7. Hukuk Dairesi 2024/3176 E. , 2025/1636 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/587 E., 2024/935 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/90 E., 2022/314 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verild…
**7. Hukuk Dairesi 2024/3176 E. , 2025/1636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/587 E., 2024/935 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/90 E., 2022/314 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; miras bırakan...nın 01.12.2020 tarihinde hap ve kimyasal temizlik maddesi içmek suretiyle intihar ettiğini ve 07.12.2020 tarihinde saat 16.00'da vefat ettiğini, intihar etmesinin arkasındaki yegane sebebin mutsuz evliliği ve eşi ... ...nin kendisini planlayarak adım adım intihara süreklemesi olduğunu, davalının murisi bilinçli olarak buhrana sürekleyerek toplumdan tecrit ederek önce kendisine bağımlı hâle getirdiği ardından murisin bu buhranını kullanarak evi terk edeceği, kendisini yalnız bırakacağı tehditleriyle eşinin ölümüne kasıtlı olarak zemin hazırladığını, davalı ...'nin eşine karşı eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 83/1 hükmü kapsamında bulunduğunu, davalının eşini planlı bir şekilde ihmali davranışla kasten öldürdüğünü, buna ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/49972 soruşturma numaralı dosyası üzerinden soruşturma yürütüldüğünü ileri sürerek öncelikle davalı mirasçı ......nin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 578/1 ve 578/3 hükümleri gereği yasal mirasçılıktan yoksun bırakıldığının tespitine, Mahkemece aksi kanaat oluşması durumunda 4721 sayılı Kanun'un 578. maddesinde dört bent hâlinde düzenlenen yoksunluk sebeplerinin sınırlı olarak sayılmadığı gözetilerek 4721 sayılı Kanun'un 510/2 hükmünün de somut olaya tatbik edilmek suretiyle mirastan yoksunluk sebebi olarak sayılmasına ve davalı mirasçı ... ...nin yasal mirasçılıktan yoksun bırakıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hayatı boyunca hiçbir kimseye şiddet uygulamadığını eşine de uygulamadığını, tamamen davacıların uydurması olduğunu, davalının murisi kendisine bağımlı hâle getirmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, murisin intihar etmesindeki asıl sebebin murisin ailesi olduğunu, eşiyle iyi anlaştıkları ve onu intihar etmeye zorlayacak hiçbir sebebin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillere göre davalının mirasbırakanı öldürmeye teşebbüste bulunduğu veya kasten öldürdüğü iddiasının olmadığı, intihara teşvik iddiası ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/178603 sayılı evrakında takipsizlik kararı verildiği, 4721 sayılı Kanun'un 478. madde de açıklanan diğer mirastan yakınlık sebeplerinin de gerçekleşmediği, 4721 sayılı Kanun'un 510. maddesine göre mirasbırakan tarafından mirasçılıktan çıkarmaya dair herhangi bir tasarruf ve işlem tesis edilmediği, davalının mirasbırakana ölüme bağlı tasarruf yapmasına engel olduğuna dair herhangi bir iddia ve isnat olmadığı, böyle bir tasarrufta bulunamayacak hâle getirdiği konusunda tanıkların herhangi bir beyanda bulunmadıkları bu iddianın ispatlanmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillere göre davalının mirasbırakanı öldürmeye teşebbüste bulunduğu veya kasten öldürdüğü iddiasının olmadığı, intihara teşvik iddiası ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/178603 sayılı evrakında takipsizlik kararı verildiği, 4721 sayılı Kanun'un 478. madde de açıklanan diğer mirastan yakınlık sebeplerinin de gerçekleşmediği, 4721 sayılı Kanun'Un 510. maddesine göre mirasbırakan tarafından mirasçılıktan çıkarmaya dair herhangi bir tasarruf ve işlem tesis edilmediği, davalının mirasbırakana ölüme bağlı tasarruf yapmasına engel olduğuna dair herhangi bir iddia ve isnat olmadığı, böyle bir tasarrufta bulunamayacak hâle getirdiği konusunda tanıkların herhangi bir beyanda bulunmadıkları bu iddianın ispatlanmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; tanık beyanları ile davalının murisi intihara sürüklediğinin sabit olduğunu, davalının Facebook hesabında daha muris ölmeden öldü diye paylaşım yaptığını, murisin bankadaki parasını alabilmek için terekeye temsilci atanması davası açtığını, 4721 sayılı Kanun'un 510. maddesinin kıyasen uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirastan yoksunluğun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.