7. Hukuk Dairesi 2014/13791 E. , 2014/17867 K. Mahkemesi : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi Tarihi : 22/05/2014 Numarası : 2013/665-2014/244 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özelli…
**7. Hukuk Dairesi 2014/13791 E. , 2014/17867 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi Tarihi : 22/05/2014 Numarası : 2013/665-2014/244 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine, 2-Bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılamayacağı ihtilaflıdır. Davacı vekili, müvekkilinin Belçika vatandaşı olduğunu, Türk vatandaşı ile evli olup Türkiye' de ikamet ettiğini, davalı şirketler ile yapılan 02/04/2010 tarihli iş sözleşmesi ile davalı işverenliklerin Suriye'de bulunan şantiyesinde 3000 USD aylık ile çalışmaya başladığını, ancak 7.ayın sonunda müvekkilinin şantiye sahasına gönderilmediğini, 04/11/2010 tarihinde aldığı bir maillede iş akdinin ihbar öneline uyulmaksızın haksız olarak davalılar tarafından feshedildiğini öğrendiğini, müvekkilinin haftanın 7 günü günde 10 saat çalışmasına rağmen alacaklarının ödenmediğini iddia ederek ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekilleri davacının yabancı uyruklu olup Türk Hukukun yetkili olmadığını, ayrıca davacı ile yapılan sözleşmenin iş sözleşmesi olmayıp danaşmanlık sözleşmesi olduğunu, iş mahkemesinin görevli olmadığını, davacının çalışma düzenini ve saatlerini kendisinin ayarladığını savunmuş ve davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesine değil, danışmanlık sözleşmesine dayanması nedeni ile görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.04.2013 günlü ilamı ile özetle, “...Somut olayda, davacı ile davalı şirketler arasında danışmanlık sözleşmesi imzalanmıştır. Her ne kadar sözleşmeye göre buradaki iş ilişkisinin danışmanlık olduğu davalılar tarafından iddia edilmekte ise de, sözleşmede davacının elektrik kontrolörü olarak çalışacağının kararlaştırıldığı, bu şekilde bağımlı ve sürekli olarak günde 10 saat çalışmasına ilişkin mesai çizelgeleri bulunduğu, sözleşmeye göre aylık 3000 USD ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum taraflar arasındaki ilişkinin ağırlıklı olarak iş akdine dayandığını göstermektedir. Dosyada dinlenen tanıklar da mühendis olarak çalışmalarına rağmen kendileriyle de danışmanlık sözleşmesi imzalandığını belirtmişlerdir. Danışmanlık sözleşmesi dosya kapsamına göre davacının çalışma izni almaması açısından örtü olarak uygulanmıştır. Açıklanan durum karşısında mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi de isabetsiz olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkeme bozma kararına uymuş, hesap raporu aldıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Davacı vekili davaya konu ettiği hafta tatili, milli bayram-genel tatil ve fazla mesai ücretlerinin miktarını bozma kararından (15.04.2013) sonra verdiği 09.12.2013 harç tarihli ıslah dilekçesi ile arttırmıştır. Mahkemece ıslaha itibar edilmiştir. Mülga 1086 sayılı HUMK'nun 84.maddesindeki hüküm 6100 sayılı HMK'nun 177.maddesinde aynen korunmuş ve ıslahın ancak tahkikat tamamlanıncaya kadar yapılabileceği hükme bağlanmıştır. YİBBGK'nun 04/02/1948 tarih ve 1944/10 Esas ve 1948/3 Karar sayılı kararında da bozma sonrası ıslahın mümkün olmadığı kesin bir şekilde belirtilmiştir. Bu itibarla bozmadan sonra yapılan ıslaha itibarla arttırılan bu miktarlar üzerinden fazla mesai, hafta tatili ve milli bayram-genel tatil çalışma ücretlerinin hüküm altına alınması hatalıdır. O halde davalılar vekillerinin bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde olduğundan karar bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan karanın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 23/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.