İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı sigortalısı Rönesans Endüstri Tesisleri İnş. San. Ve Tic. A.Ş.'ye ait metanol reaktör ekipmanlarının Japonya'nın Moji Limanın dan Türkmenist…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/390 KARAR NO : 2025/1563 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI : 2018/267 Esas - 2021/471 Karar DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı sigortalısı Rönesans Endüstri Tesisleri İnş. San. Ve Tic. A.Ş.'ye ait metanol reaktör ekipmanlarının Japonya'nın Moji Limanın dan Türkmenistan/Aşkabat'a nakliyesi işi için taşıyan sıfatı ile davalılardan ... Lojstik Hiz. Ltd. Şti. Firması ile anlaşıldığını, ... isimli gemi ile Köstence Limanına oradan da Türkmanbaşı Limanına deniz taşıması yolu ile emtiların nakledildiğini, akabinden kamyon ile Aşkabat'a ulaştırılması ile de kara taşıması gerçekleştirildiğini, diğer davalılar ... ... ... ... A.Ş. Ve ... ... CO Ltd. Şti.'ne izafeten ... Shippig ... ... A.Ş. Nin ise donatan sıfatına sahip olduklarını, taşımada meydana gelen hasarların tespiti için ekspertiz raporu bulunduğunu, rapor doğrultusunda müvekkili şirketin sigortalısına 13.051,96USD sigorta tazminatı ödendiğini, ödenen bedellerin tahsili için İstanbul 29 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, İstanbul 29 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Loj. Hiz. Vekili cevap dilekçesinde özetle; ekspertiz raporunun emtianın teslim tarihinden 7 ay sonra düzenlendiğini, bu nedenle kabul edilemeyeceğini, usulüne uygun olarak süresinde hasar bildiriminde bulunulmadığını, malın teslim tarihinden 8 ay sonra hasar bildiriminde bulunulduğunu, sınırlı sorumluluk hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, hasarlandığı iddia edilen emtianın brüt ağırlığının anlaşılmadığını, TK 1186 gereği ünite başına 2 SDR sorumluluk dikkate alınarak 667,67SDR yi aşan taleplerin reddi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini, %20 den icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davanın dayanağı olan icra takibinde açık ve net bir şekilde yanlış taraflara husumet yöneltildiğini, dava konusu taşımada müvekkili ... ... ... ... A.Ş.'nin ... ... Co Ltd.'nin acentesi olmadığını ve hizmet vermediğini, bu nedenle müvekkiline "izafeten" dava yöneltilemeyeceğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, davaya konu hasarın usulüne uygun olarak taraflarına bildirilmediğini beyanla öncelikle davanın hak düşürücü süre itirazlarının kabulü ile reddine, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddine ve milletlerarası yetki itirazlarının kabulü ile davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosyaya sunulan ve dava konusu taşımaya ilişkin olarak 3. davalı ... ... tarafından düzenlenmiş olan ...-01 numaralı konişmentodan, dava konusu yükün Moji’den Constanza’ya deniz yoluyla taşınması işinin 3 numaralı davalı ... ... Co Ltd tarafından gerçekleştirildiği; dolayısıyla 3 numaralı davalının taşımanın deniz yoluyla gerçekleştirilen anılan bölümü bakımından fiili taşıyan sıfatını haiz olduğu anlaşılmakla birlikte, dava ve icra takibi ... ... Co Ltd ye izafeten ... ... ... ... AŞ ye yöneltilmiş ödeme emri ise ... ... ... ... AŞ'ye tebliğ edilmiştir. TTK 105/2 maddesi uyarınca acenteye ancak, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı bu sıfatla dava açılabileceği düzenlenmiş olmakla, dosya kapsamında davalılardan ... ... ... ... AŞ'nin uyuşmazlığa konu taşıma sözleşmesine aracılık ettiği hususu ispatlanamadığından ve bu hali ile de davalı ... ... Co Ltd bakımından usule uygun bir ödeme emri tebliği bulunmadığından, bu davalı bakımından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Aynı gerekçeler ile davalılardan ... ... ... ... AŞ'nin uyuşmazlığa konu taşıma bakımından taşıyan rolü dosya kapsamında ispat olamadığından bu davalı bakımından ise davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. TTK 1185/1 maddesi uyarınca zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. TTK 1185/2maddesinde eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Dava dışı sigortalı Rönesans tarafından düzenlenen Eksik-Fazla-Hasarlı Malzeme Tutanağı’nda yükün varış tarihi 26/09/2016 olarak gösterilmiştir. Anılan tutanak 17/10/2016 tarihli olup taşıyıcının yahut bir temsilcisinin imzasını havi değildir. Dosya kapsamında hasarın TTK 1185/1maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK 1185/2 maddesine uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair başkaca bir belge ya da bilgi bulunmamaktadır. TTK 1185/4maddesi uyarınca “eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir” düzenlemesi karşısında; bilirkişi raporunu düzenleyen teknik bilirkişi tarafından “dava konusu hasarın ne zaman ve ne şekilde oluştuğunu tam olarak tespit etmenin mümkün olamadığı” kanaatine ulaşılmıştır. Uyuşmazlıkta TTK 1185/4 maddesi uyarınca ispat yükü yer değiştirmiş olup, zararın taşıyıcının sorumlu olduğu bir sebeple meydana geldiğini ispat yükü taşıyıcıdan talepte bulunan davacıya aittir. Dava konusu taşıma bakımından davalılardan ..., karayolu ayağı da dâhil olmak üzere nihai varış yerine kadar taşımayı üstlendiğinden, zarar deniz yoluyla taşıma sırasında değil de karayolu taşıması sırasında meydana gelmiş olsa dahi, karayolu taşımasını gerçekleştirenler davalı ...'un yardımcı şahsı olup ... bunların kusurlarından da sorumludur ancak davalı ...'un sorumlu tutulup tutulamayacağının tespiti bakımından zararın sebebinin belirlenmesi önem arz etmektedir. Dosya İçeriğinde zararın ne şekilde meydana geldiğinin ve taşıyıcının yahut adamlarının bunda kusurlarının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından esas alınabilecek tek belge hasar ekspertiz raporudur. Burada hasarın elleçleme sırasında ortaya çıkmasının en muhtemel neden olarak göründüğü belirtilmiş olmakla birlikte hasara neden bu elleçlemenin ne zaman yapıldığının dolayısı ile hasarın ne zaman oluştuğunun dosya muhteviyatı belgelere göre tespit edilemediği bilirkişilerce açıklanmıştır. Dosyada alınan bilirkişi raporunu düzenleyen uzman bilirkişi ise, teknik incelemesi neticesinde, emtianın, Japonya’nın Moji Limanından Köstence Limanına deniz yoluyla sevki için, Hamburgda tanzim edilen JXSANTSGP02 numaralı konişmento kapsamında toplam 9 kap/640.480,00 Kg olarak, MNDA HONG XIA adlı gemiye yüklendiği, sonrasında, emtianın ikinci aşama olarak Köstence Limanından Türkmenbaşı’na deniz yolu ile başka bir gemide taşındığı, Köstence Limanından Türkmenbaşı’na yapılan denizyolu sevkiyatına ilişkin herhangi bir bilgi/dökümanın dosyaya sunulmadığı, emtianın bu aşamada da hasarlanmış olma ihtimalinin bulunduğu ancak taşımanın bu aşamasına ait herhangi bir hasar raporunun dosyaya sunulmadığı belirtmiş; Türkmenbaşı Limanına ulaşan Metanol Reaktör parçaları gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından 1H 10439 - 1 HT 2811 plakalı kamyona yüklenerek nihai varış yeri olan proje sahasına sevk edildiğin, eksper raporunda “Emtianın proje sahasında kabulü esnasında, reaktörün, üzerine yüklendiği sehpalara denk gelen vana bağlantı nozulunun eğilerek hasarlanmış olduğunun fark edildiği belirtilmiş ve sigortalı firma yetkilileri tarafından hasar tutanağı tanzim edildiği öğrenilmiştir” denilse de dava dosyasında emtianın proje sahasına kabulü esnasında düzenlendiğini ispatlayacak tarihli bir hasar tutanağı dosyada mevcut olmadığını söylemiştir. Ekspertiz raporunda söz konusu hasarların Metanol Reaktörünün Türkmenbaşı Limanından Akhal Velayat’da bulunan proje sahasına karayolu taşıması sırasında meydana gelmiş olabileceği kanaatine varılmış bulunulsa da hasar emtianın kamyondan proje sahasına indirilmesi sırasında da meydana gelmiş olabileceği bilirkişi tarafından açıklanmakla dava konusu hasarın ne zaman ve ne şekilde oluştuğunu tam olarak tespit etmek mümkün olamadığı görüş olarak bildirilmiştir. Gerek ekspertiz raporunda hasar nedeninin tahmini olarak belirlenmesi nedeniyle, gerekse de bilirkişilerce hasarın nedeninini tam olarak ortaya konulamadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, hasarın davalı ...'un kusuru nedeniyle ve sorumluluğu altında meydana geldiği dosyaya sunulan belgeler çerçevesinde ispat yükünü üzerinde taşıyan davacı tarafça ispat edilememiş olup; meydana gelen zararın davalı taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten meydana geldiği dolayısıyla davalı taşıyıcının dava konusu yük hasarından sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarındaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin sigorta ilişkisi dışında temlik (TBK m. 183 vd.) hükümleri uyarınca üçüncü kişilere karşı kazanmış olduğu dava ve icra haklarına bağlı olarak talep hakkı bulunduğunu, ilk derece mahkemesince bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, zira ibranamede dava dışı sigortalı; haklarını müvekkile temlik ettiğini açıkça beyan ettiğini, bu sebeple davacının akdi halef sıfatını kazandığını, bilirkişilerin bu yöndeki tespitlerine katılmadıklarını, yapılan ödeme sigorta kapsamında olup davacı sigortacının ödemiş olduğu tazminat miktarınca akdi ve kanuni halef sıfatıyla dava dışı sigortalıya ödenen tazminat miktarının tümünü zarar sorumlularına rücu imkanı bulunduğunu, dava konusu taşımanın karma taşıma olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı gibi, bilirkişilerce de taşımanın karma olduğuna yönelik tespit yapıldığını, dolayısıyla işbu taşımadan doğacak uyuşmazlıklara karma taşımalara ilişkin TTK madde 902 gereğince TTK'nın birinci ve ikinci kısım hükümleri uygulanacağını, TTK 1185 uygulama alanı bulmayacağını, dolayısıyla somut uyuşmazlıkla ilgili ilk derece mahkemesinin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, zararın hangi taşıma kısmında meydana geldiği belli değilse, taşıyıcının sorumluluğunun hangi kurallara göre tayin edileceği önemli bir sorun olduğunu, hasar ihbarı bir hak düşürücü süre olmadığını, hasarın davalılara ihbarına ilişkin olarak, davalıların bu yönde bir itirazı bulunmadığını, bilirkişilerin bu yönde bir değerlendirme yapmasının hatalı olduğunu, delilleri arasında yer alan ihbarname ve hasarlı malzeme tutanağı ile ihbar şartı yerine getirildiğini, bu yöndeki itiraz ve beyanlarının ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, davalının (delil no 7) ihbarı teslim aldığı kaşe ve imzasıyla sabit olduğunu, ihbarın süresinde olmadığına dair bir muhalefet şerhi olmadığını, davalıların böyle bir itirazı olmamasına rağmen bilirkişiler itiraz edilmeyen bir belgeye dair hukuki değerlendirme yapamayacağını, işbu itirazın hiçbir suretle dikkate alınmadığını, davalının taşıyıcı sıfatıyla sorumluluğuna ilişkin somut deliller dava dosyasında mevcut olduğunu, uzman eksperler tarafından düzenlenen raporda rücu muhatabı davalı ... olarak gösterildiğini, bilirkişilerin sunulan hasar tespit tutanağını yetersiz bulması üzerine, tarafımızdan delil listemizin 7. sırasında bulunan hasar ihbarını destekler nitelikte belgeler sunulduğunu, diğer yandan, davalı ...'un (delil no 7) ihbarı teslim aldığı kaşe ve imzasıyla sabittir. ihbarın süresinde olmadığına dair bir muhalefet şerhi olmadığını, davalıların böyle bir itirazı olmamasına rağmen bilirkişiler itiraz edilmeyen bir belgeye dair hukuki değerlendirme yapamayacağını, davalının bizzat teslim alarak kabul ettiği, ihbarın süresinde olmadığını belirtmediği bir belgenin delil niteliğini tartışmaya açmalarına itiraz ettiğini, henüz yükün alıcısına tesliminden önce, diğer bir deyişle davalının taahhüdü altındaki taşıma süreci sona ermeden meydana gelmiş bir hasar mevcut olup bilirkişilerin, hasarın meydana geldiği anın, davalı taahhüdündeki taşıma aralığında kaldığı hususunu göz ardı ettiklerini davalılar bu davada müteselsilen sorumlu olduklarını, 2 nolu davalı ...'nın acentesi olduğunu ikrar ettiğini, ilk derece mahkemesi davalının acente sıfatını haiz olması (davalıların ikrarı ile sabit olduğu üzere) halinde dahi, asaleten davalı sıfatıyla husumet yöneltilen acenteye, asıl davalıya izafeten acente aleyhine açıldığı kabul edilmek suretiyle davaya devam edilebileceğini, yabancı tacirler adına acentelik yapanların aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğan davaların acentelere karşı açılması mümkün olduğu ifade edildiğini, acente aleyhine açılmış olan davanın reddinin hatalı olacağı davanın sözü edilen yabancı şirkete izafeten davalıya açılmış sayılacağı açıkça anlaşılmakta olup navlun faturası (delil no 3) davalının taşıyıcı olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, buna ilişkin bir çok yargıtay içtihadı da bulunduğunu, davalı işbu navlun faturasını düzenlemiş olmakla taşıma sürecinin tamamını aynı zamanda karma taşımayı organize etmeyi taahhüt ettiğinden, meydana gelen her türlü zarardan sorumluluğu bulunduğunu,bu noktada davalı ...'un navlun faturası miktarı dahi spesifik bir anlaşma olduğu ve karma taşımadan sorumluluğunun ispatı olup taşıyıcının sorumluluğuna gidilebileceği hususu hem uluslararası taşımalarda uygulanacak olan ttk ilgili maddeleri ile taraflarınca kanıtlandığını, davalı ... taşıyıcı olduğunu inkar etmediğini, davalı, forwarder (taşıma işleri organizatörü) sıfatını haiz olduğunu, forwarder, taşıma işlerinde müşterilerine aracılık ile lojistik hizmet vererek, taşıma sürecinin tamamını organize etmekte, bilirkişiler taşımanın karma taşıma niteliğinde olduğunu tespit etmiş ancak forwarder olan 1 no'lu davalının sorumluluğunu hatalı değerlendirmiş TTK 1185'e dayalı olarak görüş bildirdiğini, Bilirkişinin TTK 1185'e ilişkin tespitine katılmadıklarını, konşimentoda yazılı taşıyıcıya, davacı sigortalısı tarafından hasarın varlığına ilişkin bilgilendirme içeren (delil no 7) ihbar mektubu da mevcut olduğunu, ihbar mektubunun davalı ... tarafından teslim alındığını, hukuk mahkemeleri sorumluluk yapısı gereği, ekspertiz raporu ve diğer tüm yazılı deliller de göz önünde bulundurulduğunda, bilirkişilerin tespitlerinin aksine davalıların sorumlu olduğu tarafınca ispatlandığını, bu bilirkişi raporunda alacak bakımından davalıların itirazda haksız olduğu ve davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş, bu sebeple davacının tazminatı talep hakkına haiz olduğunu, davacının davalılardan faiz talep hakkı da bulunduğunu, davacının dava dışı sigortalısına ödeme yaptığı tarihir 11.04.2017 olduğunu, faizin bu tarihten itibaren hesaplanması ve en yüksek kamu banka usd faizi işletilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, değişik tür araçlar(multimodal) ile taşıma sözleşmesine konu emtianın hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uyuşmazlığa uygulanacak hükümler, hasar ihbarının yapılıp yapılmadığı ve davalı tarafın sorumlu olup olmadığı, noktasındadır.Davalı ... tarafından dava dışı sigortalı Rönesans hakkında düzenlenen 28/10/2016 tarih ve TR10IST10001878 nolu navlun faturasında teslim alma yeri "Moji/Japonya", teslim etme yeri Akhal, Velayet/Türkmenistan olarak gösterilmiştir.Dava konusu taşımaya ilişkin JXSANTSGP02 nolu konişmento, 21/06/2016 tarihinde, göndereni ... Tosoe A/S , alıcısı The State Concern "...", taşıyıcı ... ... Co, Ltd, şeklinde Hamburg'da düzenlenmiştir. Davalı tarafından deniz taşımasının bilgileri de ihtiva eder şekilde navlun faturası düzenlenmiştir.Hasar ihbarında bulunulması üzerine, davacı sigorta şirketi tarafından ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar bedeli sigortalıya ödenmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, sigortalının uğramış olduğu zarar sebebiyle sigortalıya ödenen tazminatın rücusu sebebine dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faizinin tahsili istemiyle 15/08/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Değişik araçlarla taşımaya ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 902. maddesi "Bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümleri, aşağıdaki şartların tamamının bir arada varlığı hâlinde, değişik tür araçlar ile taşıma sözleşmelerine de uygulanır: Eşyanın taşınması bütünlük gösteren bir taşıma sözleşmesine dayanıyorsa, bu sözleşme bağlamında taşıma değişik türde araçlarla yapılacaksa, taraflar, her bir türdeki araç için ayrı sözleşme yapmış olsalardı, söz konusu sözleşmelerin en az ikisi farklı hükümlere bağlı tutulacak idiyse, aşağıdaki hükümlerle, uygulanması gerekli milletlerarası sözleşmelerde aksi yolda bir düzenleme yoksa." hükmünü haiz olup, (d) bendinde belirtildiği ve madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken milletlerarası sözleşme yoksa TTK’nın 850 ve devamı maddeleri uygulanır.Kural böyle olmakla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu CMR Konvansiyonu’nun 2. maddesinde aksine hüküm bulunmaktadır. Anılan maddede "Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerde bu Sözleşme taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukavele konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir. Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu Sözleşmeye göre tayin edilir. Eğer, karayolu taşımacısı diğer taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise, sorumluluğu bu maddenin 1 inci paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür.’’ düzenlemesi yer almaktadır(Yargıtay 11. HD.'nin 28/04/2022 Tarihi ve 2020/1615 E. - 2022/3580 K. Sayılı kararı). Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa ait olup eldeki davada hasarın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin bir ispat bulunmamaktadır. Bu halde CMR'nin 2. Maddesi uyarınca, yük, denizyolu ve karayolu taşıması şeklinde taşındığından davalı ... yönünden CMR Sözleşmesinin uygulanması gerekir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık deniz taşımasına ilişkin olmayıp, kara taşımasına ilişkin hükümlerden kaynaklanmaktadır.Davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan eksper incelemesi sonucunda hazırlanan eksper raporunda, emtianın Köstence Limanından Türkmenbaşı'na kadar olan denizyolu sevkiyatına ilişkin herhangi bir bilgi/dökümanın kendine iletilmediği, yükün... plakalı kamyona yüklenerek nihai varış yerine sevk edildiği, hasarın nedeninin büyük olasılıkla emtianın gemiden boşaltılması ve/veya kamyona yüklenmesi sırasındaki hatalı elleçlemeler sebebiyle meydana geldiği kanaatine varıldığı, bununla birlikte konişmento üzerine herhangi bir rezerv notu bulunmadığı ve limanda herhangi bir hasar tutanağı düzenlenmediği , buna istinaden söz konusu hasarların metanöl reaktörünün Türkmenbaşı Limanından Akval Velayat'da bulunan proje sahasına kara yolu taşıması sırasında meydana gelmiş olabileceği ifade edilmiştir. CMR'nin 30/1. Maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturacağı ifade edilmiştir. Anılan maddesinin 2. Fıkrasında da, Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtların ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için ve alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi halinde kabul olunabileceği düzenlenmiştir. Süresinde ihbarda bulunulmaması halinde ispat yükü yer değiştirecektir. Dava dışı sigortalı Rönesans tarafından düzenlenen hasar tutanağında varış tarihinin 26/09/2016 tarihinde olduğunun belirtilmesi karşısında taşıyıcının veya temsilcisinin imzasının taşımayan 17/10/2016 tarihli tutanak hasar ihbarı niteliğinde değildir. Hasar ihbarının dava dışı Heavindpro Ltd. tarafından davalı ...'a yapıldığına ilişkin, bu davalının imzasını havi belge(7 nolu delil) sunulmuş ise de, bu belgenin hangi tarihte düzenlendiği ve davalı ...'a ulaştığı belirsiz olup, bu ihbarın süresinde olduğunu davacı tarafın ispatlaması gerekir. Davalı ...'un kendisine hasar ihbarının yapılmadığını savunmuş olması de nazara alındığında dosyada bu ihbarın süresinde olduğuna ilişkin bir ispat da bulunmadığından bu belgenin geçerli bir ihbar olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda, davacı tarafın hasarın taşıma sırasında olduğunu ispatlaması gerekir. Davacı taraf hasarın ispatı bakımından eksper raporuna dayanmış ise de, söz konusu eksper raporu tahmine dayalı olup hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini ispata elverişli değildir. Dava konusu deniz taşımasına ilişkin olarak davalı ... ... ... ... A.Ş.'nin taşıyıcı sıfatı bulunmadığı gibi deniz taşımasına ilişkin sözleşmenin bu davalının acenteliği ile kurulduğu da ispatlanamadığından bu davalıya asaleten ve izafeten dava açılması mümkün değildir. İlk derece mahkemesinin de belirttiği doğrudan ödeme emrinin tebliğ edilmemesi nedeniyle, eldeki uyuşmazlık yönünden sözleşmenin kurulmasında acentelik yaptığı ispatlanamayan davalı ... ... ... ... A.Ş.'nin davalı ... ... Co. Ltd.'yi temsil etmesine olanak bulunmaması karşısında bu davalı yönünden dava şartı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince hükümde yazılı olduğu gibi davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025