. Bu fıkra uyarınca, alacaklının giderilmesini isteyebileceği zarar, olumsuz(menfi) zarar, yani sözleşme yapılmamış olsaydı uğramayacak olduğu zarardan ibarettir. Davacı tarafça dosyaya, dava konusu rezervasyona konu sefere ilişkin olarak davalının yüklerinin yerine başka yük alınmadığına ilişkin bir ispat vasıtası sunulmamış ve bu haliyle zarar ispat edilememiştir. Detention bedeli ile ilgili olarak davacı taraflar arasındaki mail yazışmalarına dayanmış ise de, söz konusu yazışmalarda limana giriş yapmış ama gümrüksel nedenlerden dolayı gemiye yüklenemeyen konteyner için ardiye ve detention masrafı fatura edileceği belirtilmiş olup, gecikme limana giriş yapmış ama gümrüksel nedenlerden dolayı gemiye yüklenemeyen konteynerden kaynaklanmadığı gibi mail altına yazılan bu hususların davalı tarafından kabul edildiğine dair bir ispat da bulunmadığı nazara alındığında söz konusu maillerin detention bedeli yönünden ispat kabiliyeti bulunmamaktadır. ... bedeli talep edilmesine ilişkin başka bir sebep de ispat edilememiştir.Dava konusu 52 adet konteynerin teslim alınabilmesi için katlanılmış olan nakliye hizmet bedeli, konteyner çekme ve vinç ücreti ve konteyner otopark ücreti masraflarından davalının sorumluluğunun da değerlendirilmesi gerekir.Yukarıda anılan TBK'nın 125/3. Maddesi uyarınca davacı, davalıdan sözleşme hiç yapılmasaydı karşılaşmayacağı zararları talep edebilecektir. Davalı, mücbir sebep bulunduğunu savunmuş ise de, basiretli bir iş adamı olarak davacıdan temin edilen konteynerlerin güvenli şekilde dönüşünü temin etmesi gerekli olup, gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle konteynerlerin üçüncü kişilerin eline geçmesinin mücbir sebep olarak kabulü mümkün değildir. Buna durumda davalı, davacının 52 adet konteynerin teslim alınabilmesi için katlanılmış olan nakliye hizmet bedeli, konteyner çekme ve vinç ücreti ve konteyner otopark ücreti şeklindeki zararlarından sorumludur. Davacı ise, 52 adet konteynerin 14-15 Ağustos 2021 tarihlerinde ... Limanı'nda taşıyanı temsilen sistemde ismi .... olarak kayıtlı olan ve soyadı bilinmeyen kişiye teslim edildiğini beyan etmiştir. Dava konusu konteynerlerin davacı tarafından soyadı dahi bilinmeyen bir şahsa teslim edildiği nazara alındığında davacının talebe konu söz konusu zararın oluşmasında müterafik kusuru bulunmaktadır. Olayın oluşu ve davalının eylemlerinin ağırlığı nazara alındığında söz konusu zaraların oluşmasında davacının %25 oranında müterafik kusuru bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı kendisine üçüncü kişiler tarafından kesilen faturalar karşılığında dava dışı ... adına 07/09/2021 tarihinde 220.896,00 TL, dava dışı ... adına 22/10/2021 tarihinde 70.564,00 TL olmak üzere toplam 291.460,00 TL ödeme yapmıştır. Davacının müterafik kusuru düşüldüğünde 218.595,00 TL davacı zararından, davalı sorumludur.Davacının adli makamlara müracaat etmekte geciktiği iddia edilmiş ise de, dolandırıcılık eyleminin muhatabının davalı olduğu ve el koyma kararından kısa süre sonra talepte bulunulduğu değerlendirildiğinde bu husus zararın artmasına etkili görülmemiştir. Davacı, ihtarname tarihinden itibaren faiz talep etmiş ise de, temerrüt için ihtarnamenin tebliği gereklidir. İhtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin dosyada bir belgeye rastlanılmamış ise de en geç davalının cevabi ihtarname tarihinde tebliğ edildiği kabul edilerek verilen 3 günlük süre sonunda 14/10/2021 tarihinde davalının temerrüte düştüğünün kabulü gerekir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davacının konteynerin teslim alınabilmesi için yapılan masraflar nedeniyle oluşan zarara ilişkin taleplerinin konteynerların yerinin tespit edildiğini bilmesine rağmen konteynerlerin kendilerine teslim edilmesi yönünden adli makamlara başvurmadığından bahisle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın ölü navlun ve detention bedeli yönünden REDDİNE, 2-Konteynerin teslim alınabilmesi için yapılan masraflar nedeniyle oluşan zarara ilişkin davanın kısmen KABULÜ İLE, 218.595,00 TL'nin 14/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Başlangıçta peşin olarak alınan 35.330,81 TL harcın işin hitamında alınması gerekli olan 14.932,22 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 20.398,59 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa iadesine, 4-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.320,00 TL'nin, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.180,53 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına; dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 139,47 TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5- Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL, posta ve tebligat gideri 319,50 TL, bilirkişi ücreti 15.000,00 TL olmak üzere toplam 15.400,20 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 1.627,19 TL yargılama masrafından, davalı tarafından yargılama sırasında yapılan posta ve tebligat gideri 116,75 TL yargılama masrafından kabul-ret oranına göre davacıya isabet eden 104,41 TL'nin mahsubu ile kalan 1.522,78 TL'ye 14.932,22 TL harç eklenerek sonuç olarak 16.455,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 13.773,01 TL yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu yargılama masrafından kalan 12,34 TL'nin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 13/3. maddesi uyarınca 45.000 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.683,10 TL, posta ve tebligat gideri 675,00 TL olmak üzere toplam 2.358,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026