T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/983 KARAR NO : 2026/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :... NUMARASI :... Esas, ... Karar DAVACI : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 24/02/2…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/983 KARAR NO : 2026/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :... NUMARASI :... Esas, ... Karar DAVACI : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 24/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...’in ... Mah. ... Caddesinde sulama Birliği istikametinde şehir merkezi istikametine seyir halinde iken ... önünde virajı alamayıp direksiyon hakimiyetini yitirmesi ile kaza meydana geldiğini ve araçta yolcu konumunda olan müvekkili ağır yaralandığını, müvekkilinin bu kaza nedeni ile gün geçtikçe maluliyet durumu arttığını ve günlük ihtiyaçlarını dahi yapamayacak hale geldiğini, müvekkili davacı kaza sonrasında BTM ile giderilemeyecek şekilde ağır yaralandığını ve sonrasında ... Hastanesi, ... Hastanesi, ... Hastanesinde tedavi gördüğünü ve ... Adli Tıp Ana Bilim dalı başkanlığı tarafından kendisine %56,4 malul kaldığına dair de rapor verildiğini, müvekkilinin maluliyetin de zaman içerisinde arttığını, bilirkişi incelemelerinde bu durum daha iyi anlaşılacağını, Sigorta Tahkim Komisyonunda daha önce açılan ....E... nolu dosyada yapılan kusur incelemesinde ve Kaza Tespit Raporunda ... plakalın araç sürücüsü Asli-Tam kusurlu müvekkili ise kusursuz olduğunu, müvekkili ... adına daha önce ... Sigortaya başvurulduğunu, ... ... nolu Hasar dosyası açıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonunda ..... nolu dava açıldığını ve bu dosyalar nedeni ile yapılan sulh görüşmeleri neticesinde ... tarihinde müvekkiline sakatlık tazminatı olarak 268.738,00 TL asıl alacak ve ferileri ödendiğini, alınan rapor ve kusur oranına göre poliçe limitinin tamamının ödenmesi gerektiğini, arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşılamadığını, arz olunan nedenlerle şimdilik bakiye alacak için 1.000,00 TL, maluliyet artışı nedeni ile sürekli sakatlık dönemi için 3.000,00 TL, sürekli sakatlık dönemi için 500,00 TL bakıcı gideri, geçici sakatlık dönemi için 500,00 TL bakıcı gideri, olmak üzere şimdilik 5.000,00 TL tazminatın, ilk olarak hasar dosyasının açıldığı tarihten veya Sigorta Tahkim Komisyonunda davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi, vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının uyuşmazlığa konu davayı maluliyet artışı iddiası ile açtığını, ödemeye esas alınan son rapordan sonraki tedavi evraklarını dosyaya sunmadan ödeme talep edilmesi kanuna aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, toplanan delillerle beraber kazazedenin gerekli güvenlik tedbirlerini almadan ve kontrolsüzce yola çıkarak trafiği tehlikeye düşürmesi, kazanın meydana gelmesine sebep olması nedeniyle müterafik kusur durumunun mevcudiyeti kabul edilmesi gerektiğini ve belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerektiğini, davacının yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, arz olunan nedenlerle davanın yetkili mahkemede açılmamış olması nedeniyle reddine, davanın derdestlik nedeniyle reddine, davanın bakiye tazminat bulunmaması nedeniyle reddine, davanın feragat nedeniyle reddine, dosyada kusur tespiti yapılmasına, tazminat sorumluluğunun doğması durumunda hesaplamaların hazine müsteşarlığına kayıtlı uzman bilirkişilerce, TRH 2010 mortalite tablosu esas alınarak yapılmasına, hesaplanan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşımacılığı indirimi yapılmasına, yargılama ücreti ve vekalet ücretine ve faize hüküm kurulmamasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 1-Davacının 237.749,42-TL bakiye maluliyet alacağının 1.000,00-TL'sinin dava, bakiye 236.749,42-TL'sinin ıslah tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının maluliyet artış alacak talebinin reddine, 3-Davacının sürekli bakıcı gideri talebinin reddine, 4-Davacının geçici bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; Tüm talepler ve ıslah ile arttırılan taleplerin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacılar ile müvekkili şirket arasında ilgili taleplere ilişkin sulh protokolü ve ibraname belgesi imzalandığını ve mükerrer ödeme yapılmaması adına davanın reddini talep ettiklerini, davacının sulh olunması nedeniyle feragat beyanı sunmamasının TMK. madde 2.'ye açıkça aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 268.738,00-TL asıl alacak ödemesinde bulunduğunu, davacı tarafın ise ödemenin yapılmasını müteakip konu kazaya ilişkin olarak ... Sigorta A.Ş.'nin ve sigortalısının sorumlu olduğu tüm taleplerinden feragat edeceğini kabul, beyan, taahhüt ve imza ettiğini, kişinin artan bir maluliyeti bulunmadığından kesin hüküm sebebiyle iş bu davanın reddinin gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik talepleri yönünden de ilgili dosyada feragat edildiğini, davanın bakiye maluliyet alacağının bulunmadığını ve hesap raporunun kabulünün mümkün olmadığını, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, bakiye ömür hesaplaması yapılmasının kabul edilemeyeceğini, itiraza uğramış raporların hükme esas alınmasının bozma sebebi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yaralanmalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat (bakiye kalıcı işgöremezlik, artan kalıcı maluliyet ve bakıcı gideri tazminatı) istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın bakiye maluliyet tazminatı yönünden kabulüne, davacının maluliyet artış alacak talebinin ve bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin kesin hükmün varlığına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili, davacılar tarafından aynı taleple Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılmış olduğunu, başvurunun kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleşmesi ve davacının tahkim heyeti tarafından hükmedilen tazminatı tahsil ederek sulh ve ibraname sunduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi gerektiğini, buna ilişkin her aşamada yapılan itirazların mahkemesince değerlendirilmemiş olmasının hatalı olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamı incelendiğinde, başvuran tarafça başvuru konusu uyuşmazlığa ilişkin olmak üzere, işbu başvuru ikame edilmeden önce sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı istemi ile ... tarihinde ....E.... sayılı tahkim başvurusu yapıldığı, talebin kabulüne karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetinin ...- .../İHK-... tarih ve sayılı kararında ise başvurunun "faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek infazına" karar verildiği, başvuran kanun yolu açık olarak verilen karara karşı süresi içerisinde temyiz başvurusu yapılmadan kesinleştiği, davacının ... tarihinde ibraname imzaladığı ve ibranamede taleplerinden feragat edeceğini beyan ettiği, ancak feragat beyanında bulunmadığı, İtiraz Hakem Heyeti kararının taraflara tebliğ edildiği ancak taraflarca temyiz edilmemesi sonucunda kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Buna göre, Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ya da yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denilmekte olup dava şartları mahkemeye ilişkin dava şartları, taraflara ilişkin dava şartları ve dava konusuna ilişkin dava şartları olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı davanın, daha önceden esas hakkında kesinleşmiş bir hükmün olmamasının (kesin hüküm) HMK m.114/1-(İ) maddesinde dava şartı olarak kabul edilmiş olup bilindiği üzere dava şartları yargılamanın her aşamasında hakim tarafından resen dikkate alınması gereken bir durumdur. Kesin hüküm 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 303.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “(1)Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir....” Dosya arasında bulunan Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarihinde ....E... sayılı ve İtiraz Hakem Heyetinin ...- .../İHK-... tarih ve sayılı kararı incelendiğinde, başvuranın davacı ..., sigorta kuruluşunun ... Sigorta A.Ş. olduğu, meydana gelen kazada davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın kazaya karıştığı, başvuru sahibinin beyanlarından uğradığı kalıcı ve geçici işgöremezlik tazminatı talebinin bulunduğunu beyan ettiği, alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı için (%20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle neticeten) 279.518,30 TL kalıcı maluliyet tazminatına hükmedildiği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından faiz başlangıç tarihi düzeltilmek suretiyle hükmün onaylandığı, ... tarihinde başvurucuya ödeme yapıldığı, davacı vekilinin ibranamede Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında davalı ... şirketi yönünden feragat beyanında bulunacağının belirtildiği, ancak davacı vekili tarafından feragat beyanında bulunulmadığı, itiraz hakem heyeti kararının taraflara tebliğ edildiği, temyiz edilmeyen hükmün kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Tahkim Komisyonunun verdiği kararlar, mahkeme kararları gibi ilam niteliğinde olup; ilama konu alacak yeniden bir davaya konu edilemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... E -2... K; 2021/17082 E - ... K; ... E - ... K sayılı kararları; 11. Hukuk Dairesi ... esas ve ... karar sayılı ilamı) 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesinde aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup dava şartı yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken bir husustur. Davacı vekili Tahkim Komisyonuna kalıcı ve geçici işgöremezlik tazminatı yönünden başvurmuş olup aynı hususta yeniden talepte bulunması mümkün değildir. Ancak davacı vekili eldeki davada müvekkilinin artan maluliyeti olduğu gerekçesiyle artan maluliyet için tazminat, bakiye kalıcı maluliyet tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuş olup kalıcı ve geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin kesin hüküm nedeniyle reddi gerekmektedir. Davacı vekili artan maluliyet iddiasında bulunmuş ancak mahkemece alınan ... İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda davacının artan ya da gelişen bir maluliyeti olduğuna dair bir belirleme olmadığı gibi Tahkim Komisyonunda alınan raporda davacının kalıcı maluliyeti %56,4 olarak belirlenmiş ve bu oran üzerinden tazminat hesaplaması yapılmış olup ilk derece mahkemesince alınan raporda davacının kalıcı maluliyeti %42 olarak tespit edilmiştir. Başka deyişle davacıda artan maluliyet olmadığı gibi maluliyet oranında azalma meydana gelmiştir. Dolayısıyla davacının artan maluliyeti dayalı tazminat talebinin de bu nedenle reddi gerekmektedir. Sonuç olarak: davacının kalıcı maluliyet tazminatı talebi yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin ...- .../İHK-... tarih ve sayılı kararında başvurunun "faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek infazına" karar verildiği, dolayısıyla davacının kalıcı maluliyet tazminatı talebi yönünden davaya konu uyuşmazlık konusunda esas yönünden karar verildiği, davacının artan maluliyetinin bulunmadığı hususunun mahkemenin de kabulünde olduğu, davacının bu nedenle bakiye maluliyet tazminatı talebinin HMK 114/1-i ve 115 maddeleri gereğince kesin hüküm gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam olunarak davacının bakiye maluliyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı, davacının artan maluliyete dayalı tazminat talebinin ve bakıcı giderinin reddine dair vermiş olduğu kararın istinafa taşınmadığı görülmekle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davacının bakiye kalıcı maluliyet tazminatı talebinin kesin hüküm nedeniyle REDDİNE, 4-Davacının artan maluliyete dayalı kalıcı maluliyet tazminatı talebi ve bakıcı gideri talebinin REDDİNE, 5-a-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar harcından, peşin yatırılan 44,40-TL ve 808,65-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 853,05-TL'nin harcın mahsubu ile bakiye 121,05 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine, b-)İlk derece mahkemesince ... günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiginden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf giderleri açısından; 8-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 10-Davalı tarafından yapılan 316,00-TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 11-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.24.02.2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.