11. Hukuk Dairesi 2008/10158 E. , 2010/3110 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2007/237-2008/125 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olm…
**11. Hukuk Dairesi 2008/10158 E. , 2010/3110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2007/237-2008/125 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin perakende satış ve şarküteri hizmetlerinde bir asırdır faaliyet gösterdiğini, birden ziyade ‘NAMLI’ ibaresini taşıyan markasının bulunduğunu, bu markanın yaratıcısı olduğunu, ticaret unvanında da öteden beri kullandığını, davalı kişinin bu ibareyi adına tescil ettirmek amacıyla diğer davalıya başvurduğunu, 35/8 nci hizmet sınıfı bakımından başvurunun devamına karar verildiğini, müvekkilinin öncelik hakkı, tanınmışlık ve karışıklığa neden olacağı gerekçeleriyle yaptığı itirazın kabul görmediğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, tescil işlemi tamamlandıysa hükümsüzlüğü ile markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, tesis edilen işlemin yerinde olduğunu savunmuştur. Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ‘NAMLI’ ibaresinin davacı ve öncesinde ortaklarının üst soyu tarafından uzun süreden beri tescilsiz şekilde işletme adı olarak kullanıldığı, gerek tescilli unvan gerekse tescilsiz marka olarak öncelik hakkı olduğu, davalı kişinin bu ibareyi aynı hizmet türünde kullanmasının karışıklığa neden olacağı, daha önce 1987 yılında marka tescil ettirmesinin sonuca etkili olmayacağı, davacının varsa sessiz kalmasının o markayı ilgilendireceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı TPE YDİK’in 2007/M-5733 sayılı kararının 35/8 nci sınıftaki hizmetler yönünden iptaline, tescil edilen markanın bu sınıftaki hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.