T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:19/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:21/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİH:19/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiril…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:19/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:21/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİH:19/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili firma ile davalı arasında yükleme robotu imalatı hususunda ticari ilişki bulunduğunu, ... Bankası A.Ş. aracı kılınmak suretiyle davalıya imal ettirilen makinenin, 20/08/2020 tarihli irsaliye ile müvekkili şirketin fabrika alanına transfer edildiğini, müvekkili şirketin anılan makinenin imalatını temin bakımından, bir kısmı banka transferi, bir kısmı da çek teslimi suretiyle davalıya toplam 195.000,00 TL tutarlı avans ödemesi gerçekleştirdiğini, leasing işlemlerinin tamamlanması ve makinenin davalı tarafça faturalandırılması neticesinde ise net tutarın ortaya çıktığını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen avans ödemesinden leasing işlemleri sonrasında davalı yanca 166.450,00 TL müvekkiline iade edildiği halde bakiye 28.550,00 TL'nin davalının uhdesinde kaldığını, işbu bedelin iadesi hususunda davalıya gönderilen 02/11/2020 tanzim, 10/11/2020 PTT/ tebliğ tarihli ihtarnameye ise icabet edilmediğini, Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalı hakkında icra takibi başlatılmış ise de yetkisizlik itirazı üzerine dosyanın Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esası'na kaydedildiğini, davalının haksız itirazı ile icra takibinin durduğunu, muavin defter kayıtlarına göre de müvekkili firmaya 28.550,00 TL borcu bulunan davalının kötüniyetli itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin alacağının likit olduğunu, davalı tarafın ödeme yükümlülüğünün ve miktarının da bilincinde olmasına rağmen sırf alacağı sürüncemede bırakmak maksadıyla borca itiraz ettiğini beyan ederek, davalı borçlunun Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik haksız ve dayanaksız itirazının iptali ile takibin 32.440,04 TL üzerinden devamına, takip konusu toplam alacağın itiraz edilen miktarının % 20'sinden az olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının, davalı borçludan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın yapılan ödemelerin avans ödemesi olduğunu ispat etmesi gerektiğini, dava dışı ... Bankası A.Ş. ile aralarında yapılan finansal kiralama sözleşmesi çerçevesinde müvekkilince üretilen makinelerin bedelinin belirlendiğini, dava dışı bankayla yapılan sözleşme öncesinde makine bedellerinin belli olmadığını, bu sebeple müvekkiline bir kısım avans ödemesi yapıldığı kurgusu üzerine işbu dava ikame edilmiş ise de davacı yanın bahse konu iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanın müvekkiline bir kısım çek teslimi ve havale/EFT suretiyle avans ödemesi gerçekleştirdiği yönündeki iddiasının taraflarınca kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, zira davacı yanın müvekkiline avans ödemesi niteliğinde teslim ettiğini iddia ettiği 10 adet 10.000,00 TL ve 1 adet 15.000,00 TL bedelli çekin müvekkiline avans ödemesi amacıyla teslim edildiğini ve nakti ödemelerin avans niteliğinde olduğuna dair taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, bahse konu çek ve ödemelerin müvekkiline avans ödemesi amacıyla verildiğini ispat külfetinin davacı yanda olduğunu, davacı yanın müvekkiline avans olarak gönderdiği bedellere ilişkin dava dilekçesi ekinde sunulan 07/07/2020 tarihli banka dekontun müvekkiline avans ödemesi yapıldığını ispata yarar bir niteliği bulunmadığını, aynı şekilde davacı yanca müvekkiline yapıldığı iddia olunan 14/07/2020 tarihli 15.000,00 TL tutarındaki para transferinin, müvekkiline avans ödemesi maksadıyla yapıldığının davacı yanca ispatlanamadığını, davacı tarafın iddiasını ve haksız davasını yazılı delillerle ispatı gerektiğini, her ne kadar tanık deliline dayanılmışsa da; uyuşmazlığın hukuki niteliği ve müddeabihi bakımından tanık dinlenmesi mümkün olmadığı gibi tanık dinlenmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, müvekkilin davacı yana borcu olmadığından davanın esastan reddine, %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı ile dava dışı ... Bankası arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesi kapsamında, davacının davalıya yükleme robotu siparişi verdiği, bu sözleşmeye göre makine bedelinin ... Bankası A.Ş. tarafından davalıya ödeneceği fakat finansal kiralama sözleşmesi imzalanmadan önce davacının bu kapsamda davalıya yükleme robotu siparişini vererek makine bedeline yönelik 23/06/2020 tarihinde ... Bankası A.Ş. aracılığı ile "makine avans" açıklaması ile 50.000,00 TL; 07/07/2020 tarihinde ... A.Ş. aracılığı ile "...- ...- ... Makine" açıklaması ile 15.000,00 TL; 14/07/2020 tarihinde ... Bankası A.Ş. aracılığı ile "... AŞ- ... Makine" açıklaması ile 15.000,00 TL gönderdiği; 11/07/2020 tarihinde ise dosyada mevcut belge suretlerine göre altında davalının kaşesi ve inkara uğramayan imzası bulunan 4 sayfa belge üzerinde "her bir sayfada çekleri teslim aldığına dair yazılı beyan bulunduğu ve 11 adet çek teslim ettiği; davacının davalıya bu kapsamda toplam 195.000,00 TL ödeme yaptığı; davacının ayrıca makine teslimine yönelik 20/08/2020 tarihli sevk irsaliyesi sureti de sunmuş olduğu; yine dosyada mevcut dekontlara göre, davalının davacıya ... Bankası A.Ş. aracılığı ile 20/08/2020 tarihinde "...- ödeme" açıklaması ile 150.000,00 TL gönderdiği, 21/08/2020 tarihinde ise yine davalının davacıya "ödeme" açıklaması ile ... bank aracılığı ile 16.450,00 TL gönderdiği anlaşılmakla; her ne kadar davalı defterleri ticari ilişkiyi doğrulamamış ise de davacının banka aracılığı ile davalıya muhtelif zamanlarda gönderdiği ödemelerin açıklama kısmında bulunan ibarelerden taraflar arasındaki makine siparişine yönelik ticari ilişkinin anlaşılabildiği; kaldı ki dosyada mevcut sevk irsaliyesi sureti ve davalının yaptığı ödemelerin makine teslimi ile aynı gün ve hemen sonraki gün olması ve davalının davacıya gönderdiği banka havalelerinin açıklama kısımlarında yalnızca "ödeme" ibaresinin yazılı olması ve havaleyi düzenleyen yasal hükümler de birlikte dikkate alındığında; davalının bu ödemeleri makine bedelinin davacıya iadesi borcu kapsamında yaptığının hem yasal karine doğrultusunda hem de dosya kapsamında ispatlanmış olduğu; bu durumda davalı ticari defter ve kayıtlarının aksi yazılı delillerle ispat olunmuş olmakla davacının defterlerinin kendi lehine delil olarak kabul edilebileceği ve davalının sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle davacıya iadesi gereken 195.000,00 TL'den davalı tarafça iade edilmeyen bakiye 28.550,00 TL'nin davacıya iadesi gerektiği, davacının davaya konu borcun tebliğden itibaren itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi talepli 02/11/2020 tarihli yazısını davalıya iadeli taahhütlü mektupla gönderdiği, ilgili yazının davalıya 10/11/2020 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu; iadeli taahhütlü mektupla gönderilen yazının TTK'nın 18/3. maddesine uygun bir temerrüt ihtarı olduğuna mahkememizce kanaat getirilmiş olmakla, buna göre davalının 7. günün sonunda 18/11/2020 tarihinde temerrüde düşeceği anlaşılmış ise de, icra takibinde davacının işlemiş faizi 19/11/2020 tarihinden itibaren talep ettiği, bu nedenle mahkememizce taleple bağlı kalınarak yapılan hesaplamada her iki tarafın tacir olduğu anlaşılmakla alacağa avans faizinin uygulanmasının yerinde olduğu kanaatiyle; 19/11/2020-19/12/2020 tarihleri arasında 28.550,00 TL asıl alacağa 30 gün için yıllık %10 avans faizi uygulanarak 234,66 TL işlemiş faizin bulunduğu; 19/12/2020- 24/09/2021 (icra takip tarihi) tarihleri arasında 28.550,00 TL asıl alacağa 279 gün için yıllık %16,75 avans faizi uygulanarak 3.655,38 TL işlemiş faizin bulunduğu anlaşılmış; davacının alacağına faiz talebinin yerinde olduğu kanaatiyle; davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin işlemiş faizler de dahil olmak üzere aynen devamına, alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkiline yapılan ödemelerin "avans" ödemesi olduğunun ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının iddiasını ispatlayamadığını, havale dekontlarında gönderilen meblağın avans ödemesi niteliğinde olduğunu kanıtlar nitelikte herhangi bir açıklamanın bulunmadığını, taraflar tacir olduğundan, havalenin taraflar arasındaki yükleme robotu imalatından kaynaklı yapıldığının ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, uyuşmazlığın miktarının 2022 yılı senetle ispat sınırının üzerinde olduğunu, davacının iddiasını HMK'nın 200. maddesi gereğince ancak senetle ispat edebileceğini ancak bu hususta sunulmuş herhangi bir delilin de bulunmadığını, çekin ödeme aracı olarak kullanılabilen bir kambiyo senedi olduğunu, niteliği gereği kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, müvekkilinin 18/11/2020 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından ihtarnamenin adi yazılı şekilde tanzim edildiğini, ihtarnamenin kanunun aradığı şartları taşımadığını, bu sebeple müvekkili yönünden geçersiz olduğunu, müvekkilinin icra takibine itirazının kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının banka aracılığı ile davalıya muhtelif zamanlarda gönderdiği ödemelerin açıklama kısmında bulunan ibarelerden bu ödemelerin makine siparişi avansı olarak gönderildiğine yönelik yerel mahkemenin değerlendirmesinin isabetli olmasına, davalının makine imalatını yapıp davacıya teslim etmediğinin, davacıya iadesi gereken 195.000,00 TL'den davalı tarafça iade edilmeyen bakiye 28.550,00 TL'nin davacıya iadesi gerektiğinin dosya kapsamıyla sabit olmasına, çekilen ihtarnameyle davacı davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünden davalının işlemiş faize itirazlarının yerinde olmamasına, alacak likit ve davalı takibe itirazında haksız olduğundan mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatı takdirinde isabetsizlik bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.215,98 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 554,70 (80,70 + 474,00) TL harcın mahsubu ile bakiye 1.661,28 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...